» 
» 
Gelecek İçin Üretim

Gelecek İçin Üretim

Korhan GÜMÜŞTEKİN

Üretim, ülkelerin kalkınma ölçütlerinin temel noktasını oluşturuyor. Gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomiler bu kavramı referans noktası olarak ele alıyor.

Yakın bir süre önce Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı görevine başlayan Sayın Fikri Işık, OSTİM temaslarında bu gerçeğin altını bir kez daha çizdi. OSTİM’in kaydettiği gelişimden oldukça memnun olduğunu dile getiren Bakan Işık’ın şu sözlerini çok önemli buluyorum: “Türkiye’nin geleceğinin üretimdedir. Birinci önceliğimiz yerli üretimdir.”

Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu’nun 27. Toplantısı’nda, tıbbi cihaz ve tıbbi malzeme ihtiyacının yüzde 20'sinin, yurt içi ilaç ihtiyacının da yüzde 60'ının yerli üretimle karşılanması yönünde alınan karar da Sayın Bakan’ın sözlerinin teyidi niteliğindeydi.

Sayın Fikri Işık’ın dikkat çekici bir diğer açıklaması ise ihracata ve OSB’lerin fonksiyonlarına yönelik oldu. Türkiye’deki OSB modelinin dünyaya örnek bir model olduğunu vurgulayan Işık, ihracatın önemini ise aynı büyüklükte olan firmalardan; ihracat yapanın yapmayana göre iki kat fazla kar ettiği örneğiyle ortaya koydu.

BM’deki alım potansiyeline dikkat
Bu ayki sayımızın öne çıkan başlıklarından biri de Birleşmiş Milletler’in (BM) küresel tedarik politikasıyla ilgili. 15 milyar doların üzerinde bir potansiyeli olan BM alımlarında ülkemizin payı ne yazık ki çok düşük; Türkiye, 2013 yılında BM’ye binde 2,5’luk orana karşılık gelen 7,5 milyon dolarlık ürün ve hizmet sağladı. OSTİM’in ev sahipliğinde gerçekleşen seminerde bilgiler veren BM uzmanları, bu durumun nedenini “BM usül ve esaslarının fazla bilinmemesi” şeklinde gösterdi ve Türk firmalarını bu olanaktan daha fazla yararlanmaya davet etti.

Yan sanayi mühendislikte de kullanılacak
Türkiye, savunma sanayinde çıtayı iyi bir seviyeye getirdi, uluslararası kimliğe kavuştu. Bu atmosferi, küme çalışmalarını yakından izleyen biri olarak net bir şekilde hissediyorum. Sektörde “ATAK”a geçen ülkemizin bu başarısında hiç kuşkusuz Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın (SSM) katkıları çok büyük.

OSTİM’de firmalarla bir araya gelen SSM Müsteşar Yardımcısı Sayın Sedat Güldoğan, rekabet gücü her geçen gün artan sektör için, “Türkiye 2023’e gidecekse teknolojik sıçramayı savunma sanayi üzerinden yapacak, diğer sektörleri de savunma sanayi modeli üzerinden düzenleyecektir.” sözleriyle ikinci turun başladığını belirtti. Pastayı büyütmeyi hedeflediklerini kaydeden Güldoğan, sadece üretim değil mühendislik işlemlerinde de yan sanayinin kullanılmasının gündeme alındığını söyledi.

Çekler de raya girmek istiyor
Dünya genelinde geleceği en parlak sektörlerden biri olarak gösterilen raylı sistemlerdeki gelişmeler hızlı bir seyirde. Türkiye başta olmak üzere bölgemizde de bu sektörde hatırı sayılır bir pazar hareketliliği yaşanıyor. Kısa ve uzun vadede yapılacak yatırımlar yabancıların iştahını kabartıyor.

Yurtdışı raylı sistem STK’larının bu amaçla, ülkemizde ilk temas kurduğu kurumlardan biri Anadolu Raylı Ulaşım Sistemleri Kümelenmesi (ARUS) oluyor. Almanya, İsviçre, Japonya’nın ardından Çek Cumhuriyeti de niyetini açıkça seslendirdi. Ülkemizde iş yapmak isteyen Çek Cumhuriyeti Raylı Sistem Üreticileri Birliği (ACRI) üyeleri, Türkiye’deki raylı sistem projelerini yakından takip ettiklerini, yüzde 51 yerli katkı kuralına saygı duyduklarını ve sadece mal satmak için değil uzun soluklu, sürdürülebilir bir ticari birlikteliğe işaret ettiler.

Türk sanayisi üretmeye ve kabuk değiştirmeye devam ediyor, dünyadaki gelişmelerden geri kalmak istemiyor. Bunun için başta devlet mekanizmalarının desteğine ihtiyaç duyan tüm sektörler, ortak hedeflere; ortak payda ve ortak bilinçle ilerleme arzusunda.

Başarının büyüklüğü; isteğin gücüyle, hayalin büyüklüğüyle ve yol boyunca hayal kırıklığının nasıl aşıldığıyla ölçülür.

Robert Kiyosaki

twitter.com/KorhanGumustkn

OSTİM GAZETESİ PDF ARŞİVİ İÇİN TIKLAYINIZ

7 Temmuz 2014 Pazartesi 16:29
Tüm Yazıları

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *