» 
»
 

Anadolu Kümelerinden Ortak Adım

Türkiye’deki kümeler ve küme girişimleri arasındaki işbirliği ve koordinasyonun sağlanması amacıyla kurulan Anadolu Kümeleri İşbirliği Platformu’nun (AKİP) 3. toplantısı “Kümelerin Sürdürülebilirliği” temasıyla Konya Sanayi Odası’nda gerçekleştirildi. Toplantıda Altay tankının üretimiyle ülkemizin gurur verici bir adım attığı belirtilerek motor üretiminin de milli olması için girişim başlatılması kararı alındı.

Bölgesel kalkınma modeli olan kümelenme çalışmaları hakkında farkındalık oluşturarak, kümelenme olgusunun Türkiye’de yaygınlaştırılması ve geliştirilmesine yönelik faaliyetlerini sürdüren Anadolu Kümeleri İşbirliği Platformu (AKİP), 3. toplantısını Konya Sanayi Odası’nın ev sahipliğinde 26 Ocak 2013 tarihinde gerçekleştirdi. Batıdaki küme faaliyetlerinin karşılaştırmalı olarak değerlendirildiği ve faydalı sonuçlarının anlatıldığı toplantıda kümelerin en önemli hedefinin milli markalar olması gerektiği mesajı verildi.

Konya Sanayi Odası Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil, Çankaya Üniversitesi Rektörü ve AKİP Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ziya Burhanettin Güvenç, OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın, OSTİM Teknoloji A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Sedat Çelikdoğan, kamu ve özel sektör temsilcilerinin katıldığı toplantının ilk bölümünde AKİP’e üyesi kümelerin tanıtımı yapılarak faaliyetleri hakkında bilgiler verildi.

Yerli sanayicilerin yurtdışında başarı öykülerine imza atarken ülkemizde yeteri kadar destek bulamadığı dile getirilen AKİP’in Konya buluşmasında; ülkemizin ilk milli ana muharebe tankı Altay’ın motorunun da milli olması için çalışmalara başlanması kararı alındı. Bu amaçla kurulacak Motor Transmisyon Kümesi’nin gerekli girişimleri yapması ve Türkiye genelinde kamuoyu oluşturulmasına yönelik adımlar atması görüşünde birleşildi. OSTİM Teknoloji A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sedat Çelikdoğan, “Milli tank Altay’ın motoru böyle giderse yabancılara dönecek. Mevcutlar Alman malı. Motor Transmisyon Kümelenmesini Türkiye’ye yayarsak, bir bütün olursak; siyasete gidip “tank motorunun yerli yapılmasını istiyoruz, biz bunu yaparız” diyerek bütün Türkiye’yi harekete geçirirsek bunu başarabiliriz.” dedi.

“Üretimin olduğu yerde huzur vardır”
Toplantının ev sahibi Konya sanayi Odası Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil açılış konuşmasında ülkemize inanılmaz bir değişim yaşatarak yeni bir vizyon çizen 2023 hedefinde insanımızın girişimci gücü ve cesaretinin bulunduğunu kaydetti. Türk özel sektörüne herkesin çok şeyler borçlu olduğuna dikkat çeken Büyükhelvacıgil, “Bugün hep beraber Türk pasaportunun farklılığını yaşıyorsak bunun altındaki çalışmaları yadsıyamayız. Üretmenin ne demek olduğunu, o insanların neler çektiğini tam olarak anlayabilmiş değiliz. Üretimin kıymetini bildiğimiz gün hepimiz herhalde onlara daha çok saygı duyacağız diye düşünüyorum. Çünkü 150 milyar dolarlık ihracat rakamını gördüğümüz ve hedef koyabildiğimiz bir yapıda tartışılmaz tek gerçek var; Türk özel sektörü. Tabii ki onlar yalnız başına yapmadı ama akabinde üniversite-sanayi işbirliği önemliydi. Üniversitenin desteğini alan şehirler, şirketler bir yerlere geldi. Üniversitedeki bilgiyi, katma değeri, oradaki teoriyi pratiğe dönüştürüp de patente uygun hale getirirsek daha güçlü hale gelmiş olacağız.” dedi.

Başkan Büyükhelvacıgil şöyle devam etti: Kümeler çok önemli. Bizim kültürümüzde var; birlik beraberliğin olduğu yerde rahmet geliyor, ayrılıkta azap geliyor. Aynı sektördeki insanların anlaşabilip, paylaşabilip saygı çerçevesinde ileriye dönük yol haritalarını ortaya koydukları bir yapıyı oluşturmak zorundayız. Kümelenme dediğimiz ortak akla çabuk ulaşabiliyor olmamız lazım. Bir ülke savunma sanayisini kendi yapabiliyorsa, katma değeri yüksek teknolojiyi ve ürünleri üretebiliyorsa, sanayisi ve ekonomik yönü, üretimi güçlüyse o vakit ülke güçlüdür. Üretimin olduğu yerde ihracat vardır, iş, aş ve huzur vardır.

“Sorunların çözümü kümelenmededir”
OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın konuşmasında; bundan sonra dünyada en çok duyulacak kavramların; rekabet, hayatta ve ayakta kalabilmek, gelecekte var olabilmek ve firmalarımızı geleceğe taşıyabilmek olduğunu söyledi.

Aydın, “Sadece firmalarımızı değil bölgelerimizi ve ülkemizi bir adım önde tutmak için birlikte hareket etmenin zorunluluğunu her geçen gün daha iyi anlıyoruz. Yaptığımız çalışmalardan da ne görüyoruz? Kümelenmeden bir sonuç çıkıyor mu? Bunun bir katkısı var mı? diye baktığımız zaman; biz özellikle kendi bölgemiz açısından değerlendirirsek; bunun çok önemli olduğunu her geçen gün daha iyi anlamaya çalışıyoruz. Buradan işbirliği ve güçbirliği doğuyor. Türkiye’nin ihtiyaçlarına ve problemlerinin çözümüne baktığınız zaman da bu firmaları, grupları, üniversiteyi, sanayiyi ve kamu kurumlarını bir masaya oturtmadan, birlikte kafa yormadan da bunların çözümünü doğrusu çok kolay görmüyoruz. Bu nedenle kümelenmeyi önemsiyoruz ve buna daha çok odaklanıyoruz. Ülkemizdeki bir çok sorunun çözümünü de doğrusu burada görüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

“Biz yapamayız anlayışına inandırılmışız”
Konya’ya hızlı trenle geldiklerini ancak bu aracın tamamen yabancı olduğuna dikkat çeken Orhan Aydın şunları kaydetti: Biz bu trene binmeyi hak etmiyoruz. Biz çok güzel satın almacıyız. Bize bunu empoze etmişler. Bizi hızlı tren gibi araçları yapamayacağımıza ikna etmişler. Bunu yapanlarla aynı kitabı okuyor, aynı dersi görüyoruz ama “onlar yapabilir biz yapamayız” anlayışı var, buna inandırılmışız. Bunları değiştirmenin tek yöntemi bir araya gelmek. Küresel sistemler geliyor, ne almamız gerektiğini, nasıl yaşamamız gerektiğini, nasıl düşünmemiz gerektiğini bize dikte ettiriyorlar. Ya buna razı olacağız ya da bu gömleği çıkartacağız. Yapmamız gereken çok iş var. Bunları tek başına, firma olarak yapamayız. Bir araya geleceğiz, kümeler bunun için çok önemli.

Yerli üreticilerin kamuyla olan ilişkilerinde sıkıntılar yaşadıklarını, bürokrasiden yıldıklarını anlatan Aydın, “Kayseri’deki raylı sistem üreticisi, “bütün üretimimi Avrupa’ya gönderiyorum” diyor, bir başka firmamız Almanya ve Amerika’da raylı sistemler yapıyor. Türkiye’ninkini neden yapmadığı sorulduğunda “Dosyamla gittiğim zaman itibar edilmiyor” diyor. Bu imkanlar burada dururken biz yabancı trene neden biniyoruz? Ankara’nın metro ihalesini alan Çin firmasıyla görüştüğümüzde üreticilerimiz; biz bu aracın bojilerini, şasesini, iç donanımlarını, klimasını yaparız diyor. Bir araya gelmeden dolayı bir çok şeyi çözdüğümüze inanıyorum.” şeklinde konuştu.

“Kümelenme nesiller boyu sürmelidir”
Toplantıda “Kümelerin Sürdürülebilirliği” konulu bir sunumla yurtdışındaki kümelenme modellerini tanıtan Çankaya Üniversitesi Rektörü ve AKİP Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ziya Burhanettin Güvenç, ülkemize gelen bütün ithal ürünlerin arkasında küme çalışmalarının olduğunu özelikle Avrupa’nın bunu çok ileri boyuta taşıdığını hatırlattı. “Bu gelen ürünleri dolu yağmuruna benzetebiliriz. Bu doluların düşme hızı ve büyüklükleri bugün bizi ezecek boyutta değil. Cep telefonları, bilgisayarlar, otomobiller, hastanelerde kullanılan gelişmiş tıp cihazları hepsi yabancı ürünler yabancı markalar. Bunlar ülkemize her yerden bir dolu yağmuru gibi geliyor. Önümüzdeki 5-10 yıl içerisinde bu dolunun şiddeti gittikçe artacak daha sert ve acımasız olacak ve bunu teknoloji tufanı olarak isimlendiriyoruz.” diyen Güvenç, ayakta kalabilmenin tek yolunu her sektörde kümelenme olarak gösterdi. Kümelenmenin tasarlanması, kurulması ve sürdürülebilmesinin önemine işaret eden Rektör Güvenç, “Bu, bugünden yarına bitecek bir proje değil. Bu, nesiller boyu sürmesi gereken, dış dünyayla rekabete karşı bizi koruyacak bir gemi.” dedi.

“Ortak bakış açısı geliştirmeyen sektörler yığından ibarettir”
Kader birliği yapmamış, ortak hayaller kurmamış, ortak gelecek için gönül vermemiş, ortak Ar-Ge yapmayan ve ortak tehditle mücadele etmeyen sektörlerin yığından ibaret olduğunun altını çizen Güvenç şöyle devam etti: Geleceğe dönük bakışların birleştiği, kader birliği yaptığı, ruh katıldığı zaman kümeleşme başlıyor. Her sektör bunları yapmazsa büyük darbe yiyecek. KOBİ’lerimiz tek başlarına yurtdışındaki büyük kümelerle rekabet edemezler. Avrupa’daki kümelere baktığımız zaman; bin, 2 bin tane üyesi olan kümeler var. Avrupa’da bu yapılar sınırlı sorumlu sosyal şirket olarak karşılık buluyor. Devlet faaliyetlerinde vergi indirimi ve muafiyeti sağlıyor. Her bir kümede 50’ye yakın üniversiteyi görebiliyoruz. Bizde bu kültür de yaygınlaşmadı. Bölgedeki tüm üniversitelerin sektörel bazda kurulan kümlere destek vermesi lazım. Hangi sektörde küme kuruluyorsa o bölgedeki tüm üniversiteler, kamu kurumları doğal üyesidir. Birlikte geleceği inşa etmemiz, tehdide karşı birlikte mücadele etmemiz gerekiyor. KOBİ’leri, sanayicileri sahaya sürüp “hadi siz vatanı kurtarın, ihracatı 500 milyar dolara çıkarın” demekle bu iş olmaz. Bürokrat da, üniversiteler de sahaya inecek, KOBİ’lerle birlikte ortak çalışmalar yapacak. O zaman 500 milyar dolara çıkabilir.

“Çin’den ilim değil ürün alıp satıyoruz”
“Cehalet bütün kötülüklerin anasıdır” diye bir söz var. Ancak Türkiye’ye baktığımız zaman eğitim düzeyi istenilen noktada değil. “İlim Çin’de de olsa gidip alın” denmiş; biz Çin’e gidip Çin mallarını burada satar hale gelmişiz. Silkinip bize söylenen bu güzel mesajların değerini tekrar gözden geçirip sahiplenmemiz gerekiyor.

Küme sürdürülebilirliğinde tüm tarafların çalışması gerekiyor. Bunu yapamazsak ortak çalışmalar geliştirmezsek kümelerimizin gideceği yer müzedir. Müzelik olmamak için çalışmalar sahip çıkmamız gerekiyor. Bunu yapmazsak ülke sanayisi de müzelik olur. Sürdürülebilirlik için idari, kurumsal ve finansal sürdürülebilirlik çok önemli. İdari kısımda sahip olunan hukuki kimlik gerekiyor. Kurumsal anlamda ise küme üyelerine yönelik hizmetler, kurumsal altyapı güçlendirme projeleri düşünülmeli ve her ikisindeki faaliyetler küme yönetimini kurumsallaştırmalıdır. Finansal sürdürülebilirlikte ise mali kaynak yaratılması, mali kaynaklar ve gelirlerin “başa baş” noktada olması gerekiyor. Finansal sürdürülebilirlik idari ve kurumsal sürdürülebilirliği tetikler, ardından getirir.

Altay tankının motoru için kritik aşama da tamam
Motor üreticilerin Motor Transmisyon Kümelenmesi adıyla yeni bir oluşum başlattıklarını bildiren OSTİM Teknoloji A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Sedat Çelikdoğan, kümelerin hedefinin milli markalar olması gerektiğini söyledi. Türkiye’de bu anlamda güzel örnekler olduğunu hatırlatan Çelikdoğan, bunun da artması gerektiğini anlattı. Bir ürünün milli kimliğe sahip olmasında en belirgin ölçütün tasarım olduğunu kaydeden Sedat Çelikdoğan Konya’da yapılan alımda yerli ürünleri görememenin üzüntüsünün yaşandığını aktardı. Çelikdoğan, “Raylı taşıtlarda 2 tane markamız çıktı. Biri Bursa’da İpekböceği adı altında bir araç geliştirdi. Sertifikasyonlarını da tamamladı. Bu aracımız yurtdışındaki fuarlarda da ilgi gördü. Bunu Konya’da, Samsun’da, Kahramanmaraş’ta kullanabilirsiniz. Böyle bir gerçek varken Konya’daki ihalede bu ürünün yer almamasına üzülüyoruz. Ankara metrosuna yönelik olarak tasarım ve yan sanayi çalışmalarına başlanıyor. Orada da bir milli marka doğacak. Bir diğer milli markamız da tanker vagonlarında var Kayseri’de. Türkiye’de itibar edilmediği için Almanya’ya ihraç ediliyor. Raylı taşıtlar kümesinde kullanıcı ile sanayici bir arada olunca ihtiyaçlara dönük çalışılabiliyor.” dedi.

“Konya’dan yükselen sesin arkasını getirelim”
Doç. Dr. Sedat Çelikdoğan konuşmasında milli tank Altay’ın motorunun da mutlaka yerli ve milli olması gerektiğine işaret etti. Bunun aynı zamanda strajetik bir önem olduğuna değinen Çelikdoğan Motor Transmisyon Kümesi adı altında yeni bir çalışmaya başlandığını ve bu kanalla Altay tankına ait motorun yüzde yüz milli imkanlarla yapılabilmesi için kamuoyu oluşturulmasının şart olduğunu ifade etti. 

Çelikdoğan, “Türkiye’nin kendi motorunu bütün çeşitleriyle yapması lazım. Küme hareketini devam ettireceğiz. Hedefinde Türkiye’nin markalarını çıkarmak olmalı. Konya’dan bir kahraman bir gazetede yayın yaptı. Bu tank motoru şu anda böyle giderse yabancılara dönecek. Mevcutlar Alman malı, bir firmanın hazırlığı da yok. Bu küme hareketini Türkiye’ye yazarsak, bütün Türkiye bir olursak; siyasete gidip “Tank motorunun yerli yapılmasını istiyoruz, biz bunu yaparız!” diyerek bütün Türkiye’yi harekete geçirirsek bunu başarabiliriz. Konya’dan tank motorunu yapmak için yükselen sesin arkasını getirelim. Biz bu tank motorunu yapmazsak dışarıya bağımlı olacağız ve tankları verimli kullanamayacağız. Milli tankımızın motorunu da milli istiyoruz. Bu motor, sanayinin doğuşuna da sebep olacaktır.” dedi.

Toplantının sonunda Konya Sanayi Odası Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil milli tank Altay’ın motor üretimi için ilk adımı atacaklarını; konuyu tüm kesimlerin gündemine taşıyacaklarını belirtti.

TÜMOSAN ve Hyundai örneği
Sektörel anlamda Türkiye’nin yapması gereken bir çok başlık olduğunu belirten OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın marka gelişimi konusunda ülkemizden ve Güney Kore’den örnek verdi. Aydın şunları söyledi: Türkiye gelişiyor, kalkınıyor; iyi bir yoldayız ama diğer ülkelerle de kendimizi mukayese etmemiz lazım. TÜMOSAN 1975 yılında tasarlanmış bir firma. Aynı yıllarda Güney Kore’de de Hyundai kuruldu. Hyundai’nin kuruluş öyküsüyle Konya’daki TÜMOSAN’ın öyküsü ve hedefleri aynı. Biz kendimizi mukayese edip bir yere koyuyoruz ancak bizimle beraber yolculuğa çıkanların da nerede olduğunu gördüğümüz zaman; neleri yaptık, neleri kaçırdık biraz da oraya buradan bakmamız gerekiyor. Kümelenme faaliyetiyle rekabetin yapabileceğine çok inanmış durumdayız. Türkiye otomobilini, hızlı trenini, raylı taşıtını yapacaksa firmalar tek başına bu işin içinden çıkamaz. Kamu kurumları da bizi bu gözle görmediği sürece; “başınızın çaresine bakın”, “serbest piyasa var ne istiyorsanız yapın” derse bununla da işin içinden çıkılamıyor. Üniversiteler boşluğa eğitim ve araştırma yaptığı sürece bu da bir yere varmıyor. Kamu, özel sektör ve üniversite oturacağız ve hep beraber stratejileri, yapmamız ve yapmamamız gerekenleri, kaybettiklerimizi nasıl telefi ederiz buna kafa yoracağız. Bunun da en güzel ortamının küme organizasyonları olduğunu görüyoruz. Sadece bir bölge ve kümeyi de görmüyoruz burada. Anadolu’da yapılan bütün faaliyetlerde de bu işi bilenler bilmeyenlere öğretsin düşüncesiyle; eğer paylaşabileceğimiz bir şey varsa bunları da paylaşmalıyız. Birbirimizden öğrenecek çok şeyimiz de olabilir. Bu nedenle buradayız.

AKİP 3. Toplantısına Katılan Kümeler

  • Konya Otomoiv Yan Sanayi Kümesi
  • Konya Tarım Makineleri Kümesi
  • Konya Döküm Kümesi
  • Konya Yenilenebilir Enerji Kümesi (Kuruluş aşamasında)
  • GAP Organik Tar.m Kümesi
  • Eskişehir-Bilecik-Kütahya Seramik Kümesi
  • OSTIM Yenilenebilir Enerji Kümesi
  • OSTIM Savunma Sanayi Kümesi
  • OSTIM Medikal Kümesi
  • OSTIM Kauçuk Teknolojileri Kümesi
  • OSTIM Is ve İnşaat Makineleri Kümesi
  • Anadolu Raylı Ulaşım Sistemleri Kümesi (ARUS)
     

 

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş YORUM YAZIN

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *