» 
 

Offset Sanayileşmenin İtici Gücü

Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar yerli katkının lokomotifi olan kurumun öncü rolünü OSTİM Gazetesi’ne değerlendirdi. Bayar’a göre Türk sanayisinin gelişmesi ve teknoloji kazanımında kamu alımları hayati öneme sahip. SSM tamamladığı projelerle diğer kamu kurumlarına cesaret veriyor.

Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar yerli katkının lokomotifi olan kurumun öncü rolünü OSTİM Gazetesi’ne değerlendirdi. Bayar’a göre Türk sanayisinin gelişmesi ve teknoloji kazanımında kamu alımları hayati öneme sahip. SSM tamamladığı projelerle diğer kamu kurumlarına cesaret veriyor.

Savunma sektörü dışındaki yerli üreticiler, yurtdışında çok talep gördüklerini belirtirlerken kamu alımlarında tercih edilmemekten şikayetçi. Kamu alımlarında offset uygulamalarında SSM deneyimlerini ana hatlarıyla bizimle paylaşır mısınız?

2000’li yılların başından itibaren yerli savunma sanayiinde yaşanan gelişmeler kamuoyunun dikkatini çekmektedir. SSM’nin yürütmekte olduğu offset uygulamalarının, sanayileşme faaliyetlerine sağladığı katkılar çerçevesinde, yakından takip edildiğini söylemek mümkündür. Offset uygulamaları hedefler, ihtiyaçlar ve stratejilere göre ülkeden ülkeye ve hatta aynı ülkede projeden projeye değişiklik gösterebilmektedir. Offset’in döviz kazandırıcı işlemler olarak tanımlandığı dönemlerin geride kaldığını belirtmek gerekmektedir. Offset, ülkelerin yeni yetenek kazanımı ve ihracat potansiyelinin artırılmasının en etkili araçlarından biri olarak görülmektedir. Bu doğrultuda diğer alanlarda da offset uygulamaları bağlamında SSM’nin lokomotif görevi üstlendiği söylenebilir.

600 milyar doların yarısı Türkiye’ye kazandırılabilir

2011-2021 yılları arasında Türkiye’de yapılacak tahmini harcamalar yaklaşık olarak Haberleşmede 210 Milyar Dolar, Bilgi Teknolojilerinde 70 Milyar Dolar, Ulaştırmada 90 Milyar Dolar, Enerjide 95 Milyar Dolar, Sağlıkta 135 Milyar Dolar toplamda 600 Milyar Dolar civarındadır. Yurtdışı kamu harcamalarında % 50 oranında offset uygulanması durumunda, 10 yıl boyunca sanayi katılımı, ihracat ve teknolojik işbirliği yoluyla ülke ekonomisine sağlanabilecek katkı ise yılda yaklaşık 30 Milyar Dolardır. Dünyadaki uygulamalara paralel olarak, Türk sanayiinin geliştirilmesi amacıyla, bütün sektörlerdeki kamu alımlarında offset uygulanmasının zorunlu hale getirilmesi sağlanabilir. Kamu alımlarında offset uygulaması, Türkiye’nin sanayileşme hamlesinin itici güçlerinden biri olacaktır. SSM olarak bu amaç önderliğinde Sağlık Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile ortaklaşa çalışmalarımız sürmektedir.

Dünyada offset yönetimi çerçevesinde kamu alımlarındaki uygulamalara örnek verebilir misiniz?

Dünyada Offset Yönetimi, askeri alımlarda standart mevzuata göre, Savunma ve/veya Ekonomik işlerden sorumlu Bakanlıklar tarafından yönetilmektedir. Sivil kamu alımlarında ise Genel esasların düzenlenmesi ve uygulamanın denetlenmesi, bu konuda yetkilendirilmiş bir kamu otoritesinin sorumluluğundadır. Uygulama ise, her bir alım projesinin özelliğine göre, alımı yapan kurum tarafından yürütülmektedir.

Amerika Birleşik Devletleri “Buy American” Yasasına göre Federal Devlet alımlarında tedarik edilecek tüm ürünlerin ABD sınırları içerisinde üretilmesi ve Amerikan hammaddesi kullanılması zorunludur. İnşaat, Taşımacılık, Bilişim, Havacılık alanlarında uygulanan yasaya göre yerli sanayi ürünlerini kullanmanın projenin maliyetini %25 oranında artırmasına izin verilmektedir.

İsrail “Kamu Alımları Yasası” (ICA) ise askeri kamu alımlarında, ihale bedelinin en az % 50’si, sivil kamu alımlarında ise ihale bedelinin en az % 35’i oranında offseti zorunlu kılmaktadır. Bedeli 5 Milyon Dolar’ı aşan tüm alımlar için geçerli olan yasaya göre Offset yükümlülüğünü yerine getirmeyen firmalar, kamu alımlarından yasaklanmaktadır.

Güney Afrika ise 1996 yılından itibaren sanayi stratejisinin bir parçası olarak “Ulusal Sanayi Katılımı Programı” (The National Industrial Participation Programme) adı altında yatırım, ihracat ve teknoloji geliştirme alanlarında ilerleme sağlamak amacıyla kamu alımlarını bir araç olarak kullanmaktadır. Sadece savunma değil ithal içeriği 10 Milyon ABD Dolarını geçen tüm kamu alımlarında %30 oranında “Sanayi Katılımı” zorunluluğu bulunmaktadır.

Dünyada savunma sanayisinde offset uygulamaları ve Türkiye’deki offset uygulamaları hakkında bilgi verir misiniz?

Ülkelerin offset uygulamaları zorunluluk, offset tipi ve oran bağlamında kategorize edilebilir. Almanya ve İngiltere’de offset uygulamaları zorunlu değildir ve doğrudan offset uygulamaları mevcuttur. Oransal olarak Almanya %100, İngiltere’de ise oran serbesttir. Hollanda, İspanya ve İtalya’da ise zorunluluk olmakla birlikte %70 ile %100 arasında değişen doğrudan+dolaylı offset uygulamaları mevcuttur.

Ülkemizde offset uygulamalarına baktığımızda 2003, 2007 ve son olarak 2011 yönergelerimiz mevcuttur. Son offset yönergemiz olan 2011 yönergesi A, B ve C kategorilerine ayrılmış olup kapsamı savunma, anayurt güvenliği, havacılık ve uzaydır. Sanayi Katılımı/Offset (SK/O) eşiğinde yerli yüklenici için bir eşik olmamakla birlikte yabancı yüklenici için 5 Milyon Dolar eşiği bulunmaktadır. SK/O oranı ise proje bedelinin en az %70’idir. Ayrıca yönergede %30 oranında zorunlu Yan Sanayi/KOBİ iş payı bulunmaktadır. Bu oranın %15’i de KOBİ’lerde gerçekleşmelidir.

Milli Tank Altay’ın motorunun yerlileştirilmesi ne aşamada?

Milli Tank Altay’ı yapmakla, dünyada kendi tankını üreten 7-8 ülke arasına girmiş olacağız. Ekonomiklik ve stratejik olup olmama durumuna göre alt sistemlere karar verme aşamasında da Güç Grubu projesi bağlamında stratejik bir alt sistem oluşumuna yön vermiş oluyoruz. Şu anda MTU+Renk Güç Grubu kullanıyoruz. Ancak Almanya hükümetinin ihracat kısıtı ihtimali dahilinde milli çözüme yöneldik. Devam eden çalışmalarımızda iki yerli firmamızdan teklifleri aldık. Seri üretim aşamasına geçtiğimizde Altay tankımızda milli güç grubumuzu kullanmayı hedefliyoruz.

Havuzlu Çıkarma Gemisi Projesi hakkında bilgi verebilir misiniz?

Havuzlu Çıkarma gemisi(LPD) projesi ile Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ihtiyacına binaen Ege, Akdeniz ve Karadeniz'de asgari 1 (bir) tabur büyüklüğündeki bir kuvveti ana üs desteği gerektirmeksizin, kendi lojistik desteği ile kriz bölgesine intikal ettirebilecek Havuzlu Çıkarma Gemisinin (LPD) (Çıkarma/Amfibi Araçları ile birlikte) tedarik edilmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda 1 Adet Havuzlu Çıkarma Gemisi ile 27 (yirmi yedi) adet Amfibi Zırhlı Hücum Aracı (AAV), 4 (dört) adet Çıkarma Aracı (LCM), 2 (iki) adet Araç ve Personel Çıkarma Aracı (LCVP), 1 (bir) adet RHIB Bot ve 1 (bir) adet Komutan Vasıtası tedariği gerçekleştirilecektir. Projede, özel tersanelerin ana yükleniciliğini yaptığı yurt içi üretim amaçlanmıştır. 21 Şubat 2010 tarihinde Teklife Çağrı Dosyası (TÇD) yayınlanmış olup; 16 Mayıs 2011 tarihinde RMK Marine A.Ş., SEDEF A.Ş. ve DESAN A.Ş. tarafından Projeye teklif verilmiştir. Teklif değerlendirme çalışmalarına devam edilmektedir.

Havuzlu Çıkarma Gemisi, en az 7000 deniz mili seyrinde ve azami olarak en az 22 knot seviyesindedir. En az 2800 m2 toplamda 94 aracın yerleşebildiği araç/tank güverte alanı vardır. Deniz Durumu 4’te çıkarma araçları, Deniz Durumu 6’da helikopterler ile harekat ve diğer görevlerini gündüz/gece azami oranda icra performansı sahip denizcilik kabiliyetine sahiptir. Uçuş güvertesi 4 adet genel maksat helikopterinin aynı anda konuşlanabileceği ve uçuş harekatı yapabileceği yeterli büyüklükte ve mukavemettedir. Helikopter Hangarında aynı anda 4 adet genel maksat helikopteri taşınabilmektedir. Elektronik Sistemleri; Seyir Radarı, LPI Radar, ED/ET Sistemi, Hava/Suüstü Arama Radarı, Kızıl Ötesi Arama ve Takip Sistemi (IRST)’nden ve muhtelih silahlardan oluşmaktadır. Personel sayısı 1068 kişiye kadar ulaşabilmektedir.

OSSA ile organize edilen Savunma ve Havacılık İşbirliği Günleri’nde dünyadan hangi firmaların gelmesini bekliyorsunuz?

Ankara Savunma ve Havacılıkta Endüstriyel İşbirliği Günleri,üreticiler ve satıcılar için iş fırsatları yakalamak ve işbirliği yapmak için önemli platformlardan biridir. Etkinlik ikili iş görüşmeleri ve konferanslar şeklinde düzenlenecektir. Bu önemli etkinlikte ülke bazında katılım sağlayacak firmalar şu şekildedir: Belçika’dan Europlasma ve Sonaca; Kanada’dan Goldon; Çin’den Advanced Technology& Materials, Co., Ltd ve Granpect Company Limited; Çek Cumhuriyetinden Aero Vodochody A.S. ve Jihlavan A.S.; Fransa’dan Aerazur Zodiac Aerosafety, Aerospace Valley, Airbus Operation SAS, Axon’Cable SAS, Derichebourg Atis Aeronautique, Diamoutils SAS, EADS Sogerma,GIFAS, Latecoere,MBDA, ONERA, Plansee Tungsten Alloys, Service Centres Aero France, Ubifrance; Almanya’dan Concurrent Computer GMBH, Defence Science Technology Center Europe, DIEHL Defence, EADS Deutschland GMBH, Howaldtswerke- Deutsche Werft GMBH, Interturbine Aviation Logistics GMBH, MTU GMBH, Tital GMBH; İtalya’dan Avio SPA, Centro Estero Per L’Internazionalizzazione S.C.P.A,Finmeccanica Group Services, MBDA Italy, Oto Melara SPA, Pia. Net Lab, Relespazio SPA; Lübnan’dan Sdarabia; Fas’tan Gimas; Güney Kore’den Hyundai Rotem Company ve Korean Aerospace Industries Association; İsviçre’den Ruag Switzerland Ltd ve Tunus’tan Fipa firmalarının katılımları geçekleşecektir. Bugün itibarıyla bu organizasyona kayıt olan yabancı firma sayısı 65 ve yerli firma sayısı 85 ise dir. Mart ayına kadar bu sayının daha da artacağını umuyoruz.

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş YORUM YAZIN

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *