Anasayfa
Anasayfa
Kobi Gündemi
Röportajlar
Yazarlar
Şirket Haberleri
Fuar Takvimi
Ostim Hakkında
Yararlı Linkler
Gazete Pdf
Basın Bülteni
Kişisel Gelişim
Arşiv
Künye
Ostim Firmaları
Medya ve Reklam
Online Pazarlama
İnternet hizmetleri
Başkent TV
Ostim Gayrimenkul A.Ş.
Ostim Ayen Enerji
Ostim Spare Parts
Ostim Yatırım A.Ş.
Ostim Radyo
ORSİAD
Ostim Kurumsal
Advergame
Email :
Ekle Çikar
 
10
Eylül
2010
Kemal Çeküç
Kriz, üretimin intikamı mı?

2008’de iyice ağırlaşan küresel ve ulusal sorunların iç içe geçtiğini görüyoruz.
Dertlerin çokluğu karşısında iktidarlar ve karar vericiler adeta ‘odaklanma sorunu’ yaşıyor: Küresel ısınma, çevre kirliliği, susuzluk, yoksulluk, yolsuzluk, işsizlik, savaş, terör... Bu listeye son olarak ‘yüzyılın en büyük ekonomik krizi’ unvanı yakıştırılan ‘küresel mali’ kriz eklendi.
Ne yazık ki artık, ‘herkesin derdi kendine’ diyemiyoruz.
‘Domino etkisi’ kıtaları turluyor; sonra gelip bizim işyerlerimize giriyor; evimize mutfağımıza kadar dayanıyor. Sorunların kaynağı da, çözüm önerileri de ilgili ‘mahreçler’ tarafından tartışılıyor. Rivayet muhtelif olmakla birlikte sorunların temel nedeni dünya ekonomisine hâkim güçlerin ihtirasları olabilir.

Bir atasözümüzde olduğu gibi, “aç olan doyar, açgözlü doymaz.” Halen yerküre üzerinde insanlığın hakça bölüşüm, yaşanabilir bir çevre ve sürdürülebilir bir kalkınma sistemi kuramadığı söylenebilir. Güneş girmeyen eve doktorun girmesi gibi, üretimin olmadığı küreye kriz mi giriyor?

‘Küresel mali kriz’ artık küresel değil. Büyüme oranı, işsizlik oranı, faaliyetini sonlandıran firma sayısı, kimi sektörlerde kapasite kullanımı ve ihracat rakamları gibi veriler bıçağın ucunun sinemize dayandığını; sorunun ‘ulusallaştığını’ gösteriyor.

9. Cumhurbaşkanımız Sayın Süleyman Demirel, Türkiye gibi ekonomisi kırılgan olan bir ülkenin küresel ekonomik krizden etkilenmemesinin mümkün olmadığını belirterek şöyle diyor: “Bu şuna benzer; gökten sicim gibi yağmur yağıyor. Siz yola çıkmışsınız ve diyorsunuz ki, ‘bu beni ıslatmaz’. Yağmurun kimseye bir istisna yapması mümkün değildir. Sen de ıslanırsın, ben de ıslanırım.”
Demirel’e özgü bu benzetmeyi yine onun tarzı ile tamamlamak isteriz: Tabi ki yağmurda yürüyen herkes ıslanacaktır. Ancak kim ne kadar ıslanacaktır? Kimin şapkası başından uçacaktır? Kimin şemsiyesi ters dönecektir? Sonra kim sinüzit, kim nezle, Allah korusun kim zatürre olacaktır?

Yılın son sayısında sayfalarımızda sevimsiz ‘kriz’ vakıası üzerine birçok haber var. Bizim için de ‘kriz’ içermeyen haber oluşturmak ve bu haberlere ‘kriz’e girmeden başlık atmak gittikçe zorlaşıyor. Arayış içinde, çıtayı aşan, özgün ve ilginç öneri ve yorumları sizlere sunuyoruz.

Tüm çalışanların, özveri ile kepenk indirmemek için çırpınan büyük ya da küçük tüm üretenlerin yeni yılını Ostim Gazetesi olarak kutlarız.

Üretip onuru ile yaşayanlara ve insanlığın onuru ile yaşayacağı bir sistemin kurulmasını içtenlikle arzulayanlara saygılar...


Diğer Makaleler
Sağlıklı ve güvenli çevre
Bizi dinliyorlar, peki anlıyorlar mı?
Kurumsal itibarınız kaç paradır?
224 OSB’nin sesi…
Aile Anayasası
Reel meydanın medyası…
KOBİ zirve yapıyor…
AB’den önce kişilik…
Marka olmak, ya da olmamak…
Kriz hep yanı başımızda mı?
Sınırlarımız… Sinirlerimiz….
Çin’den değil, bilgisizlikten kork…
Mesajların altını birlikte çizelim...
KOBİ’lere 3 milyon dolar
Kedinin boynuna çan asmak…
Modern dağ masalları…
Kritik merdiven…
Gramla hesaplanan ürünleri üretebilmek…
İş yok ağabey!
Yerelden evrensele…
Başarı (her alanda) kazasızlıktır…
‘Boğaları’ saldık, hadi kaçalım!
Off! Take-off
FİL’i tarif edelim…
Canavar, kabak ve Konfüçyüs
Zam zincirinde ‘öğretilmiş çaresizlik’ dersleri
Fırtına çıktığında uyumak
Ostim ve bir fincan kahve...
Ceteris paribus
Başarı ve “üç zarf” hikâyesi…
Daha şık olanı bulmak
Biz yapamaz mıyız? Bizden adam olmaz mı?
Her zaman gamlı, her zaman üzgün...
Mevsimlerden sonbahar…
Buhran bey yine geldi!
Kâhinin kehaneti!
Bütün krizler geçer!
Sandık ve Obama mesajları
Bol malzemeli gündem…
Adres yerli üretim…
Hayata ve bugüne dair…
“Kalkınma Ajansı” denen bir mevhum hakkında…
Geleceğe taşınmak…
Usuletle, suhuletle, sükunetle, lütfen!
Takur tukur değil, tıkır tıkır!

www.ostimgazetesi - Tüm Hakları Saklıdır. Omedya A.Ş. 2005
info@ostimgazetesi.com