Nanoteknolojide Mükemmeliyet Merkezi

Bilkent Üniversitesi bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Ulusal Nanoteknoloji Araştırma Merkezi (UNAM) nanoteknoloji araştırmacılarının üssü durumunda. Merkezde; hidrojen depolama, karbon nanotüpler, spintronik silisyum nanoteller, fiber lazerler, silisyum nanokristaller konularında önemli çalışmalara imza atılıyor. UNAM Direktörü Prof. Dr. Salim Çıracı, kurumu, nanoteknolojide “Türkiye’nin mükemmeliyet merkezi” olarak niteliyor.

Bilkent Üniversitesi bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Ulusal Nanoteknoloji Araştırma Merkezi (UNAM) nanoteknoloji araştırmacılarının üssü durumunda. Merkezde; hidrojen depolama, karbon nanotüpler, spintronik silisyum nanoteller, fiber lazerler, silisyum nanokristaller konularında önemli çalışmalara imza atılıyor. UNAM Direktörü Prof. Dr. Salim Çıracı, kurumu, nanoteknolojide “Türkiye’nin mükemmeliyet merkezi” olarak niteliyor.

Maddeyi atomik ve moleküler seviyede kontrol etme bilimi olarak tanımlanan nanoteknoloji; atomların dizilişini tasarlayarak yeni yapay malzemeleri ortaya çıkarabilen, molekülleri işlevsel duruma getirebilen, elde edilen bu yapıların olağanüstü özelliklerini mevcut ürünleri geliştirmekte kullanan veya tamamen yeni teknolojik ürünler elde edebilen bir özelliğe sahip. 21. yüzyıla damgasını vuracağına inanılan bu bilim dalının ‘nanomalzeme’ olarak adlandırılan ürünleri; savunma, tekstil, otomotiv, inşaat, elektronik sektörleri ile yeni tedavi yöntemlerinde ve ilaç sanayinde yerini almaya başladı.

Son yıllarda nanoteknolojinin gelişimi amacıyla; ABD, Japonya, AB ülkeleri, Kore, İsrail, Güney Afrika Birliği, Kanada gibi ülkelerde her biri 100 milyon Doların üzerinde harcama yapılarak çok sayıda Ulusal Araştırma Merkezleri ve Enstitüleri kuruldu. Türkiye’de ise akademik çevrelerin ortak görüşü nanoteknolojide geç kalındığı yönünde. Ülkemizde nanoteknoloji çalışmaları Bilkent Üniversitesi bünyesindeki Ulusal Nanoteknoloji Araştırma Merkezi (UNAM) Projesi ile hızlanma sürecine girdi.

2006 yılının başında başlayan UNAM-Ulusal Nanoteknoloji Araştırma Merkezi Projesi’nin 1. Fazı zamanından bir yıl önce bitirildi. Bu faz döneminde bina ve araştırma ekipmanına değeri 28 milyon TL olan yatırım yapıldı. 2006 yılı ortalarında başlayan ve bir buçuk yılda bitirilen UNAM binası yaklaşık 9000 m2 kapalı alanda titreşim ve sıcaklık kontrollü 62 laboratuvar, konferans salonu ve ofisleri barındırıyor. 1. Faz döneminde alınan cihazların çoğu kurularak araştırma çalışmalarında kullanılmaya başlandı. Bu sürede UNAM’da hidrojen depolama, karbon nanotüpler, spintronik silisyum nanoteller, fiber lazerler, silisyum nanokristaller konularında önemli çalışmalar yapılarak UNAM’ın nanoteknolojiye sağladığı katkılar TÜSİAD, TÜBİTAK ve TTGV tarafından nanoteknoloji ödülü ile ödüllendirildi. Faaliyetleri Bakanlar Kurulu kararı ile ulusal nitelikte bir enstitüye dönüştürüldü.

Türkiye’nin mükemmeliyet merkezi
UNAM Direktörü Prof. Dr. Salim Çıracı, kurumu, nanoteknolojide “Türkiye’nin mükemmeliyet merkezi” olarak niteliyor. Merkezde son zamanlarda yapılan bilimsel ve teknolojik çalışmaların hem içerik hem de kalite açısından sıçrama yaptığını vurgulayan Çıracı, çeşitli alanlarda en yüksek etki faktörüne (impact factor) sahip olan, bugüne kadar Türkiye’den hiçbir makalenin yayınlanmadığı bilimsel dergilerde, Türkiye kökenli ilk makalelerin UNAM’dan çıktığını belirtiyor.

UNAM araştırmacılarının çeşitli ulusal ve uluslararası proje yarışmalarında birincilik ödülleri aldıklarını, yüksek lisans ve doktora örgencilerinin tez aşamasında teknoloji şirketleri kurarak, geliştirdikleri yüksek teknoloji ürünlerini pazarlamaya başladıkları bilgisini veren Çıracı, son yıllarda ülkemizde ki üniversitelerden yapılan patent başvurularının ve alınan patentlerin çoğunun UNAM tarafından gerçekleştirildiğini ifade ediyor.

Çıracı,”UNAM’da yapılan araştırmalar sonucu kamu ve özel sektörden önemli kuruluşların teknolojik problemlerine çözümler geliştirilmiştir. Çok kısa geçmişine rağmen, UNAM’ın hızla yükselen başarısının temelinde araştırmacılarımızın bilimin sınırlarını zorlayarak ileri teknoloji geliştirmeye yönelik tutkuları ile modern araştırma altyapımıza kolaylıkla erişebilmeleri yatmaktadır. Bilkent‘ten, diğer üniversitelerden ve sanayi sektöründen araştırmacıların UNAM’ın dünya standartlarındaki araştırma laboratuvarlarını günün her saatinde kolaylıkla kullanabilmeleri ülkemizde takdirle karşılanan yeni bir vizyondur. Bu sayede Bilkent dışındaki çok sayıda araştırma çalışmasına da önemli katkı sağlanmıştır.” dedi.

Araştırmacı sayısı artıyor
UNAM’da profesyonel anlamda çok disiplinli araştırmalar sürdürüldüğünü belirten Salim Çıracı, bu araştırmaların 120 üstün yetenekli öğrencinin katıldığı yüksek lisans ve doktora tezleri ile çeşitlenip derinleştiğini söylüyor. En önemli vizyonlarından birini “Merkezde çalışan tez öğrencilerinin birbirlerini olumlu yönde etkilemelerinin yaratıcılığa ve verimliliğe dönüşmesi” şeklinde açıklayan UNAM Direktörü, yüksek lisans ve doktora öğrenci sayısının yakın zamanda 300’e ulaşacağını, kendini uluslararası çevrelerde kanıtlayan doktoralı araştırmacı sayısını da 15’ten 100’e çıkarmayı planladıklarını dile getirdi. Farklı disiplinlerden gelen bu araştırmacıların kapasite ve verimliliğinin, danışmanlıklarında çalışan çok sayıda yüksek lisans ve doktora öğrenci sayısı ile orantılı olarak katlandığı bilgisini aktaran Prof. Dr. Çıracı, “Çok disiplinli araştırma işbirliklerinden yeni ve katma değeri ileri teknoloji ürünlerinin elde edilmesi UNAM’in diğer bir vizyonudur. UNAM, gelişmekte olan üniversitelerimizde görevli öğretim üyelerini de misafir ederek onlara araştırma altyapısını kullandırmakta ve onların araştırma çalışmalarını sürdürmelerine ortam hazırlamaktadır. Diğer taraftan yurt dışında tanınmış üniversitelerde görevli araştırmacılarımız yaz aylarında UNAM’a gelerek elde ettikleri bilgi ve deneyimi meslektaşlarına aktarma olanağı bulmaktadırlar. Ayrıca küçük ölçekli sanayi kuruluşları da UNAM’ı kendi laboratuvarları gibi kullanarak Ar-Ge maliyetlerini düşürmekte ve ürünlerini geliştirebilmektedir. UNAM’da daha şimdiden yaygınlaşan yaratıcı araştırma kültürü, bilim ve teknolojinin sınırlarında daha iyiyi ve daha orijinali yapma tutkusu, Türkiye’nin gelişmesini ve refahını amaçlayan bir yarışmaya dönüşmüştür. UNAM’da büyük sabır ve mücadele ile yerleştirilmeye çalışılan “Ulusal merkezlerde güdümlü araştırma” kavramının yeni ulusal merkezler için iyi bir örnek oluşturması, yapıcı bir rekabet ortamında ülkemizin bilim ve teknolojide gelişmesine katkı sağlaması en büyük dileğimiz, amacımızdır.” dedi.

UNAM’ın çalışmalarını takip etmek ve detaylı bilgi alabilmek için: http://www.unam.bilkent.edu.tr/tr/

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş YORUM YAZIN

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *