|
|
|
Güle güle 2005
20.yüzyılı geride bırakıyoruz, 2000’li yıllar başlıyor derken; 2005’i dahi yolculadık ve 2010’a doğru hızla ilerliyoruz. Her ne kadar klasik olacak olsa da; acısıyla, tatlısıyla, kritik gelişmeleriyle bir koca yılı daha geride bıraktık. Çeşitli ekonomi gazete ve dergilerinde yazan bir kişi olarak, bilenler bilecektir, Ocak aylarında hep geçen yılın önemli olaylarını yazagelmişimdir yıllardan beri. Yine aynısını yapacağım ama bu kez sadece ülkemizin önemli olaylarından bahsetmeyi istiyorum. Sebebi ise, Türkiye’de öylesine çok ilginçlik yaşadık ki bu yıl zaten dolu dolu bir yazıyı buna ayırmak daha cazip geldi. Haydi bakalım olaylara hep birlikte.
AB İLE TAM ÜYELİK MÜZAKERELERİ’NE RESMEN BAŞLANDI
Avrupa Birliği 2005’te de Türkiye’nin en önemli gündem maddesini oluşturdu. Türkiye, 3 Ekim’de Avrupa Birliği ile resmen müzakerelere başlayarak 42 yıllık Avrupa serüveninde önemli bir adımı nihayet atmış oldu.
KÜRT SORUNU
Başbakan Erdoğan, bir bildiri ile terör örgütü PKK’ya silah bırakma çağrısı yapan “bir grup aydını” Başbakanlık’ta kabul etti. Erdoğan , “Kürt sorunu ya da daha pek çok başka sorun, bizim için demokratikleşme sorunudur” dedi. Erdoğan, Diyarbakır’da yaptığı konuşmada, “Kürt sorunu benim sorunum ve bu sorunu daha çok demokratikleşme ile çözeceğiz” diye konuştu.
ŞEMDİNLİ’DE YAŞANAN SUSURLUK OLAYI
Hakkari'nin Şemdinli İlçesi'nde 9 Kasım’da eski bir PKK’lının işlettiği Umut Kitapevi'nde patlayan bomba, Susurluk türü ilişkileri akıllara ve tekrar gündeme getirdi. Bombayı koyduğu öne sürülen PKK itirafçısı, kendisini jandarma aracında bekleyen iki astsubayla kaçmak isterken halk tarafından yakalandı.
MALATYA’DAKİ ÇOCUK İŞKENCELERİ
Malatya Çocuk Yuvası'nda kalan 0-6 yaş grubu çocukların “bakıcı anneler (!) ” tarafından şiddetlice dövülmeleri ve hakaret ile işkence görmelerinin bir televizyon kanalında yayınlanması Türkiye'yi ayağa kaldırdı. Soruna Hükümet de duyarlı yaklaşarak gerekli tedbirleri aldı.
KADINLAR GÜNÜ’NDE KADINLARA POLİS DAYAĞI
8 Mart Kadınlar Günü nedeniyle muhtelif yerlerde gösteri yapan gruba polis biber gazı ve coplarla müdahale etti. Kalabalığı dağıtmak için şiddet kullanan polis, yerlere düşün kadınlara tekme-tokat saldırdı. Bu olay yerli-yabancı medya organlarında polisin kadınlara dayağı şeklinde yer aldı. Polisin tutumu kamuoyunun, AB’nin, dış dünyanın yanı sıra AKP’ler ve kimi bakanların da tepkisini topladı. Ancak sadece Başbakan Erdoğan, herkesten farklı olarak, medyanın olayı AB’ye ve dünyaya ihbar ettiğini öne sürdü. Olaya karışan polisler hakkında dava açıldı.
SAHTE İÇKİ OLAYLARI
Türkiye’de sahte içki can aldı. Başta İstanbul, İzmir, Antalya gibi büyük ve turistik kentlerde olmak üzere pek çok yerde binlerce şişe rakı, şarap, viski, şampanya ele geçti. Sahte içki imalathanelerine baskınlar yapıldı.
Zanlıların bazıları hakkında müebbet hapis istemiyle dava açıldı. İlk olay, İstanbul Gaziosmanpaşa'da satılan sahte rakının aralarında lokanta sahibinin de bulunduğu ve 6 kişinin ölmesiyle ortaya çıktı. Bir firmanın piyasadan rakılarını toplayıp bilyeli kapakla yeniden sunması da çare olamadı.
ALT KİMLİK-ÜST KİMLİK TARTIŞMALARI
Başbakan Erdoğan, Şemdinli olaylarından sonra burada yaptığı konuşmada "Türk, Kürt, Çerkez, Laz aklınıza ne gelirse, hepsi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını üst kimliği altında bir ve beraber olacağız” demesi, alt kimlik-üst kimlik tartışmalarını başlattı. Tartışma uzun süre, gerek aydınlar, gerekse halk arasında tartışma konusu yarattı. Konunun gündemden kolay kolay düşmeyeceği ve devam edeceği görünüyor.
TÜRBAN TARTIŞMALARI
Türbanlıların ve imam hatip mezunlarının üniversiteye girmeleri konusu aralıklarla gündemde yerini korudu. Anayasa Mahkemesi Başkanı ile TBMM Başkanı arasındaki söz düellosu, imam hatiplere açık öğretim lisesi yoluyla üniversite hakkı ve nihayet AİHM Büyük Dairesi’nin Leyla Şahin’in temyiz talebini reddetmesi de yine önemli olaylardan birisini oluşturdu.
REKTÖR YÜCEL AŞKIN
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde tıbbi cihaz alımı ihalesinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla tutuklanan Rektör Prof. Dr. Yücel Aşkın, 76 gün hapishanede yattı. Yılın son günlerinde yapılan duruşmada tahliye edildi. Rektör, tarihi eser kaçakçılığı iddiasıyla yargılandığı davada ise ilk duruşmada beraat etti. Yücel Aşkın tutuklanması, hükümet ile akademik çevreler ve iş dünyasını karşı karşıya getirdi. TÜSİAD ile Başbakan özellikle bu konuya bakış açılarındaki farklılık sebebiyle belirli bir süre gerginlik yaşadı.
YENİ TCK YÜRÜRLÜĞE GİRDİ
79 yıldır yürürlükte olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) yerini 1 Haziran’da 5237 sayılı TCK’ya bıraktı. AB’nin de çıkmasını zorunlıu koyduğu yeni TCK, ‘Avrupai’ birçok yeniliği içeriyor.
ORHAN PAMUK DAVASI
Yazar Orhan Pamuk'un, “Türklüğü alenen aşağılamak” iddiasıyla yargılandığı davaya başlandı. Ancak davada ilginç gelişmeler oldu ve mahkeme eski TCK’ya göre yargılanan Pamuk için davayı durdurup Adalet Bakanlığı’ndan görüş beklerken, Yargıtay, bu konuda içtihat niteliğinde bir karar verdi.
İÇKİ YASAĞI VE KIRMIZI SOKAK
Kamuoyunda “kırmızı sokak” diye anılan içkili yerlerle ilgili tartışma, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün, görüş sorması üzerine İçişleri Bakanlığı tarafından 14 Ekim'de hazırlanan genelge ile ortaya çıktı.
ALTERNATİF ERMENİ KONFERANSI
Türkiye’de ilk kez resmi görüşün dışında Ermeni sorunu bir konferansla tartışmaya açıldı. Boğaziçi ile Sabancı üniversiteleri Ermeni konferansı yapmayı kararlaştırmışken, Bakan Çiçek, “bu Türk milletini arkadan hançerlemektir” deyince konferans planı suya düştü. İkinci konferans girişimi idari mahkemeden dönünce, konferansın yapılması için yol gösteren de yine Bakan Çiçek oldu; ve bu tartışmalar da 2005’e damgasını vuran önemli olaylardan birisi oldu.
|
|