Anasayfa
Anasayfa
Kobi Gündemi
Röportajlar
Yazarlar
Şirket Haberleri
Fuar Takvimi
Ostim Hakkında
Yararlı Linkler
Gazete Pdf
Basın Bülteni
Kişisel Gelişim
Arşiv
Künye
Ostim Firmaları
Medya ve Reklam
Online Pazarlama
İnternet hizmetleri
Başkent TV
Ostim Gayrimenkul A.Ş.
Ostim Ayen Enerji
Ostim Spare Parts
Ostim Yatırım A.Ş.
Ostim Radyo
ORSİAD
Ostim Kurumsal
Advergame
Email :
Ekle Çikar
 
10
Eylül
2010
Subegüm Bulut
Üç altın adıma uyarsanız, çok farklı olabilir

2003 yılının sonlarındaki halinizi hatırlıyor musunuz? 2004 hedeflerini belirlemeye çalışırken çıkarılan bütçeler, uzun toplantılar, projeksiyonlar… Peki bu hedeflerin ne kadarı gerçekleşti? Geçmiş senelerdeki aynı senaryo tekrarlandıysa pek azı gerçekleşmiş olmalı. Neden diye sorsam, eminim pek çok “dış” sebep sayabilirsiniz: AB yüzünden belirsizlik vardı, önümüzü göremedik, en güvendiğim satış elemanım işten ayrıldı, takip ettiğimiz birkaç büyük işi alamadık vs.vs.vs. Neyse ki bu sene kriz yoktu, en sadık “bahane” olmuştu yıllardır. Yanlış anlaşılmasın. Bu sebepleri inkar etmiyorum, ancak ben size çok başka bir sebepten bahsedeceğim.
Hedefleriniz hayata geçirilemedi çünkü hedeflerinizin hayatla bağlantısı kurulmamıştı!!! Evet hayatla, hem sizin hayatınızla, hem de çalışanlarınızın hayatıyla. O hedeflere ulaşılmasının hayatınızda nasıl bir fark yaratacağı belirlenmemişti. Şu kadar ciro, bu kadar karlılık, bu kadar büyüme…Bir avuç rakam. Peki bunlar olunca ne yapacaksınız, hayatınızda neyi değiştireceksiniz belli değil. Şöyle söylediğinizi duyar gibiyim: “Biz önce parayı kazanalım da onu harcayacak yerleri bulmak kolay.” Maalesef dostlarım, insan beyni bu şekilde çalışmıyor. Önce özel hayatınızda ne değiştirmek istediğini belirleyeceksiniz, sonra ciro-kar hedefi koyacaksınız.
Birçok iş sahibi işle özel hayatı birbirinden ayırmanın gerekliliğini savunur.  Ama bu mümkün değil, herşeyde olduğu gibi işte de bizi yönlendiren kişisel arzularımızdır ve işimiz bize onlara kavuşacak imkanları veriyorsa gerçekten işliyordur. Birbirinden ayrılması gereken ise özel hayata ve işe ayrı ayrı odaklanmamızdır.
İşte size hayat dolu, canlı, şirketteki herkesi motive eden ve gerçekten hayata geçen hedefler için izlemeniz gereken 3 altın adım:
1- Hayatınızın nasıl olmasını istediğinizi belirleyin, çalışanlarınıza da kendi hayatlarında ne istediklerini sorun.
2005 yılı sonunda hayatınızın nasıl görünmesini istiyorsunuz? Kişisel gelirinizin ne olmasını istiyorsunuz? Ailenize ne kadar vakit ayırmak istiyorsunuz? Bir çocuk sahibi daha mı olmak istiyorsunuz? Ev mi almak/yenilemek istiyorsunuz? Hangi seyahatlere gitmek istiyorsunuz? Anne-babanıza oturma grubu mu hediye etmek istiyorsunuz? Emeklilik yatırımı mı yapmak istiyorsunuz? Tüm bunlar için ne kadar paraya ve zamana ihtiyacınız olacak?
Eğer bunu şimdi yani yeni yıl henüz başlamışken yapmazsanız, herzamanki gailenin içine kapılıp gideceksiniz ve 2006 geliverecek. Sonra 2007, 2008 derken daha çok yaşlanacaksınız ama daha mutlu olmayacaksınız.
Bu alıştırmayı çalışanlarınıza da yaptırın. Onlar ne istiyor kendileri için 2005’te? Almak istediği evin taksitlerini ödeyecek primi kazanabileceğini bilen bir satış elemanından daha heyecanlı kim olabilir?
2- Şirketinize hem rakamsal hem de rakamsal olmayan hedefler belirleyin.
Şirketinizin size nasıl bir hayat vermesi gerektiğini belirledikten sonra, bunu verebilmek için nasıl bir görüntüde olması gerektiğini belirleyin. Alışıldık misyon-vizyon ifadelerinden daha farklı bir şey öneriyorum size. Öncelikle kar hedefi ile başlayın, buradan ciro hedefine ulaşın. Karsız ciro hiçbirşey ifade etmeyeceğine göre kar hedefi ile başlayın. Şu ciroyu yapabiliriz o zaman da bu kadar kar ederiz yaklaşımı yanlış. “Bu karı istiyoruz, ne kadar ciro yapmamız gerek” yaklaşımı hedefinizin ayaklarını yere basıtırır ve kontrolü size verir. Sonra, bu ciro için nasıl bir pazarlama stratejisi gerekiyor, nasıl bir organizasyon stratejisi olmalı diye devam edebilirsiniz.
Herşeyi belirledikten sonra, zihninizde 2005’in sonuna gidin ve tüm bunlar gerçekleşmiş gibi hedefinizin detaylı tanımını şimdiki zamanda yazın. Örneğin: “Şirketimiz 2005 yılı itibariyle 2 milyon YTL ciro yapan %10 karlılığa sahip bir firma olmuştur. Çalışan sayısı 35’e çıkmıştır. Ürün yelpazesinde şu kategorilere ek olarak 2005 yılında şu yeni ürünleri geliştirmiştir, hitap ettiği şu pazarlara ek olarak şu yeni pazarlarda da faaliyet göstermeye başlamıştır.” gibi. Bunu yapın, daha iyi odaklandığınızı göreceksiniz. Ayrıca şirketteki herkese bildirin. Evet, herkese. Çalışanlarınızı ortak bir hedef etrafında birleştirmenin en iyi yolu.
3- Planınızı yapın, adımlarınızı belirleyin ve bir seferde tek bir adıma odaklanın.
Uzun vadeli büyük planların gerçekleşme ihtimali, planın adımlarının iyi belirlenmesi ve bir seferde tek bir adıma odaklanılması ile çok yükselir. Beynimiz aynı anda iki şeye mükemmel bir şekilde odaklanamadığı için, böyle durumlarda çelişki yaşar. Ayrıca büyük bir hedefe bir an önce ulaşmaya çalışmak ve sadece son noktayı düşünmek aradaki adımların gözümüzde büyümesine sebep olur ve kendimizi hiçbir şey yapmak istemezken bulabiliriz. Özellikle hedef yıl başında belirlenip sonra herkes kendi başına kaldıysa.
Bu çelişkileri aşmak için, hedefinize sizi ulaştıracak adımları belirledikten sonra, kontrol noktaları saptayın. Daha sonra bu adımları başarmak için de her ay başında o ay için ve hafta başında o hafta için yapacağınız kısmını belirleyin. Bunu çalışanlarınıza da öğretin. Bu size müthiş bir enerji verecek, gerçekten önemli olana odaklanmanızı sağlayacaktır. Zaman planlamanın da ne kadar kolaylaştığını göreceksiniz. Off, çok iş diyen var mı? Yıllık hedefler yetmedi, bir de her ay ve her hafta da hedef koyacağız. Evet, doğru okudunuz, işte bu kadar sıkı odaklanmak gerekiyor. Etrafınızdaki başarılı şirketlerin sizden hiçbir farkı yok, sadece disiplin ve odaklanmayı iyi beceriyorlar. İşte yine iyi bir haber: Yapmaya başlayınca o kadar iyi işliyor ki, çok kısa sürede böyle doğmuş gibi oluyorsunuz, kendinizi harika hissediyorsunuz.
Ekibinizle birlikte yıl içinde, her bir adım gerçekleştikten sonra yapılacak küçük kutlamalar oluşturun. Bu, insanları rahatlatır, takım çalışmasını pekiştirmenizi ve bu adıma kadar olan başarınızı kutlamanızı sağlar, hem de bir sonraki adıma enerji yüklenmiş olarak geçmenize yardımcı olur. Ayrıca bu şekilde hedefinizi sürekli tekrar etmiş olursunuz, canlılığı korunmuş olur. Biliyorsunuz “tekrar” inanmayı sağlar. İnanmak da başarmaktır zaten.
Bu yazıyı Mart ayında okuyorsunuz ama merak etmeyin hiç de geç kalmış sayılmazsınız. İki ay gecikmeyle yapmak, hiç yapmamaktan bin kat iyidir. Yapınca siz de bunu anlayacaksınız. Ne demiş Çinliler: Bir şeyi duyduğunuzda unutursunuz, gördüğünüzde hatırlarsınız, ama YAPANA kadar anlayamazsınız.
2005’in hayatınıza ve benliğinize mutluluk katan iş başarıları getirmesi dileğiyle!...

Sorularınız/yorumlarınız için her zaman olduğu gibi e-posta adresim:
subegum@ozgurkasifler.com Benimle yazışmalarınızda, iş sahibi mi yoksa profesyonel yönetici mi olduğunuzu bildirirseniz sizi daha iyi yönlendirebilirim.



Diğer Makaleler
Reklama çok para harcıyoruz...
Doğru insanları işe almada 5 adım -1
Doğru insanları işe almada 5 adım -2
Çalışıyoruz, ama hiçbir şey hallolmuyor gibi…
İşletmenizin Kullanım Kılavuzu Var mı?
İmdat! Ortağım beni anlamıyor!
Kârlılık: Elinizde mi değil mi?
İmdat! Çalışanlarım Kuralları İzlemiyorlar! – 1
İmdat! Çalışanlarım Kuralları İzlemiyorlar! – 2
İmdat! Müşteriler galiba memnun değiller!..
İmdat! Müşteriler galiba memnun değiller!.. -2
Fuar ziyareti yapmalı mı, yapmamalı mı?
En başarılı işletme olmanın ilk adımı
Müşteri kazanmanın beş basit sırrı
Özgür Kaşif Ruhu ile bomba gibi bir başlangıç
İş Geliştirme Çevrimi olmadan Innovasyon
İmdat!
İmdat! Kendimi lider gibi hissetmiyorum!
Kriz Aşısı 2: Bir KOBİ patronunun iç hesaplaşması
Bir KOBİ patronu 2009’u nasıl geçirmeli?
Batmak için ekonomik krize gerek yok!
İş Dünyasının Neo’ları ve Morpheus’ları
İş Sürekliliğini Sağlamanın Sırrı

www.ostimgazetesi - Tüm Hakları Saklıdır. Omedya A.Ş. 2005
info@ostimgazetesi.com