» 
»
 

"Bütün Riskler Üretim Tarafında"

Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) üyeleriyle sohbet toplantısında bir araya gelen OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın, “Üretim esastır. Para tarafı niye risk almıyor? Bütün riskler üretim tarafında.” dedi.

OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın, KOSGEB desteklerinden KOBİ’lerin faydalanamadığını dile getirerek, Türkiye’nin itici gücü olan KOBİ’lere finansman sağlayan KOSGEB’e ayrılan kaynağın yeterli olmadığına dikkat çekti. Aydın, “Üretim esastır. Para tarafı niye risk almıyor? Bütün riskler üretim tarafında.” dedi.

Aydın, Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) üyeleriyle sohbet toplantısında bir araya geldi. Üretimin önemine dikkat çeken Aydın, devletin bir stratejisi olması gerektiğini; metro, tramvay, tribün gibi projelerin başlangıcına mutlaka devletin dokunması gerektiğini belirtti.

Metro ihalesi
Ankara’da Çinli CSR firmasının kazandığı yüzde 51 yerli katkı şartlı metro ihalesine değinen Aydın, “Ancak ihale süreci düzgün takip edilemediği için ihale iptal edildi. Toplam 324 araçtı, 50 tanesi geldi. Öbür tarafı iptal oldu.” dedi. Çinli firmanın Ankara, Sincan’da fabrika kurma faaliyetlerinin hatırlatılması üzerine Aydın, burada yerli üretim yapılmadığını aktardı. Aydın, “Türkiye’nin alacağı hızlı trenlerde yerli katkıyı herkes kabul etti. Bu sadece raylı sistemlerde değil, her alanda uygulanabilir.” dedi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın, Kamu İhale Kurumu Kanunu’nda bir değişiklik yaptığını hatırlatan Aydın, “Sanayi İşbirliği Programı diye bir yönetmelik çıktı. Bunun uygulanması için takipteyiz. Bu düzgün uygulanırsa başlangıç olarak Türkiye’deki dış açığın kapatılması, Türkiye’ye teknoloji transferi ve Türkiye’nin katma değeri yüksek ürün üretmesi ve milli gelirde 10 bin dolar seviyesini aşması için bir fırsat olabilir. Ancak, şu an bürokraside bunu yapmaya hazır bir yapı yok. Biz bu yönetmeliğin çıkışında aktif görev aldık. Uygulanmasını heyecanla bekliyoruz.” dedi. Her alanda bunun uygulanabileceğini vurgulayan Aydın, yerli katkı payının arttırılabileceğini söyledi.

“Sanayileşmeyi takip eden ayrı bir başlık olmalı”
Sanayileşme politikalarının yazan ve takip eden ayrı bir başlığın olması gerektiğinin altını çizen Aydın, “Sanayileşme diye ayrı bir başlığın olması lazım. Şu anda var ama bu tek baştan olmalı. Sanayileşme Müsteşarlığı gibi.” dedi.

Türkiye’ye yatırım şartı getirilmeli
Türkiye’nin hidroelektrik santralleri dışarıdan aldığını hatırlatan Aydın, yurtdışından bir ürün veya bir teknoloji alındığında firmanın Türkiye’de yatırım yapma şartının konulması gerektiğini kaydederek, şunları söyledi: “Şunu diyebilmek lazım. Paneli satın alıp ben çiftçiye vereceğim. Satın alırken de şunu söyleyeceğim; benim Türkiye’de şu kadar panel ihtiyacım var, bir firmadan alacağım ama şartım şu; bu firma gelecek Türkiye’de yatırım yapacak. Bunu diyebilmek lazım. Çin bunu yapmış. Airbus’a bile söylemiş bunu. Bu model tüm dünyada var. Zaten alıyorsun. O zaman firma, benim Türkiye’ye yatırım yapmama değecek bir talep var diye düşünecek. Bir paradigma değişikliği gerek” dedi. Tarım Bakanlığı, Çevre Bakanlığı ve Enerji Bakanlığı ile görüştüklerini söyleyen Aydın, herkesin çok ilgilendiğini belirtti. Aydın, “Türkiye’nin paneli niye yok sorusunu kendisine sorun olarak tanımlayan bir yer yok. Bu konu bizim gündemimizde.” dedi.

“Stratejik bir özelleştirmeyle TEMSAN, Siemens olabilir”
Programda rüzgar türbinlerinin, hidroelektrik santrallerinin Türkiye’de yapılması için ilgili kurum olarak Enerji Bakanlığı ve Türkiye Elektromekanik Sanayi Genel Müdürlüğü’nün (TEMSAN) isminin geçtiğini aktaran Aydın, enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için 10 kalemde TEMSAN’ın ismi geçtiğini bildirdi. Aydın, TEMSAN’ın özelleştirilme kararı alındığını hatırlattı. Aydın, “Almanya hızlı trenlerini yapmak için iki firma görevlendirmiş, biri Siemens, biri Bombardier. İşi bölüşmüşler, hızlı trenlerini yapıyorlar. Türkiye’ninkini de yapmak için uğraşıyorlar. Yukarıdan aşağıya inen bir yapı var. TEMSAN, Siemens olabilir. Ama devlet bunun bir yerinde olsun dediğin zaman, devlet bu işlerle uğraşmıyor diyorsun. O zaman gidip Siemens’ten satın alacaksın. Stratejik bir özelleştirme yapılsın istiyoruz. Stratejik bir özelleştirmeyle Siemens olabilir.” diye konuştu.

“Bütün riskler üretim tarafında”
Her şeyin paranın kurallarına göre düzenlendiğine işaret eden Aydın, “Üretim esastır. Para tarafı niye risk almıyor? Bütün riskler üretim tarafında.” dedi. Döviz kurundaki son gelişmeleri de değerlendiren Aydın, “İnşallah fabrika kapanmaz, dolardan hepimiz korkuyoruz.” dedi.

“İnovasyondan bahsediyoruz ama ağacı bile dışarıdan alıyoruz”
Öncelikli Dönüşüm Programı’na da değinen Aydın, programda çok güzel başlıkların olduğunu, hangi kurumun ne yapacağının çok iyi belirlendiğini söyledi. Yerli üretimin de önemli olduğunun sıkça vurgulandığını söyleyen Aydın, “Kalkınma Bakanlığı olarak bu programı yazdınız, seni dinleyen, söylediklerini uygulayan var mı? Yok! Bir de büyük laflar ediyoruz; inovasyon, katma değeri yüksek ürünler, uzay falan… Ağacı satın alıyorsun, ağacı! Ağaç için bir teknolojiye gerek var mı? Ağacı alan adam senin programını okumuyor, uygulamıyor. Ben Ankara Kalkınma Ajansı’nın yönetimindeyim. Ankara’yı nasıl kalkındıracağız, deniliyor. Ağacı dışarıdan alırsan nasıl kalkınacaksın?” diye konuştu.

“KOSGEB’e bir stadyuma verildiği kadar para verilmiyor!”
KOSGEB desteklerinden KOBİ’lerin faydalanamadığını vurgulayan Aydın, “KOSGEB’in kaynağı ne kadar? Bir stadyuma verdiğimiz kadar KOSGEB’in kaynağı yok. 3 milyon adet muhatabı var KOSGEB’in. KOSGEB’e verilen kaynak 350 milyon TL. Stadyum yapıldı, 700 milyon TL para verildi.” dedi.

Kaynak: Dünya Gazetesi

HABERE AİT FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş YORUM YAZIN

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *