Adres :
100. Yıl Bulvarı No:101/A, OSTİM/Ankara-TÜRKİYE Telefon : 0 312 385 50 90 Faks : 0312 354 58 98 E-Posta : korhan@ostim.com.tr

Başkaları Lütfetmez Çare Kendimizde!

Korhan GÜMÜŞTEKİN
08 Eylül 2018 12:51

Yeni bir sınavla daha karşı karşıyayız…

ABD tarafından başlatılan küresel finans operasyonları, ticaret savaşlarını tetikledi. Çelik ve alüminyumdaki vergi uygulamalarıyla fitili ateşlenen ve önümüzdeki dönemde çok daha farklı boyutlara yöneleceği açık açık dile getirilen girişimler, siyasi gelişmeleri de etkiliyor…

Son dönemlerde, ülkemizin, sudan bahanelerle döviz ekseninde maruz kaldığı durum da aynen budur.

Tüm dünyayı karşısına alma pahasına ‘benden başkasının hakkı yok!’ anlamını taşıyan tutumları iyi okumalı ve uzun vadeli düşünerek ülkemizi geleceğe hazırlamalıyız.

Hedeflerimizde kararlı olmalıyız. Türkiye’nin potansiyeli hedeflere ulaşmaya fazlasıyla yeter. Önemli olan stratejik adımlar atmak ve bu adımları güçlendirecek tedbirler almaktır.

Bu sayfalardan yıllardır dile getirdiğimiz üzere; ülkelerin gücü üretimdir. Üretim gücünü oluşturan temel bileşenler ise özgün tasarım, Ar-Ge, nitelikli insan için nitelikli eğitimdir. Ve bu üretim gücü aynı zamanda uluslararası politikada da belirgin gösterge…

Hiçbirimizin üretimi düşünmemek gibi bir şansı yok. Daha çok üretim; istihdamı, katma değeri, Ar-Ge’yi ve teknolojiyi beraberinde getirir.

Çünkü içinde bulunduğumuz coğrafyanın koşulları, her zamankinden fazla yorulmayı zorunlu kılıyor.

Tercihten öteye geçmelidir
Milli sanayimizi en kıymetli varlığımız olarak benimsemeli, el üstünde tutmalıyız. Mevcut durumda girişimcilere, sanayicilere, KOBİ’lere imkânlar sunuluyor, destekler zenginleştiriliyor. Devletimizin bakış açısı çok değerli ancak; mesela ekonomide kaldıraç etkisi oluşturan kamu alımlarında yerli ürün seçeneğinin artık ‘tercih’ten öte zorunluluğa dönüşmesi gerekiyor.

Bürokrasinin tedarik süreçlerinde tüm mekanizmalarıyla, yerli ürüne odaklanması kritik bir aşamadır. Gelişmiş ülkelerin kalkınma süreçlerinde izlediği yolu analiz edersek, neden güçlü olduklarını daha net görebiliriz.
Zor dönemler önemli fırsatlar sunar. Tarih boyunca da böyle olmuştur. Millet olarak bizi biz yapan ‘birlik ve beraberlik’ anlayışımızla üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir şey yoktur.

Bu nedenle zorunlu rotamız olan üretim kabiliyetinin geliştirilerek devamı elzemdir. Vakit kaybetmeyelim; akıl ve alın teri dökelim; çalışalım ve üretelim…

Aksi halde kalkınma merdiveni; yukarı çekenler tarafından daha da hırsla bizden uzaklaştırılmaya çalışılacaktır.

Nuri Demirağ 1938’de şöyle diyor: “Türk; insan kudretinin yaratabileceği her faydalı şeyi memleket için düşünmeye, düşündüğünü yapmağa ve başarmağa kadirdir. Yapamamak ‘yapamadım, yapamam demek; benliğinden, varlığından geçtim… Aczi, zaafı kabul ettim.’ demektir.”

Türkiye’nin hedeflerine, her zamankinden daha çok inançla ve azimle yürümekten başka seçenek gözükmüyor.

Küresel finans çetelerinin oyununa gelmeyeceğiz. Teslim olmayacağız, üretmeye, ihracatımızı artırmaya, istihdamımızı geliştirmeye ve fabrikalarımızın çarklarını işletmeye devam edeceğiz.

Başkalarının lütfettiğinde değil; çare bu topraklarda, bize ait olanlarla…

Hep birlikte yapacak ve başaracağız!

“Çalışmadan, yorulmadan ve üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkûmdurlar.”
Mustafa Kemal Atatürk

OSTİM GAZETESİNİ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

twitter.com/KorhanGumustkn

Yazara ait diğer köşe yazıları