» 
» 
İçeriden ve dışarıdan gelişmeler ve yazın yazma sanatı

İçeriden ve dışarıdan gelişmeler ve yazın yazma sanatı

Cüneyt ÖRKMEZ

Gelişmeler, aktüalite, toplumsal sorunlar, konular, beklentiler, yapılması gerekenler, yanlış yapılanlar, nasıl doğrusunun yapılacağı yönünde öneriler… Biraz edebi, biraz bilgi yoğun yazılar, makaleler. Her biri ayrı bir değer her biri ayrı bir düşün ürünü. Kolay değil yazmak. Aslında zorlamaya da gelmeyecek kadar önemli bir iş. Bazen okumak zor oluyor bazı yazılanları. Yazılanlar diyorum, çünkü “yazı” denemeyecek kadar yazılmış. Hiç okunamayanlar var. Okumak güzeldir, herkes okuyabilir, ama yazmak çok ayrı, herkesin yapamayacağı cinsten bir iş, bir eylem. Hani sayfayı doldurmuş, yeri sağlam ama okunmuyor. Tatsız, tuzsuz anlamsız… Yazanı bile yazarken sıkılmış olmalı diye düşündüren cinsten. Akılda kalıcılık, akıcılık, keyif veren yönü önemli bir yazının, ama sonuna kadar okunabilmesi çok daha önemli. Hele yazın yazıyorsan o zaman daha dikkatli olmalısın.

Yaz ayının yazarları olarak işimiz zor. Özellikle cayır cayır yanan İzmir’den yazmak. Sıcak bir yaz yaşıyoruz. Çalışma ilişkileri açısından iş iletişimi, ramazan ve yazla birlikte rehavet noktasında. İç ve dış gelişmeler yazın daha sıcak hissedilmesine neden olabiliyor.

Politikanın içi dışı kalmadı. Türkiye sanki dünyanın ortası gibi bir hisse kapıldım bu yaz. Nasrettin Hoca’ya sormuşlar dünyanın ortası neresidir diye. “Tam burasıdır” demiş. İnanmayanlar içinse “isterseniz ölçün” diye kolay bir yol önermiş! Burası Türkiye ve burası dünyanın ortası. Orta yerde neler olduğu da tabi ki tüm dünyayı ilgilendiriyor. Orta’nın doğusu son dönemde oldukça karışık. Bu karışıklık dışarı bakarken içeriyi unutma anlamı taşımıyor bizim açımızdan. Yani bildiğimiz resmi tarih bize bulunduğumuz coğrafyada sürekli bir hareketin var olduğunu gösteriyor. Şimdiye kadar durmayan afacan çocuğu şimdiden sonra yerinde tutamazsınız. Oyuna davet eden bir tarafı var bu coğrafyanın. O yüzden ta uzakların bile ilgisini çekiyor orta doğunun oyun kültürü. İdare edip gidilecek. Bu saatten sonra evimizi değiştiremeyeceğimize göre evimizi, ideallerimizi, ihtiyaçlarımızı göz önünde bulundurarak daha yaşanılır kılmak için çalışmaya devam edeceğiz. Bu ülkenin çok güzel değerleri var ve bu sayede sorunlarının üstesinden gelecektir.

İş dünyası açısından baktığımızda orta yerde meydana gelen gelişmelere iyimser ve telaşsız bakabilme anlayışının yerleştiğini görüyoruz. Bunca toz bulutu arasında, bunca uğraştıran gelişme varken yine de bir sağduyu ikliminin yerleşmiş olması kolay bir şey değil. Dünya ekonomisinde genel olarak yaşanan durgunluğa rağmen Türkiye’nin kendi ekonomisinin güçlendirmek adına almış olduğu kararları uygulamaya koyması bir anlamda durgunluk sonrası güçlü bir Türkiye’nin altyapısını kurma anlamı taşıyor. Terör, Suriye sorunu yaz boyu hem iç hem dış niteliği olan gelişmeler olarak gündemdeki yerini korudu. Bu sorunları asla küçümseyemeyiz. Ancak büyük ülke, sorunlarının varlığına rağmen gelişme yolundan geri adım atmayandır. Ülke çıkarlarımızı asla göz ardı edemeyiz. Bu inanılmaz bir hata olur. Bu bakış açısının toplumu temsil eden kesimler tarafından ortak bir anlayış olarak benimsenmesi bizi güçlü ülke yapacak önemli bir bakış açısı olacaktır.

Bu günün sorunları ile başa çıkmada ekonomik gücün ne derece önemli olduğu tartışmasız bir gerçek. Orta yerde yaşanan gelişmeleri birbirimize zarar verecek bir politika malzemesi haline dönüştürmek bize hiçbir yarar sağlamayacağı gibi asıl hasarı ekonomiye verecektir. Bir yanda yüksek yoğunluklu çatışmaya ve tartışmalara açık sıcak bir yaz, diğer tarafta işin gücün bitmediği bir piyasa. İşten korkumuz yok ama uğraşılarımız huzura yarasa çok daha sevineceğiz. Buna her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.

2 Mayıs 2016 Pazartesi 11:52
Tüm Yazıları

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *