» 
»
 

Kamuya Açık Çağrı “Kalkınma İçin Başka Çare Yok, SİP Uygulanmalı”

Sanayi İşbirliği Programı Yönetmeliği’nin etkin biçimde uygulanmasını sağlamak amacıyla düzenlenen Kamu Alımlarında Sanayi İşbirliği Programı Konferansı geniş bir katılımla gerçekleşti.

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan Sanayi İşbirliği Programı Yönetmeliği’nin etkin biçimde uygulanmasını sağlamak amacıyla düzenlenen Kamu Alımlarında Sanayi İşbirliği Programı Konferansı geniş bir katılımla gerçekleşti.

Türkiye’nin ihtiyaçlarının dışarıdan alınarak kalkınmanın gerçekleştirilemeyeceği ifade edilen konferansta; offset uygulamasının uzun süredir konuşulduğu ancak hayata geçirilemediği bildirildi. Taraflar, Sanayi İşbirliği Programı çalışmalarının kağıt üzerinde kalmamasını ve uygulamaya geçirilmesini talep etti.

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın himayesinde, ATO Kamu Alımlarında Yerli Katkı ve Offset Uygulamaları Özel İhtisas Komisyonu ve OSTİM işbirliğiyle düzenlenen konferansa bürokratlar, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcileri katıldı.

Konferansta; yüksek teknolojili kamu alımlarında, yerli sanayiye iş payı verilerek, iş yapabilme yeteneği ve teknoloji yoğunluğunun yükseltilmesine yönelik teknoloji transfer mekanizması olarak tanımlanan Sanayi İşbirliği Programı (SİP) tüm detaylarıyla tartışıldı.

9 saate yakın süren programda, SİP’in Türk sanayinin gelişmesi için çok önemli mekanizma olduğu, ancak bunun bir an önce uygulamaya geçirilmesi gerekliliği gündeme geldi. SİP kapsamında alım yapmak isteyen kamu kurumlarının her birinde ayrı ayrı alım komisyonu kurulması zorunluluğunun sistemde sıkıntı yaratacağı kaydedildi.

Toplantıda gündeme gelen en çarpıcı konulardan bir tanesi kamu kurumlarının Türkiye’deki yerli üreticilerin genellikle tam olarak ne ürettiği-üretebildiği hakkında bilgi sahibi olmadıkları tespiti oldu. Mevcut mevzuat uyarınca kamuda 40 bin liralık binek araç alımlarında mutlaka yerli üretim şartı aranmasına rağmen, 1 milyon liralık iş makinesi alımında herhangi bir zorunluluk bulunmaması bir çelişki olarak nitelendirildi. SİP uygulaması için belirlenen 10 milyon liralık alım sınırı çok yüksek bulunurken, bunun KOBİ’leri devre dışı bırakacağı eleştirileri yapıldı.

Toplantıda öne çıkan bir başka konu ise kamu alımlarına katılan yabancı sermayeli şirketlerden, yerli üretim veya ortak şartı istenmesinin, bu şirketlerin fiyatlarını yükseltmesine yol açtığı ve bunun da maliyetleri arttırabileceği tespiti yapıldı. Toplantıda, SİP’in avantaj ve dezavantajları geniş şekilde ele alınırken, sürecin daha sağlıklı işlemesi için de çözüm önerileri ortaya konuldu.

MUSA PİRECİ
ATO KAMU ALIMLARINDA YERLİ KATKI VE OFFSET UYG. ÖZEL İHTİSAS KOMİSYONU BAŞKANI

“9 yılda en az 200 milyar dolar”
Kamu harcamaları içinde kamu alımlarının önemli bir payı bulunmaktadır. Ekonomide en büyük mal ve hizmet alıcısı konumunda bulunan devlet, ihaleler yoluyla birçok amaca ulaşmak için piyasalara yön verebilir. Eğer biz Offset uygulamalarını sağlık, enerji ve ulaştırma alanlarında da geliştirmeyi başarabilirsek, ülkemizin yerli sanayisine aktaracağı miktarın önümüzdeki 9 yılda en az 200 milyar dolar civarında olacağını ve bu miktarın yurt içinde kalarak cari açık probleminin giderilmesine, bu alanlardaki kapasite gelişimine hizmet edeceğini öngörmekteyiz.

ORHAN AYDIN
OSTİM YÖNETİM KURULU BAŞKANI

“Ufacık gayretlerle Türkiye’nin çehresi değişecek”
İhtiyaçlarımızı dışarıdan alarak kalkınmamızı gerçekleştiremeyiz. Kamu ve sivil alımlarda offset uygulaması uzun süredir konuşuluyor ancak hayata geçirilemiyor. Kim uygulamıyorsa bundan sonra peşinde olacağız. Bunun yapılmasıyla ilgili savaş vereceğiz. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı hızlı trenin yüzde 60’ının yerli katkı ile yapılabileceğini açıkladı. Ufacık gayretlerle Türkiye’nin çehresi değişecek. Başka çıkış yok, başka çare yok. Çok bekledik, çok uyuduk, artık 3 vardiya 24 saat çalışmamız gerekiyor.

Avrupa bize yapma diyor ama kendisi yapıyor. ABD’nin kanunu var; Buy American. Tamamen uygulaması buna odaklı. Dünyanın 130 ülkesinde de bu uygulanıyor. Hepsinde oranlar, uygulamalar farklı ama dünyanın 130 ülkesinde de kamu alımlarında sanayi işbirliği programı uygulanıyor. Türkiye neden uygulamıyor?

NURETTİN ÖZDEBİR
ANKARA SANAYİ ODASI YÖNETİM KURULU BAŞKANI

“Bu bir kurtuluş savaşıdır”
Kamu alımları; sosyal politika, kalkınma aracıdır. Sanayi İşbirliği Programı çalışmaları kağıt üzerinde kalmamalı ve uygulamaya geçirilmeli. Biz nutuklar atmasını çok seviyoruz. Milliyetçilikten söz edildiği zaman her birimiz aslan kesiliyoruz ama hayatımıza geçirmede maalesef çok öyle davranabildiğimiz söylenemez. Kullandığımız araçlardan giysilerimize kadar birçok yerde tercihimizi yabancı ürünlerden yana kullanıyoruz. Kamu alımlarında Sanayi İşbirliği Programı’nın uygulanmasına herkes katkıda bulunmalı. Bu bir kurtuluş savaşıdır. Bizim orta gelir tuzağından kurtulabilmemizin anahtarıdır.

SALİH BEZCİ
ATO YÖNETİM KURULU BAŞKANI

“Ekonomimizi orta gelir tuzağından çıkarmalıyız”
Ülke olarak övündüğümüz genç nesillerimize müreffeh bir ülke bırakabilmek için ekonomimizi orta gelir tuzağından çıkarmamız ve ihracatta büyük başarılara imza atmamız gerekiyor. Türkiye’nin 1 kilogram ihracatının ortalama değeri 1,6 dolar. Bu rakamı 3 dolara yükseltirsek kişi başına milli gelirimiz artar. Bizim teknolojimizi geliştirmemiz, teknolojiye sahip ve hakim olabilmemiz ve yüksek teknolojili ürün üretip satabilmemiz için canla başla çalışmamız gerekiyor.

YUNUS EMRE KARAOSMANOĞLU
BİLİM SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞIMÜSTEŞAR YARDIMCISI

“İmalat sanayinin gelişimi hızlandırılmalı”
Gelişmiş ülkelerin sanayi politikalarında kamu alımları önemli bir yer tutuyor. Türkiye’nin güçlü bir ekonomiye sahip olması ve orta gelir tuzağı tehlikesiyle karşı karşıya kalmaması için imalat sanayinin gelişiminin hızlandırılması ve katma değeri yüksek teknolojik ürünlerin ihracat içindeki payının artırılması büyük önem taşıyor. Türkiye’nin ihracatının yüzde 94’ünün imalat sanayine dayanıyor. Sanayiye yön vermek ve katma değerli üretim yapısını üst seviyelere çıkarmak amacıyla Bakanlığımız koordinasyonunda sanayi stratejisi ve sektörel stratejiler hazırlanıyor.

PROF. DR. MURAT YÜLEK
İSTANBUL TİCARET Ü. SANAYİ POLİTİKALARI VE KALKINMA MERKEZİ BAŞKANI

“Yerli üretim, kurumsallaşmış sistematik hırsla artar”
Sanayileşme çok uzun bir süreç. Gelişmiş ülkeler sanayileşmesini 200-250 yılda ancak tamamlamış. Bana göre yerli isteklilere yönelik yüzde 15’lik fiyat avantajının uygulanması zor. İşletmelerin sıkıntısı maliyet değil, tercih edilirliktir. Yerli üretimin artması kişisel istek ve hırsla olmaz, kurumsallaşmış sistematik hırs olması lazım.  Uygulamada başarı sağlanması için kamu kurumlarına zorunluluk getirilmelidir. Yani herkes canının istediği gibi alım yapmaya devam ederse iş çok zor.

YÜCEL SÜZER
MALİYE BAKANLIĞI KAMU ALIMLARI KOORDİNASYON DAİRE BAŞKANI

“Zorunluluk yabancı şirketlerin fiyat yükseltmesine yol açabilir”
Maliye Bakanlığı bünyesinde, kamu alımlarıyla ilgili sorumlu kuruluş olarak 2009 yılında daire başkanlığımız kuruldu.  AB’da kamu alımlarını dışarda tuttuğunuzda kamu alımlarının GSMH içindeki oranı yüzde 13 düzeyinde olduğunu görüyoruz. Bu oran Hollanda’da ise yüzde 20 civarında. Bugün AB, üye ülkeler lehine ayrımcılık uyguladığı gibi, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere yönelik avantajlar da sağlıyor.

ABD’de ise Buy Amerika programı kapsamında 3 bin doların üzerindeki alımlarda yabancı sermayenin işçilik oranı yüzde 51’i geçemiyor. Hatta bazı sektörlerde yüzde 60’a kadar çıkıyor. Bugün yabancı sermayeli şirketlerden teknoloji getir diye taviz istiyoruz, ancak pratikte yabancı şirketler bunu fiyatlarına yansıttığı için uygulama kamuya yük getirebilir.

BİLAL AKTAŞ
SAVUNMA SANAYİİ MÜSTEŞARLIĞI SANAYİLEŞME DAİRE BAŞKANI

“TAI ofset ile başladı, bugün ihracatçı”
AB, korumacılık kapsamında kota ve gümrük vergileri aracılığıyla ayarlama yapıyor. Bugün Serbest Ticaret Anlaşmalarıyla ilgili pazar mı oluyoruz? Pazar mı buluyoruz? diye tartışılıyor. Türkiye’de TAI F16 offseti ile kurulurken, bugün çok iyi noktalara geldi ve artık özgün helikopter tasarlamaya aşamasındayız. Hatta bazı ürünleri de ihraç etmeye başladık.

BİLAL TEK
BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞI SANAYİ POLİTİKALARI DAİRE BAŞKANI

“Her kurum SİP için bir komisyon oluşturmak zorunda”
Sanayi İşbirliği Programı konusunda uygulama lazım. Yani sadece mevzuatı olup da uygulaması olmayan bir yapı haline gelmemesi gerekiyor. SİP’e herkesin ihtiyacı var ama uygulamada hızlı davranmalıyız. Bugün SİP kapsamında alım yapmak isteyen kamu kurumlarını öncelikle kendi bünyesinde Sanayi Geliştirme Komisyonu oluşturması gerekiyor.

DURSUN BALCIOĞLU
İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ RAYLI SİSTEMLER DAİRE BAŞKANI

“Raylı sistem 2019’a kadar 450 km’ye çıkacak”
Biz yerli üretimin desteklenmesi konusunda çok önemli adımlar attık. İstanbul’da bugün 6 tane raylı sistem hattı için ihale ilanına çıkılmış durumda. 70 kilometrelik metro hattı ve ayrıca havaray hattı için kısa sürede ihaleye çıkacağız. 2019 yılı sonuna kadar 450 kilometrelik raylı sisteme ulaşacağız, 2040 yılı için ise 1000 km’ye ulaşmayı planlıyoruz.

MURAT KAVAK
TCDD GENEL MÜDÜR YARDIMCISI

“Yan sanayiyle entegre bir şekilde çalışmamız gerekiyor”
2023’e kadar kadar YHT ihtiyacımız 125+72 adet. Şu anda 80+10 adetlik bir ihale hazırlığımız var. 80 adedi sanayi işbirliği çerçevesinde ayrı çıkacak. Peşi sırada 72 adetlik ihtiyaç talebe göre şekillenecek. 444+60 adet EMU’ya ihtiyacımız var. Özel sektörle kamunun yaklaşık olarak eğer yüzde 4’ten yüzde 15’e yük taşımacılık oranı çıkartıyorsak lokomotiflere ihtiyacımız olacak. O da 500 adet. Bu tablo, yaklaşık 9 milyar euro’luk bir alımı gösteriyor. Bizim çok hızlı bir şekilde demiryolu yan sanayisiyle entegre bir şekilde çalışmamız gerekiyor. Yan sanayimiz, hızlı tren organizasyonu yapacak hale gelmiştir.

SABAHATTİN ÖZ
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI YENİLENEBİLİR ENERJİ DAİRE BAŞKANI

“Ekipman üretiminde 2017 sonuna kadar yüzde 100 yerlilik yakalanır”
Enerji sektöründe artık kamu alımı yok, alımlar özel sektör tarafından yapılıyor. Ancak özel sektör, işlerinde yerli malzeme kullanırsa ek teşviklerden yararlanıyor. 2017 yılı sonuna kadar yenilenebilir enerji yatırımlarında, PW modülleri, kanat, kule, türbin gibi parçalarda ekipmanların yüzde 100’ünün Türkiye’den sağlanmasını istiyoruz. Ancak bugün yerli üreticilerin hangi ürünü üretebileceğini bilmiyoruz.  Ancak burada bürokrattan çok şey beklemememiz gerekiyor, çünkü onlar mevzuata uygun hareket ediyor.

PINAR YALMAN AKCENGİZ
OSTİM YENİLENEBİLİR ENERJİ VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ KÜMELENMESİ KOORDİNATÖRÜ

“Limit 10 milyon doların altında olmalı”
Enerji Bakanlığı bizim doğrudan alıcımız değil. Ama dolaylı olarak izinlerin verilmesi gibi noktalarda tamamen muhatabımız Bakanlık. Yenilenebilir enerji ile ilgili ilave katkıların verilmesi, sektörümüze can getirmiş durumda. Geçmiş dönemde bu kanunun uygulanmasına yönelik birçok yabancı yatırımcıyı bölgemizde ağırladık. Şu anda güneş enerjisinde 600 megawatt’lık lisansların verilmesi gibi en popüler olan alanda; mekanik aksamın üretilmesine yönelik çok fazla yabancı yatırımcı ağırladık. SİP’i burada devreye sokarsak; teknolojik ekipmanların yatırımını da ülkemize çekebiliriz. SİP’te limit 10 milyon doların altında olmalı.

ZÜFER ARSLAN
SAĞLIK BAKANLIĞI YATIRIM MODELLERİ DAİRE BAŞKANI

“KOBİ’lere de iş payı verilecek”
Sağlık sektöründe Türkiye’de üretimi olmayan konularda SİP uygulanacak. Asgari yüzde 30 yurtiçi katkı şartı aranacak. Ayrıca KOBİ’lere de iş payı istiyoruz. Bugün Türkiye’de üretimi olmayan sanayiyi de 4 ayrı kategoriye ayırdık. Kısacası bütün altyapıyı biz hazırladık. Şimdi artık ürün bazında ihaleler hazırlanıyor. Türkiye’deki firmaların yetkinliğini çalıştık, yani bizim sektörümüzde ne kadar neyi yapabileceklerini biliyoruz.

BORA YAŞA
OSTİM MEDİKAL SANAYİ KÜMELENMESİ KOORDİNATÖRÜ

“1987 yılında yaşanan sorunlar bugün de değişmedi”
1987 yılında medikal sektörüyle ilgili TBMM tutanaklarını okurken, bugün burada konuşulan sorunların aynısının orada da yazdığını gördüm. Dünyada sektörün yüzde 90’ını 10 firma kontrol ediyor.  Yerli teknoloji yatırımlarının desteklenmesi için alımlarda uygulanan 10 milyon dolarlık sınır çok yüksek. Bunun düzeltilmesi gerekiyor.

EKREM CANDAN
DMO GENEL MÜDÜR YARDIMCISI

“Kamu idarelerine bırakılan yetki sistemin ölü doğmasına yol açar”
Bugün kamunun binek taşıtlarıyla ilgili yerli araç zorunluluğu varken, iş makinelerinde, kamyon, otobüslerde herhangi bir sınırlama yok. Başka bir ifade ile 30 bin liralık aracı yerli almak zorundayken, 1 milyon liralık kamyon, iş makinesi, otobüs, çekici gibi ürünlere yönelik sınır uygulanmıyor. KOSGEB ile katalog hazırlanması konusunda bir protokol imzaladık. DMO’nun yerli ürünlere fiyat avantajı uygulayabilmesi için ana statünün değişmesi lazım. SİP’de kamu idarelerine bırakılan takdir yetkisi sistemin ölü doğmasına yol açıyor, bana göre her yatırım için ayrı bir SİP oranı belirlenebilir. Uygulama aşaması sadeleştirilebilir.

FEVZİ GÖKALP
OSTİM İŞ VE İNŞAAT MAKİNELERİ KÜMELENMESİ KOORDİNATÖRÜ

“250 milyar dolarlık yatırım yerli üretim için önemli avantaj”
Geçen yıl Türkiye’de 1 milyar dolar tutarında 11 bin 500 iş makinesi satılmış. Mevcut planlamalara göre 2023 yılına kadar karayolu, deniz yolu ve hava alanlarıyla ilgili 250 milyar dolarlık yatırım öngörülüyor. Bu durumda yerli üreticilere de büyük potansiyel doğuyor, bu şansın iyi değerlendirilmesi gerekiyor.

MUSTAFA KIZILTAŞ
ODTÜ TEKNOKENT GENEL MÜDÜRÜ

“Sağlık Bakanlığı’nın 20 milyon Euro’luk harcaması 4 milyona düştü”
Sağlık Bakanlığı’nın açtığı bir ihalede, İsviçreli firma 540 bin Euro teklif verdi. Aynı ihaleye ODTÜ Teknokent’ten de bir firma girince, İsviçreli firma teklifini 180 bin Euro’ya kadar indirdi. Ancak bizim firma ihaleyi 190 bin Euro’ya aldı. Böylece Sağlık Bakanlığı’nın 20 milyon lira yapacağı harcama, 6-7 milyon Euro’ya indi. İhaleyi kazanan firma bugün ihracat yapmaya başladı. Başka bir hesapla, KOSGEB’in bir yılda Ar-Ge için verdiği desteklerin tamamı bu ihale ile bu şirket tarafından karşılanmış oldu.

DR. TURAN EROL
BAŞBAKANLIK BAŞDANIŞMANI

“Program ileriye dönük olmalı”
İngiltere’nin yerli vadeli kamu alım programları var. Çok başarılı bir şekilde uygulanıyor. Amerika örneğinde 3 bin dolar, İngiltere örneğinde 10 bin sterlinden 100 bin sterline kadar kamu alımları ihalesiz verilebiliyor. İlerleyen aşamalarda bizim bürokrasimizin de kamu tarafımızın da bunların farkında olacağını, uygulamaya koyacağını düşünüyorum. Program ileriye dönük olmalı. Programı yapacak olan kamu kurumları şimdiden 2-3 yıl sonra teslim olacak ürünün ihalesini yapıyor olması gerekiyor. Savunma sanayiinde bir ihale sistemi var ama aynı zamanda avans sistemi de var. Ödeme yapıyor. Teknoloji geliştirmede bu alımların bir anlamı olabilmesi için peşinatla, avansla beraber desteklenmeleri gerekiyor.

KONFERANSTAN NOTLAR

• Kamu Türk özel sektörünün ne üretebildiğini bilmiyor.

• 30 bin liralık binek araç için yerli zorunluluğu var, 1 milyon liralık iş makinesi için yok.

• DMO statü gereği yerliye avantaj uygulayamıyor, bu değişmeli.

• Yerli ortaklık şartı istenen yabancı şirketler bunun fiyata ekliyor, maliyet yükselebilir.

• Yerli ürün tercihinde mevzuat tamam uygulama kararlılığı önemli.

• Sadece bir ihalede KOSGEB’in Ar-Ge desteği kadar kamu kar elde etti.

• SİP’te limit 10 milyon doların altında olmalı.

HABERE AİT FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYNIZ.

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş YORUM YAZIN

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *