» 
» 
Kış soğuğu ve ticaret

Kış soğuğu ve ticaret

Cüneyt ÖRKMEZ

Uzun zaman sonra yeniden kışı kış gibi yaşadığımız bir yıl geçiriyoruz. Son yıllarda sıkça duyduğumuz küresel ısınma senaryoları ile sanki bir daha kar göremeyeceğimizi sanmaya başlamıştık. Ama bazı şeyleri yanlış bildiğimiz ortaya çıktı. Yaşayarak öğrenmek diye buna denir. Kürsel ısınmanın sadece ısıtacağı gibi bir algımız vardı. Ama işin aslı öyle değilmiş. O belgeseller olmasa belki de ömrü hayatımızda hiç göremeyeceğimiz buz dağlarının, buzulların hızla erimesi, güneş ışınlarının yeterince atmosfere yansıtılamaması, eriyen buzulların deniz suyu sıcaklıklarını etkilemesi, v.s. kuzey yarım küre olarak kışı iliklerimize kadar hissettirdi. Hani nerede o eski kışlar diyenler açısından belki sevindirici. Nostaljik, şömine ya da soba başında oturup dışarıda yağan karı seyretmek… Ama iş ve aş derdi olanlar açısından soğukta çalışmak o kadar da kolay değil. Enerji nakil hatları bile etkilendi, doğal gaz akışı soğuk sebepli arızalar nedeni ile oldukça yavaş. Soğuk bu yıl geçen yıla göre bir çok sektörü de derinden vurdu. İşler çoğu sektörde bu dönemde kesat. Geçen yıla göre sadece otomotiv satış rakamlarına baktığımızda, yüzde 30’dan fazla bir azalma var. Zaten yavaş döneceği söylenen 2012 dünyasının bu soğuk başlayan kışla daha da yavaşlayacağı korkusu var.

Tarihsel başarılarımızı bayram yapmayı, anmayı biliyoruz. Dini bayramların, milli günlerin olması, kutlanması birlik ve beraberlik açsından son derece önemli. Bayramların öncesinde yaşanan ticari canlılık birçok esnaf açısından yılı kurtaran önemli zamanlar olarak değerlendirilebilir. Bir de milli yanımız yanında dünyalı olmanın getirdiği özel günler var. Anneler, babalar, sevgililer günü bunlara örnek. Bu günlerin ne derece anlamlı olduğu sorgulanabilir. Herkes dilediği önemi vermek ya da vermemekte serbesttir, saygı duyulması gerekir. Yaklaşımımızı ekonomik faaliyetler açısından değerlendirdiğimizde bu günlerin ayrı bir önemi olduğunu görüyoruz. Rakamlar bize bu özel günlerin ticari yönünü açıkça gösteriyor. Bankalar Arası Kart Merkezi verilerine göre geçen yılın kredi kartı harcamalarının değerlendirilmesinde Anneler Günü haftası içerisinde Türk halkı 790 milyon liralık harcama gerçekleştirmiş. İkinci sırada ise 713 milyon lira ile Sevgililer Günü haftasını görüyoruz. Geçen yılın Anneler Günü haftasında sadece internet üzerinden yapılan satış 278 milyon liranın üzerinde.
Yani işin bir ekonomik yönü olduğu gerçeğini inkâr edemeyiz. Konumuz ekonomi ise bu günlerin esnafa can suyu vermesine sevinmemiz gerek. Hele de böylesine soğuk ve verim düşüren kış mevsimi içinde sevene, alana, hediye edene dua etmek gerek. Bazen esnaf arkadaşların tasarruf ve az harcama konusundaki söylemlerine tanık oluyoruz. Harcamamayı ekonomik durgunluğun nedeni sayın. Para saçın demiyoruz. Ama çaptan düşen ekonominin ana sebebi, o hep dilimize doladığımız piyasa durgun, yaprak kımıldamıyor söyleminin altında yatan gerçek alımın satımın azalmasıdır. Müşterinizde harcamasın, yatırımda olmasın oturalım yerimizde. Bakalım nasıl kazanacağız. Alış verişte önemli bir nokta, kaynakların milli gelire katkısı olması açısından yerli malının tercihi olmalı. Tabii ki yerli ve kaliteli tercihler bulunabilirse. Hediyelik eşya olarak altını çokça tercih eden bir milletiz. Bu alanda son yıllarda ürün ve hizmet inovasyonu ve tasarımla atılım yapan firmalarımız var. Sektörde örnek başarılara imza attılar. Ama diğer tercihlerde dışa bağımlıyız. Hediyelik eşya sektöründe özellikle uzak doğu kaynaklı birçok ürün piyasada oldukça ucuza satılıyor. Bu alanda imalat yapan işletmelerin güçlendirilmesi, işçiliğe ve kalifiye elemana dayalı, bu sektöre uygun eleman yetiştirilmesi üzerine projeler geliştirmek gerekiyor. Dünyada moda yaratan pazarlara bakarak rağbet gören tasarımların takip edilmesiyle yerli ürün tasarımcılarının yetiştirilmesi kolaylaşmalı. Bizim tarihsel ve kültürel altyapımız hediyelik eşya tasarımında sadece iç piyasaya değil dünyanın tercih edeceği dış pazara hitap edecek önemli değerlere sahip. İşte bunları bulup çıkarmak önemli. Kanuni döneminden esinlenerek yaratılan bir dizi filmin toplumun bir anda tarihi takı tasarımlarına merakını artırdığını görüyoruz. İşin reklam yönü önemli olsa da, tasarım açısından ilham kaynaklarımıza ticari bir gözle bakabilmek girişimcilerimize çok önemli iş fırsatları yaratacaktır. Cari açık açısından ithalata çokça sarıldığımız bir sektör daha bulduk. Hediyelik Eşya Sektörü. Küçümsememek lazım. Unutmayalım ki damlaya damlaya göl olur.

2 Mayıs 2016 Pazartesi 11:54
Tüm Yazıları

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *