Takur tukur değil, tıkır tıkır!
*Ülkemizde yoksulluğun bir yaşam tarzı olmaktan çıkması için; bu yaşam tarzı üzerinden rantçı ve yıkıcı şebekeler kurulmaması için sanayiciden, üreticiden, üretimden, istihdamdan, ilimden, irfandan, mesleki eğitimden yana kafa yorulmalıdır.
Yoksullarla Dayanışma Haftası kapsamında OSTİM OSB’de düzenlenen seminerin konuşmacısı Ostim’den başlayarak kamu ve özel kesimde KÜMELENME projesinin bir nevi öncüsü olan ve bu kavram üzerine gönüllü misyon üstlenen Çankaya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ziya Güvenç’ti. Güvenç, yoksulluğu bitirmenin, bölgesel kalkınma ve ekonomik bağımsızlığın ancak kümelenme ile sağlanacağı görüşünde. “Kümelenme nedir” sorusuna şu yanıtı veriyor: “Kümeleşme, bölgesel kalkınma için, refah düzeyini yükseltmek için, yüksek teknolojiye ulaşmak için, kısacası gelecekte de var olabilmek için bir kalkınma modelidir, bir araçtır.” Değerli hocamız, ‘kümelenme’ ile ‘yoksulluk’ arasındaki bağlantıyı da şu dizelerle ifade ediyordu:
“Fakirlik ve yoksulluk asla kader değildir Bir yaşam tarzıdır ve bizlerin tercihidir Yoksul ülkelerin umudu, kümeleşmededir Kümeleşmeyi beceremeyenler, yoksullukta kümeleşir.”
Prof. Güvenç’e göre, ‘yoksullukta kümeleşmek’ istemiyorsak, krizlerde firmalarımızın ayakta kalmasını istiyorsak; adı başka da olsa sektörlerin ve yerel aktörlerin “güç birliği”, “birlikte rekabet” gibi kavramları öğrenmesi; hayata geçirmesi gerekiyor. Kümeleşme kavramına (artık) hükümet, devlet, bakanlıklar ve bağlı kuruluşlar sahip çıkıyor. Ortak bir tanım, ortak bir teşvik sistemi için yavaş da olsa bir çabanın içindeler. KÜMELEŞME sürecinde rol alması gereken aktörler şunlar:
Şirketler (OSB’ler) Eğitim kurumları (Üniversiteler, YÖK) Finans kurumları (DPT, KOSGEB vb) İşletme servisi kurumları Odalar, birlikler Yerel Yönetimler, Milletvekilleri İlgili Bakanlık Bu aktörlerin KÜMELEŞME projelerinde daha etkin rol alması temenni ediliyor, umuluyor, bekleniyor… Çünkü bu bir bölgesel kalkınma çabası; bu çabaları hiçbir yerel yöneticinin, oda ve birlik erkinin, ilgili bakanlıkların, milletvekillerinin görmezden gelme lüksü olmamalı... …
Orta Anadolu İhracatçılar Birliği Makine Tanıtım Grubu’nun Türk makine sektörü için başlattığı ve ünlü işadamlarımızın da rol aldı reklam kampanyası “TIKIR TIKIR” başladı. Kampanya nedeniyle düzenlenen basın toplantısında Tanıtım Grubu Başkanı Adnan Dalgakıran, “Türk makineleri tıkır tıkır çalışıyor. Ancak sadece makinelerin tıkır tıkır çalışması yetmez. Ülkede sistemin de tıkır tıkır çalışması gerekir; takur tukur değil” diyerek gönderme yapıyordu…
Umalım ki 2010 yılı sistemin, kurum ve kişilerin “tıkır tıkır” çalıştığı bir yıl olsun.
|