Euro Bölgesi Borç Krizi

 Yaklaşık 6 aydır Avrupa’daki borç krizi hem Türkiye’nin hem de dünyanın gündemini sürekli meşgul ediyor. Gerçektende Avrupa’daki bu kriz son derece vahim bir boyuta ulaşmış gözüküyor. Daha önceden de özellikle Yunanistan, İtalya ve Belçika gibi Avrupa ülkelerinin ekonomileri yüksek borçlarla dönüyordu. Ama bu ülkelerin borç çevirme yetenekleri vardı ve ülke ekonomileri krize girmiyorlardı. Ama 2011 yılının ilk yarısından itibaren rüzgar tersine esmeğe başladı, borçlanma maliyetleri hızla yükseldi ve özellikle borçlanma imkanları da daraldı ve azaldı. Sonuçta euro bölgesi ülkelerinin çoğu vadesi gelmiş borçlarını çevirmede problem yaşamağa başladılar, bu sıkıntı bugün de aynen devam ediyor.
Son günlerde sıkça Avrupa Birliği’nin veya diğer bir deyimle Euro Birliğinin dağılması ihtimallerinden bahsediliyor. Bana göre böyle bir gelişme olması son derece zayıf bir ihtimal. Bu ihtimal gerçekleşirse tüm dünya dengeleri bozulur, sadece Avrupa değil bütün dünya bir kaosa sürüklenir. Kuşkusuz böyle bir ortamdan en çok olumsuz etkilenen ülkelerden birisi de Türkiye olur. Avrupa ülkeleri ile olan ticari, ekonomik, sosyal ve kültürel ilişkilerimiz alt üst olur ve en büyük zararı biz görürüz.
Euro bölgesi borç krizi için muhtemel gelişmelerden ikincisi ise Euro bölgesinin daralması ihtimalidir ki bu da Avrupa Birliği üye sayısının dondurulması, yeni ülke kabul edilmemesi veya ekonomisi zayıf ülkelerin AB üyeliğine devam etmekle birlikte Euro alanının dışında tutulmasıdır. Örnek olarak son günlerde Yunanistan’ın euro bölgesi dışına çıkartılması konusu sık sık Avrupa Birliği üyesi liderlerin dilinden düşmemektedir. Ekonomistlere ve uluslar arası ilişkiler uzmanlarına göre, 2012 yılı Şubat ayı itibarıyla bu ihtimaller ve gelişmeler zayıf olarak değerlendirilmektedir. Ancak sıkıntı bu krizin giderek yaygınlaşması ve küreselleşmesidir. İşte Türkiye’yi en çok olumsuz etkileyecek olan gelişme budur. Şimdilik kriz Avrupa Birliği üyesi ülkeleri ve ABD’ yi sıkıntıya soktu. Türkiye’yi de kuşkusuz etkiledi. Ama 2012 yılı Türkiye için daha zor geçecek gibi gözüküyor.
Euro bölgesindeki gelişmelerin çok yakından takip edilmesinde, Türk ekonomisinin kırmızı çizgilerine (dış ticaret açığı, cari açık, iç ve dış borçlar gibi) daha bir özen gösterilmesinde ulusça daha çok tasarrufa yönelinmesinde sayısız yarar görüyorum.

14 Şubat 2012 Salı
Okunma: 632
Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorumunuz

Ad Soyad

Yorumunuz
 
Makaleler