» 
»
 

İstikrar İçin Uyum Şart

İş dünyası seçimin ardından kırmızı çizgisini çekti.

Türkiye, 7 Haziran’da sandık başına gitti… 13 yıldan bu yana tek başına iktidarla yönetilen ülkemiz, gerek siyasi gerek ekonomik gerekse sosyo-kültürel anlamda mesafeler aldı. Bu süreç içerisinde dünyadaki ekonomik gelişmeler, Ortadoğu odaklı koşullar küresel anlamda dengeleri etkiledi. Türkiye, bu manzara içinde ekonomi başlığını adeta fırtınalı denizde yüzdürmeye çalıştı. Cari açık, ihracat, üretim, KOBİ, teşvik gibi enstrümanları geliştirmeye gayret gösterdi.

Yine bu zaman diliminin son 2-3 yılında kalkınma odaklı faaliyetler, küresel işbirlikleri ve kamu alımlarında yerli katkı yönünde adımlar kayda değer bir bakış oldu.

Son seçimler ülkemizde artık “uzlaşı”nın egemen olması yönünde irade ortaya koyuyor; koalisyon yolunu zorunlu hale getiriyor. Halkımızın tercihi bu yönde oldu. Eski karamsar günlerin yaşanmaması ve ülkemizin istikrarının sürdürülebilir olması için siyasi düzenin acilen kurulması gerekiyor. Bu olmazsa zorunlu adres yine “sandık” olacak.

Tüm bu yaşananlar içerisine sanayi bir tek şeye inanıyor: İstikrar…
İş dünyasında seçimin ardından oluşan beklentilerin merkezinde; zaman kaybetmeksizin kolların sıvanması, hükümetin kurularak programının açıklanması yer alıyor.
Özetle; 13 yıldır artısıyla eksisiyle ülkemiz alanda bir istikrar çizgisi yakalandı. Bunu devam ettirip KOBİ'lerin, sanayicinin, yatırımcının motivasyonu yüksek tutulmalı ve ülke ekonomik çıkmaz uçurumuna yuvarlanmamalı.

M. Rifat Hisarcıklıoğlu - TOBB
“HEPİMİZ AYNI GEMİDEYİZ”

Türkiye güçlü ve sağlam bir demokrasi geleneğine sahip olduğunu bir defa daha ortaya koymuştur. Türkiye’de son 14 ayda üç farklı seçim süreci yaşadık. Şimdi yoğun seçim gündemini geride bırakarak, hep birlikte ekonomiye ve yapısal reformlara odaklanmalıyız. Zira küresel iktisadi ortamın belirsizliklerle dolu olduğu bir durumda, içeride bize özgü ek belirsizliklerin ortaya çıkması ülkemiz için olumlu olmayacaktır. Hepimizin aynı gemide olduğunu unutmadan, uzlaşı içinde birlikte çalışarak, diyalog ve ortak akıl ile tüm meselelerimizin üstesinden gelebiliriz. Önümüzdeki bu süreçte herkesin, milletin verdiği mesajı doğru algılamasını ve ülke menfaatlerinin ön planda tutulmasını bekliyoruz.

Nurettin Özdebir - ANKARA SANAYİ ODASI
“UZLAŞMACI TAVIR BEKLİYORUZ”

Büyüme, yüzde 1,5-1,7 oranlarında değişen beklentilerin oldukça üzerinde gelmiştir. Bu büyümenin iç talep artışından kaynaklandığını görüyoruz. Bu tabii ki memnuniyet vericidir. Ancak, iç talep artışının yılın geri kalan bölümünde devam edip etmeyeceğini şimdiden kestirmek zor. Bizi en fazla ilgilendiren konu yatırımların, özellikle imalat sanayinde devam etmesidir. Gelecekteki büyümemizi ancak yatırımlarımızı artırarak sürdürebiliriz. Dünya ekonomisinde ve finansal piyasalarda yaşanacak olumsuzluklar da büyümemizi olumsuz etkileyecektir. Seçimlerin ardından ortaya çıkan siyasi belirsizlik bir an önce aşılmalı. Aksi takdirde bu yılı da kaybetmiş olacağız. Bu nedenle tüm siyasi partilerin uyumlu ve uzlaşmacı bir tavır sergilemelerini bekliyoruz.

Salih Bezci - ANKARA TİCARET ODASI 
“GÜNDEM EKONOMİYE DÖNMELİ”

İstikrar için tek parti iktidarı bekleniyordu ancak sandıktan çıkmadı. Bu durumun ekonomik dengeleri etkilemesine izin verilmemeli ve bir an önce gündemimiz ekonomiye dönmeli. Sandıktan çıkan ortak akıldır. Vatandaşın seçimidir, saygı duyulmalıdır. Demokrasilerde çarelerin tükenmediğini biliyoruz. İş alemi olarak hem kendi adımıza hem de çalışanlarımız adına bir an önce gündemin ekonomiye dönmesi gerektiğini de biliyoruz. Türkiye’nin istikrarlı bir yapı oluşturması gerektiği ortadadır. Güçlü ekonomi, güçlü Türkiye isteniyorsa bu ideali gerçekleştirecek bir siyasi irade oluşturulmalıdır. Türkiye eldeki bu sonuçlarla da en iyi tabloyu oluşturacak birikim ve enerjiye sahiptir. Dileğimiz odur ki, bu süreç ekonomiyi kaosa sürüklemeden aşılır ve siyasi denge sağlanır.

Ömer Cihad Vardan - DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER KURULU 
“KAZANIMLAR DEVAM ETMELİ”

İş dünyası olarak, yeni dönem için, Türkiye’nin bugüne kadar elde etmiş olduğu kazanımlarını devam ettirecek, başlanmış projeleri neticelendirecek, planlanan projelere başlayacak, uzun vadeli hedefleriyle uyumlu bir hükümetin oluşarak göreve başlamasını umut ediyoruz. Türkiye, bilhassa bölgesel risklerin ortaya çıkardığı büyük meydan okumaları göğüslemek ve toplumsal sorunlarını çözmek için yeni seçilen Parlamento içinde çözümler üretmek ve ekonomi gündemine odaklanmak zorundadır. Ülkemizin son yıllardaki kazanımları güven ve istikrar ortamının bir neticesidir. Komşu coğrafyalarımızda, özelikle kuzeyimizde ve güneyimizde çok büyük istikrarsızlık alanları varken, ülke içinde ayrı bir istikrarsız duruma müsaade etmemeliyiz. Herkesin ülkenin âli menfaatleri için çalışması gerekmektedir.

Erdal Bahçıvan - İstanbul Sanayi Odası 
“SÜRECİ ANLAYIŞLA İZLEMELİYİZ”

Türkiye'nin son yıllarda alışık olmadığı bir seçim sonrası dönemi yaşıyoruz. Demokrasinin gereği ve en önemli finali olan seçimlerin ortaya koyduğu neticenin ne şekilde bir hedefe doğru gideceği noktasında hepimizin demokrasiye olan saygımız ve inancımızın gereği olarak anlayışla bu süreci yaşamamız ve izlememiz gerekiyor. Türkiye'nin demokratik olgunluk sürecinin koalisyon noktasında, geçmişten alınan dersleri de hesaba katarak, geçmişten daha farklı bir uzlaşma ve birlikte bir şeyleri başarabilme kültürüne getirebileceği inancında olmamız gerekiyor. Demokrasilerdeki en önemli paydaş seçmendir. Seçmen bu doğrultuda bir karar verdiyse herkesin buna saygıyla bakıp bu değerlendirmelerin de aynı saygı çerçevesinde neticeye ulaşmasını beklemesi gerektiğini düşünüyorum. Koalisyonlar noktasında bugünkü tablo böyle bir resim ortaya koymuşsa bunun pozitif bir enerji beklentisiyle değerlendirilmesinin Türkiye'nin ekonomik geleceğinin hayrına olacaktır.

Nail Olpak - MÜSİAD 
“BİR AN ÖNCE HÜKÜMET KURULMALI”

İş dünyası olarak, ihtiyacımız olan huzur, güven ve pozitif istikrarın devamının sağlanması, kalkınma ve gelişme hamlelerinin devam etmesi, en büyük arzumuzdur. Bugüne kadar sürdürülen gelişmenin ivme kaybetmemesi, toplumsal tabanı geniş bir uzlaşmayla, meclis aritmetiğinden çıkacak hükümetin, mevcut kazanımları reddetmeden, programını hazırlamasını ve icraatlarını hayata geçirmesini bekliyoruz. Türkiye ekonomisi, artık siyasi dalgalanmalardan etkilenmeyecek denli güçlüdür. MÜSİAD camiası olarak, milletimizin tercihine saygı duyuyor, tüm siyasi partilerimizi tebrik ediyor, bu tablodan çıkan sonucu değerlendirerek, siyasi sorumluluk anlayışıyla kurulacak yeni hükümete giden yolda azami hassasiyet gösterilmesini temenni ediyoruz. Bu meclis aritmetiğinden çıkabilecek hükümetin bir an önce kurularak, programını açıklamasını bekliyoruz.

Bendevi Palandöken - TESK 
“UZLAŞMA ZAMANIDIR”

Ülkemiz huzur ve güven içinde bir seçimi tartışmasız şekilde tamamlamıştır. Şimdi uzlaşma zamanıdır. Ülkemiz geçmiş söylemlerin üzerine sünger çekerek, barış ve huzuru ön planda tutarak, ekonomik istikrarın devamı için hükümetin bir an önce kurulması esnaf ve sanatkar camiasının öncelikli beklentisidir.

TÜSİAD Yönetim Kurulu
“KAZANIMLAR GÜÇLENELEREK İLERLEMELİ”

İş dünyası olarak, yeni parlamentonun ülkemizin demokratik, ekonomik ve sosyal açıdan gelişmişlik düzeyini yükseltmek amacıyla kararlılıkla çalışacağına inanıyoruz. Ülkede ve ekonomide güven, özgür düşünceyle, katılımcılık anlayışıyla, hukukun üstünlüğüyle ve ortak akılla gelişir. TÜSİAD olarak, güven ortamının, şeffaflık ve hesap verebilirlik anlayışıyla, sivil toplumun etkili varlığı ile güçleneceğine inanıyoruz. Yeni parlamentonun ve kurulacak hükümetin, tüm paydaşların katkısı ve desteği ile demokratik standartları ve hukuk devleti olgusunu güçlendirmesini diliyoruz. Ülkemizin potansiyeline ulaşabilmesi için küresel ölçekte rekabet gücüne sahip bir sanayi ve insan kaynağı başta olmak üzere, tüm kalkınma başlıklarında kazanımların güçlendirilerek ilerletilmesini ümit ediyoruz.

Ekrem Demirtaş - İzmir Ticaret Odası 
“BELİRSİZLİĞİN MALİYETİ YÜKSEKTİR”

Sandıktan iktidara da, muhalefete de büyük puntolarla KISA SÜREDE ÇÖZÜM ÜRETİN mesajı çıktı. Seçimlerin ardından ‘koalisyon’, ‘azınlık hükümeti’ veya ‘erken seçim’ gibi seçenekler tartışılıyor. Elbette her bir seçeneğin kendine göre bir maliyeti var. Ancak, maliyeti en yüksek olan ise belirsizlik ortamı. Anayasal ve demokratik teamüllerin işlemesini ve bir an önce Hükümetin kurulmasını, belirsizlik ortamından kurtulmayı arzu ediyoruz. İş dünyası olarak, Bakanlar Kurulunu, yeni Ekonomi Yönetimini görmek ve Türkiye’nin kalkınması ve refahı için var gücümüzle çalışmaya devam etmek istiyoruz.

 

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş YORUM YAZIN

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *