» 
» 
Hz. Yusuf Kıssasından Bugünkü Dünya Ekonomisine Metaforik Yaklaşım

Hz. Yusuf Kıssasından Bugünkü Dünya Ekonomisine Metaforik Yaklaşım

Abdullah ÇÖRTÜ

Ülkemizde bir anda bazı şeyler olumsuz gitmeye başladı. Oysa son on yıldır işlerin iyi gittiğini düşünüyorduk. En çok da siyasi istikrarımıza güveniyorduk. Ekonomik başarımızın arkasında siyasi istikrar vardı. Türkiye bölgesinde parlayan bir yıldızdı. Lider ülkeydi. Türkiye’nin bu imajıyla dünyada sağlam sığınak ve yüksek kazanç arayan sermaye aynı konjonktüre rastlayınca bolluk içinde bir on yıl yaşadık. Bu süreç ilelebet sürdürülemezdi. Nitekim dünyadaki bir çok ülke daralmaya gitti. Özellikle ABD başta olmak üzere zengin ülkelerin piyasayı daha az fonlamaları bizim gibi ülkelerin tamamını etkiledi. Dünya küçüldüğü için artık ülkeler genel konjonktürden bağımsız hareket edemiyorlar. Dolayısıyla “dış güçleri sorumlu tutmak” ya da “değerli yalnızlığı seçmek” gibi tercihler dünya gerçekleri ile uyumlu değil. Nitekim Paul Krugman New York Times’daki köşesinde Türkiye’deki sorunun kaynağının batılı ülkelerin kemer sıkma politikaları olduğunu söylüyor. Krugman bir adım daha ileri gidiyor ve Türkiye’de yaşanması muhtemel sıkıntının bölgeyi de etkileyeceğini söylüyor.

Dünyadaki bu durum bana Yusuf Peygamberin kıssasını hatırlatıyor. Zaten Kuran-ı Kerim, Yusuf kıssasını anlatmaya başlarken bu kıssada ilgi duyan herkes için ibretler olduğunu söylüyor. Yusuf Peygamber rüya yorumlamanın ötesinde olayları ve sözleri yorumlamakta maharet sahibiydi. Nitekim bu özelliğiyle kölelikten vezirliğe yükselmiştir.

Mısır Meliki’nin gördüğü rüyayı şöyle yorumluyor: "Tarlanızı boş bırakmaksızın yedi sene boyunca ekip biçin. Hasat ettiğiniz zaman da ihtiyacınız için ayıracağınız az bir şey hariç, geri kalanını başağıyla bırakın. Bunun ardından gelen yedi kurak yıl, tohumluk olarak ayırdığınız az bir kısmı hariç hepsini yer bitirir. Bundan sonra da insanların bolluğa kavuşacakları bir yıl gelir."

Mısır Meliki’nin rüyasını yorumlayan Yusuf Peygamber yönetime getirilir. Yedi yıl süren bolluk döneminde ekonomide tasarruf oranını artırır. Ülke kaynaklarını en verimli şekilde değerlendirir. Bugünkü anlamda yerli imalatı güçlendirecek bir plan ve strateji uygular. Kısaca ülke kendi kaynaklarına dayanmaktadır. Nitekim sonraki yedi yılda gelen kıtlık döneminde tüm komşu ülkelerin yardım taleplerine cevap verir. Onlara ürün ihracatı yapar. Mısır öyle bir cazibe merkezi haline gelir ki komşu ülkeden kardeşleri bile ürün almaya gelirler. Artık Mısır diğer ülkelerin mal almak için koştuğu bir ülkedir.

Kuran-ı Kerim’de kıssaları anlatılan peygamberler içinde hayatı bir sure içinde ayrıntılı olarak anlatılan tek peygamber Hz. Yusuf’tur. Ve Kuran, bu kıssada ilgi duyan herkes için ibretler olduğunu söylüyor. Meraklıları mutlaka tamamını okuyacak ve farklı yorumlara ulaşacaktır. Ancak bana göre Yusuf Peygamberin kıssası gösteriyor ki bolluk dönemleri sürekli değildir. Kıtlık dönemine hazırlık yapmak lazımdır. Konjonktürel hareketler bilgili yöneticilerin idaresinde ülkeleri cazibe merkezi haline getirmektedir. Dünyada sermaye bolluğunun sona erdiği bu konjonktürde bakalım hangi ülkeler cazibe merkezi olacak…

2 Mayıs 2016 Pazartesi 12:24
Tüm Yazıları

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *