Anasayfa
Anasayfa
Kobi Gündemi
Röportajlar
Yazarlar
Şirket Haberleri
Fuar Takvimi
Ostim Hakkında
Yararlı Linkler
Gazete Pdf
Basın Bülteni
Kişisel Gelişim
Arşiv
Künye
Ostim Firmaları
Medya ve Reklam
Online Pazarlama
İnternet hizmetleri
Başkent TV
Ostim Gayrimenkul A.Ş.
Ostim Ayen Enerji
Ostim Spare Parts
Ostim Yatırım A.Ş.
Ostim Radyo
ORSİAD
Ostim Kurumsal
Advergame
Email :
Ekle Çikar
 
7
Eylül
2010
Subegüm Bulut
İş Sürekliliğini Sağlamanın Sırrı

Ekim ayında olduğu gibi Kasım ayında da En Büyük Türk’ten söz etmeden olmaz. Ama ben önce size çok başarılı bir başka Türk’ten söz edeceğim. Coca-Cola yönetim kurulu üyesi ve dünya başkanı Muhtar Kent. Amerika’da 10 Ekim Cumartesi akşamı FOX Business TV kanalında izledim. Röportajı yapan haberci elbette ki Kent’e, ekonominin ne zaman düzeleceğini düşündüğünü sordu. Kent’in yanıtı şöyleydi: “Bilen varsa bana gönderin! Bu kriz gerçekten büyüktü ve büyük küçük tüm işletmeleri etkiledi. Tabii bizi de. İyileşme çok çabuk olmayacak ama esas soru şu: Düzelme başladığında ne yapacağız? Çünkü bu dönemin geçici olduğunu biliyoruz.” Ardından gelen soru tahmin ettiğiniz gibi, Coca-Cola’nın ne yapmayı planladığı idi. Kent de şu an Coca-Cola’nın en büyük önceliğinin kalıcı kılınabilen yenilikçilik olduğunu belirtti. İş sürekliliğini sağlamak için kalıcı inovasyon. Bu amaçla üzerinde çalıştıkları projelerden birini anlattı. 2020 yılına dek, ürünlerini üretmek için kullandıkları suyun tamamını, aldıkları gibi temiz olarak geri dönüştürüyor olmayı hedeflediklerini söyledi. Çünkü dünyanın her yerinde su aldıkları köylerde kasabalarda yaşam sürekliliğini sağlamazlarsa kendilerinin de iş sürekliliğine sahip olamayacağını söyledi. İş sürekliliği hedefine yönelik olarak Coca-Cola’nın dünyanın heryerinde yeni şirketler satın aldığını, yatırımlar yapmakta olduğunu, ekonomideki düzelmeye hazırlık yaptığını belirtti.
Önceki makalelerimden birinde “Kalıcı Olmak” adlı kitaptan söz etmiştim. Tüm krizlere, savaşlara, felaketlere rağmen 50 yıldan fazla ayakta kalan firmaların sırlarını anlatır kitap. Görünüşe bakılırsa Coca-Cola da onlardan biri olmaya adanmış durumda. Bir başka seferinde de bu krizin son kriz olmayacağını hatırlatmıştım. Muhtar Kent’in bunun farkında olması şaşırtıcı değil, ne de olsa o dünyanın en büyük organizasyonlarından birinin lideri. Ancak hem farkında olduğuna, hem de bu farkındalığı üzerine harekete geçen bir lider olduğuna dikkat edin. Bu gerçekten az bulunur bir özellik. Bir düşünün: Çok büyük bir şirketin böylesine dinamik olması sizi şaşırtmıyor mu? İş sürekliliği mi? Coca-Cola’nın inovasyona ne ihtiyacı var ki? Zaten çok büyük, dünyaya yayılmış, tuzu kuru. Ama gelin görün ki Coca-Cola süreklilik derdinde, inovasyon peşinde.
Röportajın bir bölümünde Muhtar Kent ile TV habercisi bir markete girdiler. Kent, orada değişik ürünlerini değişik pazarlama yaklaşımları ile nasıl pazarladıklarını gösterdi. Pazarlamada yaptıkları inovasyon denemelerini anlattı. Tüketicinin çok hızlı değiştiğinden bahsetti. Bilgiyi kullanma şeklinin değiştiğinden bahsetti. Bağlantıya dayalı pazarlama, duruma dayalı pazarlama gibi kavramlar kullandı. Onu izlerken bir taraftan da Muhtar Kent’in bu bahsettiği kavramların hiç de büyük firmalara özgü olmadığını, büyük küçük tüm işletmeleri ilgilendiren temel kavramların, üzerinde beyin fırtınası yapılmış ve çok çeşitlendirilmiş hedef kitlelere uyarlanmasından başka bir şey olmadığını düşünüyordum. O gece Muhtar Kent’i izlemek müthiş bir iş geliştirme ziyafeti oldu benim için. Diğer taraftan ise KOBİ’leri düşünüyordum. Bırakın niş pazarlama yaklaşımlarını, pazarlamanın abc’si olan kavramları bile kullanmadan işletmesini ayakta tutmaya çalışan iş sahiplerini.

Lütfen bana kulak verin: Rahatlık bölgenizden çıkmak zorundasınız! İşletmenizin ne kadar küçük veya büyük olduğu önemli değil. Her iki halde de süreklilik garanti değil. Bunun için önce SİZ işletmenizin lideri olarak SİZ, alıştığınızın dışına çıkmak, kendinizi geliştirmek, yeni şeyler öğrenmek zorundasınız! Bilgi Çağı’nda geçerli olan tek şey bu: Yenilenebilme yeteneği. Durmadan yenilenmek. Sizi sağlam bastıracak olan tek şey bu. Kendinize güvenmekten bir an bile şüphe etmemenizi, şüphe ettiğiniz zamanlarda ise çabuk toparlanmanızı sağlayacak olan şey bu.
Muhtar Kent’i izlerken doğal olarak hissettiğim şeylerden biri gururdu. Türkiye’de şirketleşme tarihi şurada ne kadar ki ama artık Türk yöneticiler global şirketlerin dünya başkanlığına bile oturuyor. Tam da En Büyük Türk’ün hayal ettiği gibi. O, büyük nutkunda, sürekli olarak yeni bir yol bulmaktan bahseder. Herkes mandadan, toprak vermekten bahsederken O hep milleti esaretten kurtaracak yeni bir yol bulmayı savunur durur. İşletmenizi başarıya götürmek için yeni yollar bulmak bundan daha zor olamaz, öyle değil mi? İşte devrimcilerin yaptığı budur: Eski köye yeni adet getirmek. İşletmenizde devrim yaratacak kişi siz değilseniz kim?

Sorularınız/yorumlarınız için her zaman olduğu gibi e-posta adresim: subegum@ozgurkasifler.com


Diğer Makaleler
Reklama çok para harcıyoruz...
Üç altın adıma uyarsanız, çok farklı olabilir
Doğru insanları işe almada 5 adım -1
Doğru insanları işe almada 5 adım -2
Çalışıyoruz, ama hiçbir şey hallolmuyor gibi…
İşletmenizin Kullanım Kılavuzu Var mı?
İmdat! Ortağım beni anlamıyor!
Kârlılık: Elinizde mi değil mi?
İmdat! Çalışanlarım Kuralları İzlemiyorlar! – 1
İmdat! Çalışanlarım Kuralları İzlemiyorlar! – 2
İmdat! Müşteriler galiba memnun değiller!..
İmdat! Müşteriler galiba memnun değiller!.. -2
Fuar ziyareti yapmalı mı, yapmamalı mı?
En başarılı işletme olmanın ilk adımı
Müşteri kazanmanın beş basit sırrı
Özgür Kaşif Ruhu ile bomba gibi bir başlangıç
İş Geliştirme Çevrimi olmadan Innovasyon
İmdat!
İmdat! Kendimi lider gibi hissetmiyorum!
Kriz Aşısı 2: Bir KOBİ patronunun iç hesaplaşması
Bir KOBİ patronu 2009’u nasıl geçirmeli?
Batmak için ekonomik krize gerek yok!
İş Dünyasının Neo’ları ve Morpheus’ları

www.ostimgazetesi - Tüm Hakları Saklıdır. Omedya A.Ş. 2005
info@ostimgazetesi.com