Anasayfa
Anasayfa
Kobi Gündemi
Röportajlar
Yazarlar
Şirket Haberleri
Fuar Takvimi
Ostim Hakkında
Yararlı Linkler
Gazete Pdf
Basın Bülteni
Kişisel Gelişim
Arşiv
Künye
Ostim Firmaları
Medya ve Reklam
Online Pazarlama
İnternet hizmetleri
Başkent TV
Ostim Gayrimenkul A.Ş.
Ostim Ayen Enerji
Ostim Spare Parts
Ostim Yatırım A.Ş.
Ostim Radyo
ORSİAD
Ostim Kurumsal
Advergame
Email :
Ekle Çikar
 
10
Eylül
2010
Kemal Çeküç
KOBİ’lere 3 milyon dolar

Nihayet KOBİ için resmi tarif yenilendi. Tanıma ilişkin olarak değerli KOBİ dostu Sayın Prof. Tamer Müftüoğlu’nun titiz bir değerlendirmesini gazetemizde bulacaksınız.
KOBİ’lerin her zaman, bir şekilde ‘tarifi’ mümkündür. Ancak içinde bulunduğu durumun tarifi pek çok açıdan mümkün değildir. Sorunlarıyla anılır KOBİ’ler… Kredi teminindeki engelleri, teşviklerden yararlanamamaları, finans soruları, teknolojik düzeylerinin düşüklüğü, iç ve dış pazarı iyi tanıyamamaları, kalifiye eleman ihtiyaçları, rekabetçi olamamaları gibi…
Bunları da bilmeyen yoktur.
KOBİ için, sanayici için pek çok gündem maddesi kendileri dışında oluşur, oluşturulur. Çünkü KOBİ sektörünün yönetimi bazılarının deyimi ile kendilerine bırakılamayacak kadar önemlidir. ‘Durumlar nasıl?’ diye sorulduğunda onlar belki de haklı olarak hemen; ‘puslu bir ortam var, önümüzü net göremiyoruz’ türü geleneksel yanıtların dışında pek bir şey söylemezler. Çünkü onların sıcak gerçeği başkadır. İşte; tahsilatlar aksıyor, maliyetler yükseliyor, bürokrasi sürüyor, vergi yükü can sıkıyor, yatırım yapamıyoruz, vs. gibi yakınmaları hep duyarız.
Sanayi yerleşimlerinde o bölgenin yönetimi, meslek odası veya sivil toplum kuruluşu tarafından organize edilmiş toplantılara katılımı ölçtüğünüzde KOBİ’nin kronik gündemi ile olması gereken gündeminin çakışmadığını anlarsınız.
Bir uzman arkadaşımız KOBİ’lere ilişkin güçbirliği, kurumsallaşma, dış ticaret, innovasyon ve benzeri konularda konuşmacı oldu. Kendisi için bir sanayicinin şöyle dediğini hatırlıyoruz; “Bizim Hakan çok akıllı, çok bilgili bir çocuk. Çok da güzel konuşuyor, ama ne dediğini bir türlü anlayamıyoruz.”
Aslında buradaki ‘anlayamama’ vericimizin iletişim dilindeki arızadan; mesajı iyi iletememesinden değil, alıcımızın ‘gönül kulağı’ ile dinle(ye)memesinden kaynaklanıyor.
Hadi artık soralım: KOBİ’ler hemen burunlarının dibinde ve onlar için düzenlenen eğitim, seminer, panel, konferans türü toplantılara neden (şahsen ve ruhen) katılmazlar?
Örneğin; aile şirketlerinin sürekliliği, kurumsallaşma, dış ticaret, AB projeleri, insan kaynakları yönetimi, bilgi-bilişim ve iletişim teknolojisi gibi konular yakın gelecekte ulusal ve küresel rekabet sürecinde KOBİ’lerin gündemi değil midir?
Danışmanlık ve kredi destekleri, fikri ve sınai mülkiyete ilişkin tescil zorunlulukları kimi ilgilendiriyor? CE belgesi, sertifikasyon, kurumsallaşma gibi konular kimin işi olacak?
Sayın KOBİ’lerimiz; biliyoruz çoğu zaman tek adamsınız, tezgahın başından ayrılamıyorsunuz, ödemeleriniz var, taahhütleriniz var, kronik sorunlarınız var. Tabi ki asıl işiniz üretimi aksatmamak, tezgahları çalışır tutmak.
Ama lütfen, biraz da sizler için organize edilmiş toplantılara katılınız; gönül kulağı ile dinleyiniz. Birçok bilim adamı, uzman, danışman size, sizler için bilgi aktarmaya geliyor.
Eğer içinizde; “Akıl vermeyin para verin”, “İnternet mi, tövbe”, “Biz atadan deden böyle gördük”, “Bizim kalitemizi herkes biliyor,” yaklaşımını sürdürenler varsa, zaten bu yazıyı da okumayacak demektir.
Efendim, sizi toplantılara bekliyoruz…. Bu yazının başlığını da orada tartışırız.

Diğer Makaleler
Sağlıklı ve güvenli çevre
Bizi dinliyorlar, peki anlıyorlar mı?
Kurumsal itibarınız kaç paradır?
224 OSB’nin sesi…
Aile Anayasası
Reel meydanın medyası…
KOBİ zirve yapıyor…
AB’den önce kişilik…
Marka olmak, ya da olmamak…
Kriz hep yanı başımızda mı?
Sınırlarımız… Sinirlerimiz….
Çin’den değil, bilgisizlikten kork…
Mesajların altını birlikte çizelim...
Kedinin boynuna çan asmak…
Modern dağ masalları…
Kritik merdiven…
Gramla hesaplanan ürünleri üretebilmek…
İş yok ağabey!
Yerelden evrensele…
Başarı (her alanda) kazasızlıktır…
‘Boğaları’ saldık, hadi kaçalım!
Off! Take-off
FİL’i tarif edelim…
Canavar, kabak ve Konfüçyüs
Zam zincirinde ‘öğretilmiş çaresizlik’ dersleri
Fırtına çıktığında uyumak
Ostim ve bir fincan kahve...
Ceteris paribus
Başarı ve “üç zarf” hikâyesi…
Daha şık olanı bulmak
Biz yapamaz mıyız? Bizden adam olmaz mı?
Her zaman gamlı, her zaman üzgün...
Mevsimlerden sonbahar…
Kriz, üretimin intikamı mı?
Buhran bey yine geldi!
Kâhinin kehaneti!
Bütün krizler geçer!
Sandık ve Obama mesajları
Bol malzemeli gündem…
Adres yerli üretim…
Hayata ve bugüne dair…
“Kalkınma Ajansı” denen bir mevhum hakkında…
Geleceğe taşınmak…
Usuletle, suhuletle, sükunetle, lütfen!
Takur tukur değil, tıkır tıkır!

www.ostimgazetesi - Tüm Hakları Saklıdır. Omedya A.Ş. 2005
info@ostimgazetesi.com