» 
»
 

AB süreci sektörlerde nasıl yürüyecek

DÜNYA Gazetesi ve OSTİM tarafından düzenlenen, “AB Müzakereleri Sektörlerde Nasıl Yürüyecek” konulu panelde, sektörlerin AB müzakereleri boyunca nelerle karşılaşacağı masaya yatırıldı.

DÜNYA Gazetesi ve OSTİM tarafından düzenlenen, “AB Müzakereleri Sektörlerde Nasıl Yürüyecek” konulu panelde, sektörlerin AB müzakereleri boyunca nelerle karşılaşacağı masaya yatırıldı.

DÜNYA Gazetesi ve OSTİM tarafından düzenlenen, “AB Müzakereleri Sektörlerde Nasıl Yürüyecek” konulu panelde, sektörlerin AB müzakereleri boyunca nelerle karşılaşacağı masaya yatırıldı. DÜNYA Gazetesi yazarı Prof. Dr. Mithat Melen, Türkiye'de mevcut kaynakları artırma yerine, bunların paylaşılmasının getirdiği sıkıntıların yaşandığını belirterek, üniversitelerin de gerekli araştırmaları yapmamasından yakındı. DÜNYA Gazetesi yazarı Prof. Dr. Kenan Mortan, 3 Ekim sonrası müzakerelerin önemine işaret ederken, gelişen ülkeler arasında Güney Afrika'dan yüksek cari açık veren tek ülkenin Türkiye olduğunu bildirdi. Panel yöneticisi ve DÜNYA Gazetesi Genel Yönetmeni Osman Saffet Arolat, 2001 krizinden sonra defalarca ziyaret ettiği işletmelerde büyük verimlilik artışı gözlemlediğini söyledi. Kim ne dedi? Prof. Dr. Mithat Melen: Türkiye'de bazı doğruları söylemek kötü yorumlanıyor. Türkiye'nin son 85 yıldır kalkınma çabası altındaki çalışmalarını küçümsemiyorum. Ancak biz kaynak artırmaya çalışmıyoruz. Kaynakları paylaşma sıkıntısı içerisindeyiz. Reel faiz yüzde 10 enflasyon düştü ama kur aşırı düşük ki bu Hazine ve Merkez Bankası'nın işine geliyor. Bizim sorunumuz ekonominin alt yapısı ile ilgili. Prof. Dr. Kenan Mortan: AB konusunda özellikle 3 Ekim sonrası müzakereler çok önemli. 3 Ekim günü Türkiye olarak biz bu müzakerelere 35 sektörde katılarak yeni takvim vereceğiz ve bu da AB'ye nasıl üye olacağımızı tarih olarak belirleyecek. En kısa zamanda, somut sunumlar yapmak istiyoruz. Kaynak istiyoruz. Ülkemizde ciddi bir insan kaynağı var ama kullanamıyoruz. OSTİM Danışmanı Nilüfer Arıak: Metal ve plastik sektörü ağırlıklı çalışan OSTİM 2001 krizini çok ağır şartlarda geçirdi. Atölye düzeninin hakim olduğu OSTİM'de izlenen bütün politikalara rağmen dışa açılma gerçekleşemedi. Krizle birlikte dışa açılma talepleri geldi. Biz bu durumda başkanla birlikte dolaşmaya başladık ve dışa açılmanın önemini anlatmaya başladık. İç piyasada talep durunca, öncelikle uluslararası araştırma yapmaya çalıştık ve projeler üretmeye başladık. Pazar planları, KOSGEB destekleri hepsi birleştirilip rakamsal sonuçlar aldık, kısacası krizden dışa açılarak kurtulduk. Türkiye'deki verimlilik DÜNYA Gazetesi Genel Yönetmeni Osman Saffet Arolat'ın yönettiği panelin soru cevap bölümünde ise ağırlıklı olarak Türkiye'deki verimlilik tartışıldı. Panelistlere Milli Prodüktivite Merkezi'nden bir uzmana verimlilik konusunda kamuoyuna açıklanan rakamların gerçekleri yansıtıp yansıtmadığı soruldu. Arolat, bu konuda inceleme yaptığı fabrikalardan örnekler vererek, firma bazında verimlilik artışı olduğunu söyledi. Arolat, verimlilik konusunda asıl araştırma yapması gereken kurumun MPM olduğunu bildirdi. Arolat, 2001 krizinin Türkiye'ye çok şey öğrettiğine dikkat çekerek, "Zemini sağlam olmayanlar yıkıldı. Türkiye yıkılmamak için AB'yi deneyecek” diye konuştu. Prof. Dr. Melen, Türkiye'nin elindeki değerleri kullanamadığını belirtirken, henüz bilgi çağını yaşayamadığını ve bol olan insan kaynaklarını da değerlendiremediğini söyledi

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş YORUM YAZIN

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *