» 
» 
‘Kültür ve Zihniyet’ ve Zenginlik - 2

‘Kültür ve Zihniyet’ ve Zenginlik - 2

Emin AKÇAOĞLU

Bu yazıyı Suudi Arabistan’da yazıyorum. Ocak ayındaki Almanya – Fransa – İsviçre – Liechtenstein – Avusturya gezimden sonra şimdi de Suudi Arabistan’dayım ve uzun zamandır olduğu gibi yine ‘kültür ve zihniyet’ ve tabii ‘zenginlik’ arasındaki ilişkiyi düşünüyorum. Kültür ve zihniyetin ekonomik gelişme üzerindeki etkisini gittiğim her ülkede düşünürüm.

Daha önce yazmıştım: Yüzölçümü 160 kilometre kare, nüfusu 37 bin olan Liechtenstein 134.617 dolar olan kişi başına düşen milli geliriyle, yüzölçümü 755.688 kilometre kare, nüfusu 80 milyona yaklaşan Türkiye’nin 10.946 dolarlık kişi başına milli gelirini 12’ye katlıyor. Bu tür bir karşılaştırmanın zorluklarının farkındayım. Yine de soruyorum: Neden?

Geleneksel neoklasik iktisat öğretisi tüm hikâyesinin merkezine sadece iktisadi faydaya odaklanan ‘homo economicus’u oturtup, analizini ‘marjinal fayda’ (‘marjinal getiri’) ve ‘marjinal maliyet’ üstüne inşa ediyor. Kim bu rasyonel homo economicus denilen adam? Ne yer; ne içer; neye inanır; değer yargıları neye dayanır? Nasıl bir kültür içinde yetişmiştir? Alman mı, Fransız mı, Arap ya da Türk müdür? Hıristiyan mı; Müslüman mı ya da Budist midir? Faydadan anladığı nedir örneğin?

Görünen o ki neoklasik iktisat öğretisinin homo economicus tiplemesi gerçek hayatta kolaylıkla karşılaşılabilecek bir tür değil. Bugüne kadar ziyaret ettiğim ülkelerde henüz kendisiyle karşılaşabilmiş değilim.

Suudi Arabistan’da karşılaştığım insanların davranış kalıplarını gözlemleyip Liechtenstein’da karşılaştıklarımla karşılaştırmaya çalışırken bir kez daha anladım ki bir ülkenin gelişmişlik düzeyi üzerinde o ülkedeki hâkim kültürün etkisi çok büyük. Örneğin, Suudiler arasında işe gitmeme, buna rağmen işvereni ya da yöneticileri bu konuda bilgilendirmeme, organizasyonel kuralları dikkate almama, işteki zamanı çalışarak geçirmek yerine oyalanarak geçirme gibi davranış kalıplarının yaygınlığını görüp işitince Samsung’un neden başka bir ülkeden çıktığını daha iyi anladım. Bu durumun sebebi elbette ayrıca sorgulanabilir: İklimden tutun da siyasi rejimin işleyiş unsurlarına kadar yığınla konu kuşkusuz bu tartışmanın içinde yer alacaktır.

Avrupa’nın özellikle kuzeydeki ülkelerinde çalışmayı bir erdem olarak kabul eden insanların kafa ve el becerileriyle yarattıkları kentler bile Ortadoğu’daki gürültülü ve kavgacı kalabalıkların derme çatma kentleriyle kıyaslandığında, kültür ve zihniyetin refah üzerindeki etkileri hakkında ne çok bilgi veriyor.

Kısacası hâkim değer yargıları çalışkanlığı, eleştirel düşünceyi ve yaratıcılığı beslemeyen bir kültür ve zihniyet ortamında; ekonominin yaratıcı, yenilikçi ve rekabetçi olmasını beklemek gerçekçi mi?

[email protected]

www.eminakcaoglu.com

2 Mayıs 2016 Pazartesi 12:20
Tüm Yazıları

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *