» 
» 
Ana Sanayi Yan Sanayi İlişkilerinin Değişen Karakteristiği II

Ana Sanayi Yan Sanayi İlişkilerinin Değişen Karakteristiği II

Atilla ÇINAR

Gazetemizin bir önceki sayısında yer alan yazımda, ana sanayi yan sanayi ilişkilerinin nitelik değiştirmekte olduğunu belirtmiştim. Bu yazıda da konuyla ilgili düşüncelerime dile getirmeye devam etmek istiyorum. Geçen sayıda yer alan yazımın son paragrafında aşağıdaki düşünceler yer almakta idi:
Tüm projeler ve tüm çeşitler için üretim altyapısı oluşturmanın olanaksızlığını bilen ana sanayi firmaları eskisinden çok daha fazla yan sanayi desteğine ihtiyaç duymakta. Bundan daha da önemlisi, günümüz koşullarında bu ihtiyaç yalnızca doğru parça üretmekle sınırlı da değil. Kontratlardaki zaman baskısı yan sanayi firmalarının daha sözleşmeler yapılırken sürecin önemli aktörleri olarak işin içinde yer almalarını gerektiriyor. İşte bu durum yan sanayi firmalarından, mühendislik, üretim ve kalite altyapısı anlamında hazır olmalarının ötesinde bir nitelik bekliyor. Bunlarla birlikte artık yan sanayi firmalarından, resmin bütününü görebilecek kabiliyete sahip yönetim yapıları oluşturmaları bekleniyor. Bu yepyeni bir durumdur, aynı zamanda da birçok yan sanayi işletmesi için bir fırsattır.
Yukarıdaki paragrafta özetlenmeye çalışılan yeni durum nedeniyle, günümüz koşulları, yan sanayi firmalarını, geleneksel üretim ve kalite kontrol altyapısının ötesinde niteliklere sahip olmaya zorluyor. Yeni durumun gerektirdiği bu nitelikler üç temel başlık altına alınabilir:

Birincisi, yan sanayi firmalarının sahip oldukları üretim ve kalite altyapılarına, ana sanayi tasarım süreçlerini daha kolay algılayan ve tasarımı zaman ve veri kaybetmeden üretime dönüştürebilecek kabiliyetleri kazandırma gereksinimidir. Geleneksel iki boyutlu (orthographic) teknik resimler yerine üç boyutlu modeli kullanarak üretim yapabilen (3D Annotation) firmalar üretimi hem daha hızlı yapabilmekte, hem de iki boyutlu resimleri okuma sırasında yaşanabilecek veri kayıplarını engelleyebilmektedir. Yeni döneme daha kolay ayak uydurmak ve üretimden daha fazla pay almak isteyen yan sanayi firmalarımızın önünde duran öncelikli iş budur. Gelişmiş kontrollu, eksen sayısı artırılmış CNC işleme merkezleri ve CNC tornalar, CMM, profil tarayıcı gibi bilgisayar kontrollu ölçme ekipmanı vb. bu dönemin temel üretim ve kontrol araçları olacaktır.

Yeni dönemin ikinci beklentisi, bu döneme ayak uydurmak isteyen yan sanayi firmalarımızın ‘kalitenin kontrolu’ etkinliğini azaltırken, ‘yönetim sisteminin kontrolu’ etkinliğini artırmalarıdır. Üretimin artan hızı ve stok maliyetleri nedeniyle, günümüz montaj hatları ‘ambardan talep yapmak’ yerine ‘tam zamanında ve hatasız’ parça bekliyor. Artık yan sanayide işlenen her parçayı bekleyen bir montaj hattı var. Bu durumda montajın aksamaması için üretim hattından çıkan her parçanın tasarıma uygun doğrulukta olması istenmekte. Oysa ‘kalite kontrol’ işlemi, bitmiş bir parçanın uygun olmama olasılığı üzerine kurulmuş, uzun erimde maliyetleri artıran bir etkinliktir. Bu döneme uyum sağlamayı düşünen yan sanayi işletmeleri bir önceki paragrafta yer alan gelişmiş makine ekipman yatırımlarını yaparken, uygun insan kaynağı temini ve insan kaynağının sürekli eğitimine de kaynak ayırmak durumundadırlar. (Bu gereksinim ne yazık ki her dönemde ikinci plana itilmiş ve sonunda sanayi bölgelerimizde neredeyse teknik elemandan daha çok makina var olmuştur. Bu bağlamda, mevcut teşviklerin ve kiralama (leasing), kredi benzeri desteklerin bina, makina, ekipman için verilmesi ve eğitim için aynı oranda desteklerin olmaması yadırgatıcıdır.)

Üçüncü gereksinim ise, yukarıda sıralanan iki koşulun oluştuğu yan sanayi firmalarının uygun yönetim yapılarıyla yönetilmesidir. İçinde yer aldığı projelerin niteliğini kavramayan ve yalnızca bütünün kendi yaptığı parçasıyla sınırlı kalan işletmenin sistemle bütünleşmesi de zor olacaktır. Projelerin ana yürütücüleri ile aynı dili konuşabilen, ana yürütücülerin öngörülerini doğru algılayan, onların vizyonu içerisinde kendi işletmesinin yerini görebilen yöneticiler işletmelerini geleceğe daha kolay taşıyacaklardır.

Üç temel başlıkta sıralanan bu niteliklere sahip olmak ve bunu geliştirerek sürdürmek hiç kuşkusuz zor ve maliyeti yüksek bir iştir. Atılması gerekli adımların bunlar olduğunu bilen ancak öz kaynak yetersizliği nedeniyle bu adımları atamayan birçok yan sanayi işletmemizin olduğu da bilinen bir gerçektir. İşte bu noktada hem kamu yöneticilerine, hem de ana sanayi firmalarına önemli görevler düşmektedir. Bu yeni dönemde ana sanayi firmalarımız her dönem olduğundan daha fazla, yan sanayileri ile bütünleşmenin ve aradaki fiziki mesafeyi ortadan kaldırmanın yolunu bulmalıdırlar. Ana sanayi firma yöneticileri yan sanayilerinde çalışan herhangi bir çalışanın maaşını kendilerinden aldığını unutmamalı ve kendi çalışanı için düşünüp öngördüğü eğitim, kişisel gelişim programlarına yan sanayi çalışanlarını da katmalıdır. Bunun yanında özel takım, aparat, mastar gibi projeye özel ve maliyeti yüksek gereksinimlerin karşılanmasında ana sanayi daha fazla özveride bulunmalıdır.

Çünkü, içinde bulunduğumuz dönemde, ana sanayi ile yan sanayi her dönem olduğundan daha çok kader birliği içinde olmak zorunda.

2 Mayıs 2016 Pazartesi 12:13
Tüm Yazıları

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *