KOBİ’ler ve yeni ticaret yasası

 1 Temmuz 2012 de yürürlüğe girmesi beklenen Türk Ticaret Kanunu’nun getirdiği yeniliklerin Türk KOBİ’leri açısından bir uyum sorunu yaratacağı gün gibi aşikar. Odalar ve Borsalar Birliğinin bağımsız denetim şirketiyle 1000 KOBİ üzerinde yaptırdığı ankete göre şirketlerin %90 a yakını yeni Türk Ticaret Yasasına uyum konusuna hazırlıksız olduğu ortaya çıktı.

Şirketlere internet web sitesi açmak, bazı firma bilgilerini siteye yansıtmak, ekonomik riskleri izlemek ve önlem almak, iş akış süreçlerini belirlemek, muhasebe düzeninde Türkiye muhasebe standartlarını uygulamak, şirket ana sözleşmelerini kanun hükümlerine göre yeniden düzenlemek vs. gibi yükümlülükler getiren yeni yasaya KOBİ’ lerin önümüzdeki 10 aylık sürede uyum sağlamaları fevkalade zor gözüküyor.

Aslında çok iyi niyetlerle hazırlanan yeni kanun, en başta şirketlerimizin kurumsallaşması, sürdürülebilirliği, rekabet gücünün arttırılması ve şeffaflık açısından çok önemli bir fırsat ve ortam yaratmaya yönelikti. Ancak bazı maddelerin 1 Temmuz 2012, bazı maddelerin 1 Ocak 2013 tarihlerinden itibaren yürürlüğe girecek olması göz önüne alındığında özellikle KOBİ’lerin bu süreyi çok iyi değerlendirebileceğini zannetmiyoruz.

Bu süreçte KOBİ’lerin en büyük problemi öz varlık sıkıntıları olacaktır. BASEL kriterleri ile birleşince KOBİ’lerin ciddi nakit akışı sıkıntısı yaşayacakları aşikardır. Şirketler üzerine kredi karşılığı olabilecek öz varlık girişinin yaşanmadığı, KOBİ’ler de dahil olmak üzere ödenmiş sermayelerinde sıkıntı yaşandığı açıktır. Hal böyle iken bu süreçte şirketlerin ekonomik olarak güçlü olmaları çok zor görünüyor. Öncelikle şirketin kazancının şirkette kalması ve şirketlerin büyümesi gerekiyor. Şirket kazancı ile şirket sahiplerinin şahsi yatırım yapmaları döneminin tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kapanacağını düşünüyorum.

Şirketlerin öz varlıklarını arttırmaları, koymayı taahhüt ettikleri sermayelerini fiktif olarak değil, gerçekten şirketlerinde yaşatmaları hayati önem arz etmektedir. Ancak büyük kısmı kredi ile dönen şirketlerin bu tip karşılıkları hayata geçirmeleri çok zor olacaktır. Bu süreci iyi değerlendiren şirketlerin kredibiliteleri çok kuvvetli olacağından ticari itibarları da üst düzeyde olacaktır. Yine şirketlerin yeni uygulamalar ile şeffaflaşacağı düşünülürse bu durum şirketler ile iş yapanlara da büyük güven verecektir.

Bu süreçte firmaların zarar görmemesi için aslına bakarsanız yeterli bir süre de verildi. Değişikliklerin ilk dilimi büyük ölçüde Anonim Şirketleri ilgilendiriyor ve 2012 başında yürürlüğe girecektir. Hal böyle iken sürece uyum için firmaların gayret göstermesi gerekiyor. Kısa vade yapılacak ilk önlemler öz varlıkların arttırılması, şirket üzerine taşınır ve taşınmaz alınması ve şirketin kazancının şirkette kalmasıdır. Bu şekilde şirketin bankalar ve diğer şirketleri nezdinde güvenilirliği son derece artacaktır. Ancak ekonomi kamuoyunda ve siyasi düzeyde TTK’nın yürürlük tarihinin ertelenmesi ve KOBİ’lere geçiş ve uyum için en az 2 yıl gibi bir süre tanınması konusunda bir eğilim olduğu görülüyor. Bu satırların yazarı da bu görüşe katılıyor.

20 Ocak 2012 Cuma
Okunma: 503
Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorumunuz

Ad Soyad

Yorumunuz
 
Makaleler