» 
» 
2007’deki teknolojik desteklerin anahtarı; PROJE

2007’deki teknolojik desteklerin anahtarı; PROJE

Fettah GÜVENTÜRK

Genç nüfusu ve büyük potansiyeli ile Türkiye Cumhuriyeti geniş bir girişimci kitleyi bünyesinde barındırmaktadır. Yeni iş kurma, varolan işini genişletme ya da AR-GE ve teknolojik gelişmeler ile ürün kalitesini artırmak ve global pazarda söz sahibi olmak isteyen yatırımcı ve işverenlerin sayısı azımsanamayacak ölçüdedir.

Varolan bu potansiyelin çizdiği cesaretlendirici tablonun yanında, Türkiye ekonomisi gerçeği, harekete geçmek için gerekli olan finansal kaynaklar ve planlı / bilimsel bir hareketin olmaması yüzünden yaşanan sıkıntılar ise madalyonun diğer yanını oluşturmakta. Birçok yaratıcı fikir ya sadece hayal olarak belirip yok olmakta ya da atılmaya çalışılan birkaç adımdan sonra silinip gitmektedir.

Bu bağlamda devreye giren “proje” kavramı varolan fikirleri salt fikir olmaktan çıkarıp realist bir yol haritasına sokmada ve başta AB olmak üzere çeşitli finansal kaynakların önünün açılmasında kilit rol oynuyor. “Orta ve uzun vadede başarıyı hedefleyen stratejik planlar” ya da “optimal kaynakların nasıl ve ne şekilde kullanıldığını gösteren planlama” olarak tanımlanabilen proje olgusu Türkiye’de yeni yeni keşfedilerek Avrupa Birliği Çerçeve programlarından elde edilen hibe ve destekler kullanılmaya başlanmaktadır.

Avrupa Birliği tarafından, son dokuz yılda başta eğitim, sağlık, teknoloji ve yerel kalkınmaya yönelik projeler olmak üzere 6,5 milyar avroluk fon ayrıldı. Ancak Türkiye 2006 yılında yardım fonlarının kullanılması için yeterli proje sunamadı, bu kaynağın sadece yüzde 10-15’lik bölümü kullanılabildi. Avrupa Birliği fonları için 2006 yılında sadece 50 milyon avro civarında proje sunuldu. Aynı durumun 7.Çerçeve kapsamındaki fonlarda da yaşanmamas çin ülkece proje mantık ve kullanımını stratejik boyutlu düşünebilmemiz gerek. Yoksa Türkiye’nin AB fonlarından yararlanma kapasitesinin düşük oluşu nedeniyle milyonlarca avro tutarındaki kaynak heba olacak.

DPT Proje havuzu oluşturacak
Bu aşamada Devlet Planlama Teşkilatı, kullanım oranının arttırılması için harekete geçti. Fondan yararlanabilmek için belgesel, sektörel öncelikler belirlenerek, proje havuzu oluşturulacak ve DPT, Türkiye’nin ihtiyacı olan nitelikli projeleri tek bir havuzda toplayarak, gerekli projelerin oluşturulmasını sağlayacak ve fonları kullanacak insan kaynağının eğitimi gerçekleştirilecek. AB fonlarından yararlanılacak projelerin oluşturulmasını sağlayacak danışman firmalar içinde ihalelere çıkılacak. Bu düzenlemeler yeni yıldan itibaren uygulanmaya başlayacak.

Türkiye, AB fonlarının çok az bir bölümünü kullanırken, İçişleri Bakanlığı verilerine göre belediyelerin sivil toplum örgütlerine göre daha fazla fon kullandığı gözlemlenmekte. Türkiye genelinde 50 belediye tarafından AB fonlarında yaklaşık 20 milyon avro kaynak kullanldı. STK’ların kullandığı fonların ise bu tutara ulaşamadığı saptandı. AB, Türkiye’ye 1999 yılından bu yana toplam 3 milyar 615 milyon avro tutarında fon ayırdı. Bunun 1 milyar 285 milyon avrosu ise hibe edildi.

Genel olarak Türkiye’de proje karşılığı fon kaynaklarına bakıldığında KOSGEB, TÜBİTAK, SANTEZ ve AB fonları akla gelmektedir. İhtiyaç bulunan finansal ve bilimsel desteğin gerçekleşmesi için gerekli platformun sağlanması adına Türkiye’nin bu tip projelerden faydalanması gerekli ve şart hale gelmiştir.

2 Mayıs 2016 Pazartesi 12:05
Tüm Yazıları

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *