» 
» 
Nerelisin? Teşvikli misin?

Nerelisin? Teşvikli misin?

Cüneyt ÖRKMEZ

İstanbul taksileri özeldir. Trafiğin genelde ağır aktığını düşündüğünüzde yolculuk boyunca sıkışık trafikte kader arkadaşınız olan taksici ile sohbet etmek birçok konuda size bir kütüphane gibi bilgi hizmeti sağlar. Ekonominin sokağa yansımalarını, piyasanın ne durumda olduğunu, siyasi söylemlerin etkilerini kolayca tartışabilirsiniz takside. Biraz sohbet sonrası malum soru gelir akla. Nerelisin? Ya da memleket neresi? Çok sordum, çok ta soruldu bana bu soru. Kastamonulu, Giresunlu, Sivaslı, Muşlu, Diyarbakırlı, Gümüşhaneli, Adanalı hayatlar üzerine çok naif sohbetler çıktı bu şehir içi yolculuklardan.

Sadece taksi değil tabi ki bu sorunun akla gediği yer. Genelde iletişim kurmada, ortak nokta yakalamada ilk akla gelen sorudur. Nerelisin? Çok da gezmişseniz, hemen sorunun cevabına göre başlarsınız karşınızdakine onun memleketi ile ilgili neler bildiğinizi anlatmaya. Etkileyicidir. Bizim gurbet kuşu, bu memleket sevdalısı halimiz ilginçtir. Nerede doysak da, memleket başkadır, bizi doyuramamış olsa da ona sitemimiz yoktur. Yeni memleketler görsek, oralara yerleşsek, oralarda çoğalsak da, asıl köken asıl memleket başkadır. Hiç görmeyenin bile nüfus kütüğünün üzerine inşa ettiği memleket bağlılığı bir gurur kaynağı, taşınması gereken bir duygu olarak yerleşmiştir ülkemiz insanının yüreğine.

Daha iyi yaşam koşulları arama ve bu nedenle yer değiştirme, sadece bize ait bir özellik değildir. Her ne kadar her şeyin eskiye göre kirlendiğini düşünsek te, insanlık güzelliktir aslında. Güzeli aramak da insanlık. Daha iyi yaşam koşullarına sahip olma isteği, beklentisi gayet makuldür ve insan hakkıdır. Ama bu yer değiştirme her zaman aradığını bulma anlamı taşımıyor. Arama, aradığını bulmayı sağlamıyorsa hayal kırıklıkları, çok daha büyük ve karmaşık sorunlar üretebiliyor. Birçoğumuzun memleket özlemi belki de bundan. Soğuk sularına, bağına bahçesine, elmasına, narına yakılan türkülerin özü sorunsuz kaygısız bir yaşamı memlekette düşlemekten geliyor belki de. Aradığını bulamamanın, keşke doğduğum yerde doyabilseydim demenin bir başka yolu bu.

Yeni teşvik sistemi ile ilgili Bakan Zafer Çağlayan’ın açıklamalarını okurken insanımızın bu memleket sevdasına başka bir gözle baktım. Özellikle yeni sistemin insanlara doğduğu yerde doyacağı bir sistemi sağlamayı amaçladığını vurgulamış Sayın Bakan. Bu konuda bu güne kadar çok şey planlandı aslında. Geçmişte çıkan teşviklerin amacı da buydu. Bu kadar açık vurgulanmasa da iş yaratacak istihdam sağlayacak, memleket sınırları içerisinde bölgesel gelişmişlik farklarını en aza indirmeyi amaçlamıştı teşvik sistemleri ve uygulamaları. Ama o farklar hâlâ çok belirgin devam ediyor. Eskilere göre bir değişim yok mu? Tabii ki var ama demek ki yeterince etkili olmadı yatırım çekemedi, doyuramadı.

Tabii aslında teşvikler yatırımcı açısından cazibe yaratmak anlamına geliyor. Ama girişimin ruhunda olan bir şey var ki onu da atlamamak gerek. Yatırım duygusallık değil rekabet edebilirlik üzerine inşa edilir. Kimse zarar etmek için girişimde bulunmaz. Memleketini deli gibi sevse de iyi bir yatırımcının hesabı kitabı kazanmak üzerine kuruludur. Hatta en çok nasıl kazanırım, ona bakar. Onun için yatırımı yapacağı yer ona kazandıracak olan yer olacaktır. Bu yeni sistem bunu sağlar mı? Bu kez hep söylendiği gibi bekleyip göreceğiz demek olmaz. Bence bu kez işe yaraması için daha çok gayret gösterilmeli, hem de top yekün. Nasıl gösterilmeli? Yan dallarla yan faaliyetlerle desteklenmeli. Bunlar neler mi? Öncelikle yerelliğin önemi vurgulanmalı. Yerelliğin düşünsel açıdan önemini kavratacak faaliyetler yapılmalı. İlk akla gelen Kalkınma Ajanslarının bu alanda çalışabileceği. Bu teşviklerle yerelde yeni girişimcilerin yeni iş alanlarının önü açılacağı tasarlanmalı. Yani aslında inovasyona dayalı yerel değerler yaratma, katma değer yaratan ürün ve hizmet üretme, satma ve pazarlama olanaklarının bu teşvik sistemi ile destekleneceği vurgulanmalı.

Girişimcilere, KOBİ’lere sağlanan tüm destekler yanında işte şimdi bir de yeni teşvik sisteminin getirdiği ayrıcalıklar, hepsi birden ful bir paket olarak yatırımcının önüne sunuluyormuş gibi bakmak gerekiyor. Tabii başka işler de var. Bunları da konuşmak gerek. Bir sonraki yazım yerel değer yaratma üzerine olacak. O zamana kadar henüz açıklanmış olan bu yeni teşvik sistemi de daha anlaşılır hale gelmiş olur. Yazarken yine akla düştü memleket, doğduğun yer mi doyduğun yer mi? Her yerde doymak ve her nerede olursak mutlu ve memleket sevdası ile yaşamak güzel.
Güzellikleri paylaşmak da…

2 Mayıs 2016 Pazartesi 11:54
Tüm Yazıları

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *