» 
» 
Ortadoğu’da İşler “Zor Dostum Zor”

Ortadoğu’da İşler “Zor Dostum Zor”

Abdullah ÇÖRTÜ

Büyük ülkeler sık sık politika değiştirmiyorlar. Politikalarını değiştirseler bile stratejileri çok uzun vadeli… Dostlarını ve düşmanlarını da bu stratejilerine göre belirliyorlar. Stratejileri uzun vadeli olduğu için dostları ve düşmanları da uzun vadede ancak değişiyor. Maalesef görece küçük ülkeler sürekli karar değiştiriyorlar. Daha da acısı bu değişken kararlar, sonuçta büyük ülkelerin menfaatlerine hizmet eder hale geliyor. Aynen santranç oyunu gibi… Bir de bakıyorsunuz hangi hamleyi yaparsanız yapın karşı oyuncuya hizmet ediyorsunuz. Ne kastettiğimi biraz daha somutlaştırmam gerekiyor zannederim. Barack Hüseyin Obama ABD başkanı seçildiği zaman yapılan yorumlarda ABD’nin artık Ortadoğu’da savaşa sıcak bakmadığı, Bush ve Clinton’dan farklı olarak barış yanlısı bir politika izleyeceği, bu açıdan bir şans olduğu söylendi. Ancak geldiğimiz noktada Obama’nın Suriye’ye girmesi için neredeyse özel bir gayret sarf ediliyor. Eğer Suriye’ye girmek ABD’nin lehine ise en azından Türkiye’yi Suriye’ye girmek konusunda istediği çizgiye getirdiğini söyleyebiliriz. Satranç oyununda Türkiye’nin Suriye hamlesi çok istikrarlı değil gibi duruyor. En azından kısa vadede…

Büyük ülkeler aynı zamanda ellerindeki araçları birbiriyle uyumlu kullanıyorlar. Mesela ekonomik ve teknolojik araçlarını politik ve stratejik amaçlarına destek sağlayacak şekilde kullanmadıklarını düşünmek akıllıca olmaz kanaatindeyim. Mesela FED’in birkaç ay önce açıkladığı varlık alımını 2014 baharından itibaren durduracağını ilan etmesi bugün Ortadoğu’da yaşananlardan bağımsız bir karar mıdır? Bilindiği üzere ABD ekonomik göstergelerin düzelmeye başladığını, artık genişletici para politikasına gerek olmadığını söyledi. Bu yeni politika daha uygulamaya başlamadan etkisini gösterdi ve bizim de içinde bulunduğumuz cari açık veren ve yabancı tasarruflara muhtaç ülkelerde ekonomik huzursuzluk başladı. Ekonomik huzursuzluğun Hindistan gibi dünyanın parlayan ekonomilerinde çok şiddetli görülmesi, Brezilya’dan Endonezya’ya kadar coğrafi sınır tanımaması etkinin gücünü gösteriyor diye düşünüyorum. ABD’nin artık dünyayı fonlamayacağım açıklamasını Ortadoğu’daki son gelişmelerden bağımsız yorumlamak mümkün mü?

Ülkemizde döviz kurlarındaki artış birkaç açıdan sıkıntının öncü göstergesidir. Uzun süre devam eden değerli TL’den dolayı şirketlerimizin ciddi döviz borcu var. Kambiyo zararları şirketlerimizi sıkıntıya sokabilir. Yabancı yatırımcıların ülkemizi terk etmesi ayrı bir sorun olarak karşımıza çıkabilir. Bu arada Suriye ile ilgili gelişmelerin yabancı yatırımcıları nasıl etkileyeceğini mutlaka dikkate almak lazım.

Merkez Bankası döviz kurundaki artışı kontrol etmek için ciddi çaba sarf ediyor. Büyümeden fedakarlık etmek istemediği için faizleri artırmak niyetinin olmadığını söyledi. Ancak son günlerde bankalar faiz artışına gidiyorlar. Kredi kullanan şirketlere gönderdikleri yazıyla faiz artışını deklare ediyorlar. Henüz Merkez Bankası faiz artışı yapmadığı halde bankaların kredi faizlerini artırması gelecek için iyi gösterge değil…

Ortadoğu kazanı hararetini artırarak kaynamaya devam ediyor. Kaynama sıcaklığının kaç derece olduğu da belli değil. Kazanın altındaki sıcaklığı kim ayarlıyor, bu kaynama kimin işine yarıyor o da belli değil. Fakat en azından kısa vadede ülkemizin işine yaramadığı kesin. Siz bu yazıyı okurken büyük ihtimalle Ortadoğu’da sıcaklık biraz daha artmış olacak.

 

2 Mayıs 2016 Pazartesi 12:16
Tüm Yazıları

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *