» 
 

“OSB’ler Demiryolu Özel İşletmeciliği Yapabilecek”

TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi (TDUS) Hakkında Kanun’un yürürlüğe girmesiyle birlikte; demiryolu ile ihracat ve ithalatı düşünen OSB yönetimlerinin özel işletmecilik yapabileceğini söyledi.

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları (TCDD) Genel Müdürü Süleyman Karaman, Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi (TDUS) Hakkında Kanun’un yürürlüğe girmesiyle birlikte; demiryolu ile ihracat ve ithalatı düşünen OSB yönetimlerinin özel işletmecilik yapabileceğini söyledi. Kamu ve özel sektör girişimleri ile yerli bir demiryolu endüstrisi oluşturmaya yönelik gelişmeleri de paylaşan Karaman, “Rekabetin olduğu tüm ulaştırma türlerinde özellikle de havayolu taşımacılığı örneğinde olduğu gibi serbestleştirmeden sonra gerek yolcu gerekse yük taşımacılığında büyük bir artış beklenmektedir.” dedi.

Yerli demiryolu sanayisinin yerel sanayi ve ticareti de geliştirdiğine işaret eden Genel Müdür Karaman, OSTİM’den ihtiyaç duydukları her alanda faydalandıklarını dile getirdi. Karaman, bunu, “Eskiden ithalat yoluyla temin edilen pek çok parça ve aracın OSTİM’deki firmalarımız eliyle üretimleri yapılıyor.” sözleriyle açıkladı. Karaman, sorularımızı yanıtladı.

Raylı sistemler, özellikle yolcu ve yük taşımacılığında ekonomik ve hızlı bir yöntem. Bu noktadan hareketle; sektörü önümüzdeki yıllarda hem dünyada hem de Türkiye’de ne gibi gelişmeler bekliyor?
Ülkemiz, YHT ile 13 Mart 2009’da tanıştı. Bu projenin hayata geçirilmesiyle Avrupa’da altıncı, dünyada sekizinci YHT işletmecisi ülke konumuna yükseldik. Eskişehir hattı sonrasında açtığımız Ankara-Konya ve Eskişehir-Konya YHT hatları insanımızın seyahat alışkanlıklarını değiştirdi. Seyahat parkurunda YHT imkanı olan yolcular, öncelikli olarak YHT seçeneğini değerlendirir hale geldi.

YHT'ler işletmeye alınmadan önce Ankara-Eskişehir güzergahında yüzde 55 olan otobüs taşımalarının payı, YHT devreye girdikten sonra yüzde 10'a, yüzde 37 olan özel araç taşıma payı da yüzde 18'e geriledi. Yüzde 8 olan trenlerin payı ise YHT sonrası yüzde 72'ye yükseldi. YHT öncesinde konvansiyonel trenlerle günde ortalama 572 yolcu taşınırken, YHT sonrasında bu sayı günde ortalama 6 bin 500 kişiye ulaşmıştır.

Yük taşımacılığında ise Teşekkülümüzce daha fazla miktarda yük taşınması, mevcut lokomotif ve vagonların etkin şekilde kullanılması, taşıma hızının artırılması, ihtiyaç duyulan personel miktarının azaltılması, lokomotif ve vagon rotasyonunun düşürülmesi, yük taşımalarında kalitenin yükseltilmesi, manevra maliyetlerinin azaltılması, müşteri memnuniyetinin artırılması amacıyla 2004 yılı başından itibaren “Blok Tren İşletmeciliği”ne geçilmiştir.

Bu uygulama ile taşınan yük miktarında artış sağlanmış, kaynaklar daha etkin kullanılmış, taşıma süreleri kısaltılmış, taşıma maliyetleri azalmış ve müşteri memnuniyeti artmıştır. Blok tren uygulaması ile 2012 yılında 2002 yılına göre yük taşıma miktarında yüzde 76, yük taşıma gelirinde yüzde 290 artış sağlanmıştır.

Yurtiçi blok trenlerinin yanı sıra Türkiye’den, Batı’da; Almanya, Macaristan, Avusturya, Bulgaristan, Romanya, Slovenya’ya, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Doğuda; İran, Suriye ve Irak’a, Orta Asya’da; Türkmenistan, Kazakistan ve Pakistan’a karşılıklı olarak blok trenler işletilmektedir. 2012 yılında 2002 yılına göre uluslararası yük taşıma miktarında yüzde 63 artış sağlanmıştır.

Diğer taraftan TCDD, yük taşımalarında demiryolunun daha etkin ve verimli olmasını sağlamak üzere; yol yenilemeleri, elektrifikasyon, sinyalizasyon ve çift hat yapımı projelerinin devreye alınması, blok tren taşımacılığının geliştirilmesi, lojistik merkezlerin faaliyete alınması, yük garlarının iyileştirilmesi, iltisak hattı yapımlarının yaygınlaştırılması, yük vagon ve lokomotif filosunun geliştirilmesi, hızlı tren hatlarında yük taşımacılığı yapılması çalışmaları sürdürülmektedir.

Yüksek Hızlı Tren Projesi’ndeki son durum nedir? Planlanan yatırımlar hakkında bilgi alabilir miyiz?
Ankara-İstanbul YHT Projesi’nin birinci aşaması olan Ankara-Eskişehir arasında 14 Mart 2009 tarihinden itibaren YHT seferlerine başlanmıştır. Ankara-Eskişehir arasındaki Yüksek Hızlı Tren hattının uzunluğu 245 km’dir. 250 km/saat hız yapılabilen YHT ile 1 saat 30 dakika olan Ankara-Eskişehir arası yolculuk süresi, Eskişehir Gar Projesi’nin de tamamlanması ile 1 saat 5 dakikaya inecek.

Projenin, 2013 yılı başlangıcı itibari ile Eskişehir-İnönü kesiminin inşaatı tamamlanmış, test ve sertifikasyon çalışmalarına başlanmıştır. İnönü-Vezirhan kesiminde altyapıda yüzde 95, üst yapıda yüzde 25, Vezirhan-Köseköy kesiminde altyapıda yüzde 96, üst yapıda yüzde 31, Köseköy-Gebze kısmında ise altyapıda yüzde 35, üst yapıda yüzde 10 fiziksel ilerleme sağlanmıştır.

Ankara-Konya YHT hattı 24 Ağustos 2011 tarihinde işletmeciliğe açılmıştır. Bu hatta günde 8 gidiş 8 geliş olmak üzere toplam 16 sefer yapılmaktadır.

Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Demiryolu Projesi kapsamında yüksek standartlı, çift hatlı elektrikli, sinyalli 405 km yeni demiryolunun inşası planlanmıştır. İlk etapta yapımı planlanan 292 km’lik Yerköy-Sivas bölümünün temeli 13 Mart 2009 tarihinde atılmıştır. Yerköy-Sivas inşaatı devam eden kesimin alt yapısında yüzde 96 oranında ilerleme sağlanmıştır. Projenin Kayaş-Kırıkkale etabı altyapı yapım ihalesi yapılmış, Kırıkkale-Yerköy kısmının ise 7 Ocak 2013 tarihinde sözleşmesi imzalanarak yer teslimi yapılmıştır.

Ankara-Sivas hattı mevcut hatta göre 197 km kısaltılacak ve bu proje ile Doğu-Batı ekseni oluşturulacaktır. Standartlarının yükseltilmesi suretiyle seyahat süresi 2 saate indirilecek, yolcu taşımacılığı demiryollarına kanalize edilebilecektir. Sivas-İstanbul arasının seyahat süresi YHT’ler ile 5 saat olacaktır.

Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Demiryolu Projesi kapsamında ise yüksek standartlı, çift hatlı elektrikli, sinyalli yaklaşık 624 km yeni demiryolu hattı inşası planlanmıştır. Projenin Ankara (Polatlı)-Afyonkarahisar kesiminin (167 km) temelini 157. kuruluş yıldönümümüz olan 21 Eylül 2013 tarihinde attık. Afyonkarahisar-Eşme (Uşak) (192 km) kesimi için 2013 yılı içerisinde yapım ihalesine çıkılması planlanmaktadır. Bu projenin hayata geçirilmesi durumunda, Ankara-Afyon arası 1,5 saatte, Afyon-İzmir arası 2,5 saatte ve Ankara-İzmir arası ise 4 saatte kat edilebilecektir.

Bursa Yüksek Hız Hattı’nın temeli 23 Aralık 2012’de atılmıştır. 250 km/saat hıza uygun olarak yapılacak hattın yapım çalışmalarında 13 milyon metre küp kazı, 10 milyon metre küp dolgu gerçekleştirilecek, toplam 152 sanat yapıtı inşa edilecektir. Hattın yaklaşık 43 kilometresi tünel, viyadük ve köprülerden oluşmaktadır. Hattın uzunluğu 110 km’dir. Proje tamamlandığında Bursa-Ankara ve Bursa-İstanbul 2 saat 15 dakika’ya inecektir. Proje kapsamında, Bursa-Yenişehir arası inşaatında yüzde 16 ilerleme sağlanmıştır. Yenişehir-Bilecik kesimi proje yapımı 2013 yılının ilk yarısında bitirilerek inşaatına başlanacaktır.

Halkalı-Edirne-Kapıkule Hızlı Demiryolu Projesi ve Sivas-Erzincan Hızlı Demiryolu projelerinde de proje ve ihale süreçleri devam etmektedir.

Demiryolu sektörünün serbestleştirilmesi ne aşamada?
Demiryolu sektörünün yeniden yapılandırılması hedefi kapsamında, gerekli yasal düzenleme süreci tamamlanmış, sektörün serbestleşmesinin yasal alt yapısı 6461 sayılı yasayla oluşturulmuştur. Bakanlık bünyesinde, 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile sektörü düzenlemekle yetkili Demiryolu Düzenleme Genel Müdürlüğü ve bağımsız Kaza Araştırma İnceleme Kurulu kurulmuş ve faaliyete başlamıştır. TCDD’nin altyapı ve işletmecilik olarak ayrılma süreci devam etmektedir. Hazırlık çalışmalarımız devam etmektedir.

Özel sektörün demiryolu işletmeciliğindeki rolü nasıl şekillenecek?
Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi (TDUS) Hakkında Kanun’un yürürlüğe girmesi ile birlikte özel sektör kuruluşlarının yolcu ve yük taşımacılığı yapabilecek. Diğer taraftan demiryolu ile ihracat ve ithalat yapmak isteyen OSB yönetimleri Türk Ticaret Kanunu’na göre tutulan ticaret siciline kayıtlı şirketler kurmak suretiyle özel işletmecilik yapabilecektir.

Rekabetin olduğu tüm ulaştırma türlerinde özellikle de havayolu taşımacılığı örneğinde olduğu gibi serbestleştirmeden sonra gerek yolcu gerekse yük taşımacılığında büyük bir artış beklenmektedir. Şu anda yüzde 2 olan demiryolu yolcu taşımacılığı payının 2023 yılı itibariyle yüzde 10’a, yüzde 5 olan mevcut yük taşımacılığı payının da yüzde 15’e çıkarılması hedeflenmektedir.

Kurumunuzun KOBİ’lerle işbirlikleri hangi alanlardadır?
Demiryolu ile yük taşımacılığının geliştirilmesi, taşıma payının artırılması, gelişen ve değişen piyasa koşullarında demiryollarının konumunu güçlendirmek amacıyla sanayi odaları, ticaret odaları, diğer meslek örgütleri aracılığıyla veya doğrudan KOBİ’lere ulaşıyoruz.

OSB çatısı altındaki KOBİ’ler OSB İltisak Hattı bağlantımız sayesinde demiryoluna kesintisiz ulaşabilmekte ve lojistik maliyetlerini düşürmektedir.

Ülkemizin öncelikli lojistik değer ihtiva eden bölgelerine lojistik merkezler planlamak ve bir kısmı kurulmak suretiyle, ulusal, bölgesel ve küresel taşımacılık açısından yeni bir taşımacılık konsepti geliştiriyoruz. Alıcıyla satıcının buluştuğu, her türlü sosyal donatıya sahip, mevcut bütün yollarla entegre inşa edilen lojistik merkezler bir nevi kara limanı/kuru liman özelliğine sahiptir. Süreçte 5 adet lojistik merkezi işletmeye alınmış, hedefte yüzde 28 gerçekleşme sağlanmıştır. Yine üretim merkezlerinin, organize sanayi bölgelerinin, demiryollarıyla limanlara bağlanması, kombine taşımacılığın geliştirilmesi öncelenmiş, 4 yılda toplam 40 kilometre uzunlukta 23 adet iltisak hattı yapılmıştır.

OSTİM hakkındaki düşünceleriniz?
Küresel demiryolu sektörü içerinde Türkiye’nin de yer alması, dışa bağımlılığın sonlandırılması, yerli bir demiryolu endüstrisi oluşturulması hedefi doğrultusunda demiryolunda kullanılan ray, makas, travers, küçük bağlantı malzemeleri Türkiye’de üretilmeye başlanmıştır. TÜVASAŞ’ta üretilen tamamen yerli dizel tren setlerimiz ülkemizin 4 bir köşesinde hizmet vermektedir.

Oluşturduğumuz yerli demiryolu sanayisi elbette yerel sanayi ve ticareti de geliştiriyor. OSTİM bu noktada gerek fabrikalarımızda gerekse bakım atölyelerimizde ihtiyacımız olan her alanda yardımımıza koşuyor. Eskiden ithalat yoluyla temin edilen pek çok parça ve aracın OSTİM’deki firmalarımız eliyle üretimleri yapılıyor. Diğer alanlarda işbirlikleri geliştirmek için çalışmalarımız devam ediyor.




 

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş YORUM YAZIN

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *