» 
»
 

“OSTİM Ekopark” için ilk adım atıldı

Ankara Kalkınma Ajansı 2011 yılı doğrudan faaliyet desteği kapsamında desteklenen “OSTİM Ekopark Hareketlilik Merkezi ve Tematik Teknopark Fizibilite Raporu Projesi” kapsamında, sektörün önemli isimlerinin, üniversiteleri ve sanayicilerin de katılımıyla gerçekleştirilen “İyi Uygulama Ortak Akıl Çalıştayı” ile “Nasıl bir Ekopark?” sorusuna farklı bakış açılarından cevaplar arandı.

OSTİM Vakfı ve OSTİM Yenilenebilir Enerji ve Çevre Teknolojileri Kümelenmesi öncülüğünde hayata geçirilecek olan ve Ankara Kalkınma Ajansı 2011 yılı doğrudan faaliyet desteği kapsamında desteklenen “OSTİM Ekopark Hareketlilik Merkezi ve Tematik Teknopark Fizibilite Raporu Projesi”nde son aşamaya gelindi. Proje kapsamında, sektörün önemli isimlerinin, üniversiteleri ve sanayicilerin de katılımıyla gerçekleştirilen “İyi Uygulama Ortak Akıl Çalıştayı” ile “Nasıl bir Ekopark?” sorusuna farklı bakış açılarından cevaplar arandı.

Yürütülen kümelenme çalışmaları ile savunma, medikal ve iş makineleri sektörlerinde ilk akla gelen bölge olan OSTİM Organize Sanayi Bölgesi, enerji sektöründe de odak nokta olmak için önemli adımlar atıyor. OSTİM Vakfı ve OSTİM Yenilenebilir Enerji ve Çevre Teknolojileri Kümelenmesi öncülüğünde hayata geçirilecek olan ve Ankara Kalkınma Ajansı 2011 yılı doğrudan faaliyet desteği kapsamında desteklenen ve 6 Şubat’ta imzalanarak yürürlüğe giren “OSTİM Ekopark Hareketlilik Merkezi ve Tematik Teknopark Fizibilite Raporu Projesi”nde son aşamaya gelinmiş durumda. Bu kapsamda sektörün önemli isimlerinin, üniversiteleri ve sanayicilerin de katılımıyla Ankara Hilton Otel’de gerçekleştirilen “İyi Uygulama Ortak Akıl Çalıştayı” ile “Nasıl bir Ekopark?” sorusuna farklı bakış açılarından cevaplar arandı.
Çevre, elektromekanik, yönetim ve sürdürülebilirlik, mimari, Üniversite ve araştırma merkezleri, toplumsal etki ve sosyal sorumluluk ve sanayi başlıklarında oluşturulan çalışma grupları, kendi konu başlıkları hakkında yaptıkları çalışmanın ardından, masalarının vardığı sonucu tüm katılımcılarla paylaştılar. Ekopark konusunda en doğru uygulamanın ortaya koyulabilmesi, bir Ekopark’ta bulunması gereken şeylere hep birlikte karar verilmesi için yapılan bu çalışma ile birçok farklı alandan uzmanlar projeye katkı sağlamış oldular.

Çalıştayın açılışında bir konuşma yapan OSTİM OSB Başkanı Orhan Aydın, OSTİM olarak yürüttükleri kümelenme çalışmalarındaki başlıkların tesadüfen seçilmediğine dikkat çekerek sözlerine başladı. İş ve inşaat makineleri, medikal, savunma ve havacılık alanlarının zaten OSTİM bölgesinin tabi olarak oluşmuş kümeleri olduğunu, kendilerinin sadece bu firmaları bir araya getirdiklerini söyleyen Aydın, “Bu sektörlerin dışında ülkemizin sorunlarına çözüm getirebileceğimiz en doğru sektör hangisi olur sorusunu ise ‘Enerji sektörü’ olarak cevaplandırdık, bu noktadan hareket ederek bu sektörün çok önemli olduğunu ve bölgemizde bunu yaptığımız taktirde yeni bir sinerji oluşturabileceğimizi, ülkemizin enerji problemlerinin çözümüne katkı verebileceğimizi keşfettik. Böylece enerji konusunda da bir küme oluşturulması çalışmalarına başladık. Bugün çok doğru bir karar vermiş olduğumuzu daha iyi anlıyorum” dedi.

Bu kümenin ilk çıktısının da OSTİM OSB’nin şuanki yönetim binası olduğunu söyleyen Aydın; “Bu kapsamda biz ilk olarak Türkiye’de ilk defa kendi bölgemizde bir temiz enerji binası yaptık. Bun bazı üniversitelerimizin kampüslerinde, bazı uygulamaları olan bir yapı ancak biz ilk defa içinde yaşam olan bir yönetim binası yaptık. Bölge müdürümüzün de mimar olması ve Prof. Dr. Birol Kılkış hocamızın da danışmanlığının sayesinde çok önemli bir yapı ortaya koyduk. Kümemizin çalışmalarının bize tuttuğu ışık sayesinde biz OSTİM’de bir temiz enerji binasının içinde çalışmaktayız ve bundan çok keyif alıyoruz.” diye konuştu.

Yapılan tüm bu çalışmalara paralel olarak enerji odaklı bir teknokent oluşturma çalışmalarının da yürümekte olduğunu söyleyen Aydın, Türkiye’de birçok teknokentin olduğunu, fakat tematik olarak bir teknoparkın ilk defa hayata geçirileceğini söyledi. Aydın; içerisinde temiz enerji, yenilenebilir enerji, enerji kaynakları, enerjinin üretimi, dağıtımı vb. gibi konuların olacağı, Türkiye’de enerji ile ilgili kim ne düşünüyorsa, ne fikri varsa, neyi üretmek istiyorsa, neyi araştırmak istiyorsa, neyi sanayiyle paylaşmak istiyorsa bunun odak noktası olacak bir tematik teknokent kurmak istediklerini belirtti.

Aydın şöyle devam etti: “Biz OSTİM olarak yaklaşık 120 bin metrekare alanımızı tamamen bu alana ayırmış durumdayız. Bununla ilgili gerekli dosyalarımızı sanayi bakanlığımıza iletmiş durumdayız. İnşallah burayı hep birlikte hayata geçireceğiz. Buranın sadece OSTİM için değil, Ankara için değil, Türkiye’de enerjinin dışa bağımlılığını azaltmak için, ülkenin en önemli problemlerinden biri olan bu sorunu çözebilmek için de önemli bir merkez olacağına inanıyoruz.”

OSTİM Yenilenebilir Enerji ve Çevre Teknolojileri Kümelenmesi ve Ekopark Projesi Koordinatörü Pınar Yalman ise, Ekopark fikrinin kümelenme çalışmaları sonrasında 2009 yılında stratejik planla gündeme alındığını ve bugün gelinen aşamada Ekopark projesinin ön fizibilitesi niteliğindeki çalışmanın yapıldığını belirtti. Ön fizibilite çalışmaları tamamlandığında gerçek fizibilite ve yol haritasının belirlenmiş olacağını söyleyen Yalman, daha ileriki yıllarda da uygulama aşamasına geçileceğini belirtti.
Yalman projenin amaçlarını da şöyle özetledi: “Proje kapsamındaki genel amacımız kümemizin faaliyetlerinde olduğu gibi kamuoyu, üniversite, sanayi, araştırmacı, yatırımcı, tüm paydaşların bir arada olduğu bir ortam hazırlamak. %72 oranında dışa bağımlı olduğumuz enerji sektöründe teknolojilerin yerli olarak üretilmesi için hem ortam hazırlamak hem de bu yönde politikalar geliştirilmesine katkıda bulunmak istiyoruz. Ar-Ge faaliyetleri ile OSTİM’i yenilenebilir enerji ve çevre teknolojileri sektörünün üretim merkezi haline getirebilmek için çalışıyoruz. Ankara ve Türkiye’nin zengin akademik altyapısı ile yürütülen üniversitelerdeki çalışmaların sanayiye aktarılarak ürüne dönüştürülmesi için ortam hazırlamak hedefindeyiz. Bu projeye özel amacımız ise, Türkiye’de bir ilk olarak tematik teknopark entegreli bir Ekopark’ın kurulması için ön fizibilite raporu çıkarılması ve yol haritasındaki ihtiyaçların belirlenmesi olacak.”

“Yenilenebilir enerjide emekleme aşamasındayız”
Projeyi 2011 yılı doğrudan faaliyet desteği kapsamında destekleyen Ankara Kalkınma Ajansı’nın Genel Sekreteri Doç. Dr. Asım Balcı da konuşmasında, OSTİM’de yapılacak olan bu çalışmanın sadece OSTİM için değil Türkiye için büyük hedefler ortaya koyduğunu belirtti. “Eminim burada ortaya koyacağımız başarılı örnek Türkiye’nin diğer bölgelerine de örnek olacaktır” diyen Balcı, bu sebeple ortaya konan işin çok başarılı olması için çalışmak gerektiğini söyledi. Ülkenin enerji alanında dışa bağımlılığının boyutlarının çok yüksek olduğunu vurgulayan Balcı, son yıllarda yenilenebilir enerji konusunu son derece öne çıkarmış durumda olduğunu fakat Türkiye’nin bu alanda henüz emekleme aşamasında olduğunu kaydetti. Balcı şunları söyledi: “Açıkçası yenilenebilir enerji konusunda Ankara’da güneş ve rüzgar enerjileri konusundaki potansiyelimiz Türkiye ortalamalarının biraz altında kalıyor. Yine de bu demek değil ki biz bu ekipmanları, bu teçhizatı, bu teknolojiyi Ankara’da üretmeyelim. Dolayısıyla bizim asıl odaklanmamız gereken konu bu sektörlerde ihtiyaç duyulan teknolojinin Ankara’da üretilmesi ve başta Türkiye olmak üzere buradan bütün dünyaya satılması ve Ankara sanayisinin de daha ileri noktalara taşınmasıdır. Bu bakımdan bu çalışmayı çok önemsiyoruz.”

Prof. Dr. Birol Kılkış projenin teknik detaylarını paylaştı
Projenin Teknoloji Danışmanı Prof. Dr. Birol Kılkış da “Ekopark ve Tematik Teknopark’ın Özellikleri Neler Olmalı?” başlıklı sunumunu toplantıya Hollanda’dan bağlanarak gerçekleştirdi.
Konuya başlarken öncelikle Türkiye’nin mevcut enerji durumuna bakılması gerektiğini söyleyen Kılkış; “Özetle ülkemizde birincil enerji arzımızın %72’si ithalat yoluyla karşılanıyor ve sektörlerde kullanılan toplam 84 MTEP (milyon ton eşdeğer petrol) nihai enerji tüketimi verimli bir şekilde harcanmıyor. Mevcut durumun ve eğilimin değiştirilebilmesi için sıra dışı, yenilikçi, akılcı ve uzun soluklu uygulamaların gerektiği ortadadır” dedi.

Türkiye’nin mevcut enerji durumunda güneş ve jeotermal gibi diğer alternatif enerji kaynaklarının önemli bir yeri olduğunu belirten Kılkış, “Ülkemizin güneşlenme haritası incelenirse bu alanda ne kadar zengin olduğumuz, özellikle Orta Anadolu ve Marmara bölgelerinde yıllık ışınımın 1400-1500 kwh/m2 yıl kadar yüksek olduğu görülüyor. Hollanda da Alkmaar kentinde kurulmuş olan Sun City’de (Güneş Şehri) 40 bin adet PV panel 2,45 MW elektrik gücünde. Bu bölgenin yıllık ışıma miktarı ise 900 kwh/m2 yıl. Ankara’nın ışıma değerine baktığımızda ise 1600 kwh/m2 yıl dolayında. Neredeyse 2 misli. Hollanda’da Sun City gibi büyük bir güneş kenti kuruluyorken Türkiye’de neden kurulamadığını sorgulamak lazım” diye konuştu.

Kılkış sunumuna şöyle devam etti: “Sürdürülebilir ekonomik büyümeden ne anlıyoruz. Doğal kaynakların tükenmesine dayalı bir ekonomik büyümeyi tercih etmişiz, bu çok yanlış. Bu yanlışımız sebebiyle çevreye verdiğimiz zarar her geçen gün artarken, doğal kaynakların kendini yenileme kapasitesinin ise her geçen gün azaldığını görüyoruz. Bu da bize sürdürülebilir bir ekonomik büyümeye sahip olmadığımızı gösteriyor. Dolayısıyla OSTİM’de kurulacak olan tematik teknoparkın bu konuya eğilmesi gerekiyor.
Yenilikçi uygulamaların gerçekleşmesi için stratejik bir eğilim gerekiyor. Dünyadaki bu stratejik eğilim içerisinde OSTİM Ekopark önemli bir yer teşkil edecektir, etmelidir. Yenilikçi uygulamalar ve yerli enerji teknolojilerinin geliştirilmesi ana amacımız olmalı. Türkiye aslen sürdürülebilir enerji zengini bir ülkedir, yeter ki bu zenginlikten yararlanmak için beyin gücümüzü kullanalım, en önemli potansiyelimiz ve varlığımız bu.

Beyin gücümüz için ortak bir hedef çizelim. OSTİM Ekopark ve Tematik Teknopark temel enerji sorunlarımızın ele alındığı, sürdürülebilir, yenilikçi çözümler hedefleyen, Ar-Ge ve Ür-Ge faaliyetlerinin odaklandığı dinamik bir model, ucu açık bir toplumsal sürdürülebilirlik örneği olabilir.
Sürdürülebilirlik dörtlemi nedir diye bakarsak… Toplumda çevre, toplumun kendisi, enerji ve ekonomi birbiriyle zıtlaşan, çelişen olgulardır. Şu anki dünya içinde bu dört kavramın ortak paydası çok küçük. Bu ortak alanı genişletmek ve daha optimum, daha gerçekçi sürdürülebilir çözümleri arayıp bulmamız lazım. Bu 4 kavramı daha iç içe geçirip örtüşen ortak alanlarını arttırmamız lazım. Üstüne üstlük mühendislik açısından var olan birçok kısıtı da göz önünde tuttuğumuzda öncelikle bu kısıtların genişletilmesi ve çevre, toplum, enerji ve ekonomi çemberlerinin üst üste oturmasını sağlamak lazım ki daha geniş, daha akılcı çözümler bulabilelim. İşte bunu OSTİM Ekopark modelleyebilir, gerçekleştirebilir, çözümler üretip topluma, ülkemize daha geniş anlamda yansıtabilir.

Dolayısıyla çevre, enerji, ekonomi ve toplumsal refah ortak çözüm odağı olmalıyız. Toplumla iç içe, sosyal doku ile örtüşmeliyiz. Dinamik bir bilgi, teknoloji, ürün, sistem etkileşim platformu oluşturmalıyız. Tematik boyutumuzu asla unutmamalıyız bu da toplam sürdürülebilirliktir. İmkan sağlayıcı ortam boyutu oluşturmalı, Ar-Ge, Ür-Ge ve yenilik boyutu olmalı, hedef odaklı model boyutumuz olmalı. Yenilik motoru olmalı ve bütüncül boyutumuzu geliştirmeliyiz.

Ekoparkın boyutlarına gelirsek, 1. boyut tematik boyuttur. Burada neler olmalı; yenilenebilir enerji kaynakları, yenilikçi yeşil binalar olmalı ve enerji verimliliği ön planda olmalı. Dolayısıyla ortaya koyduğu tematik bakış açısıyla yenilik aktörlerini “harekete geçiren” bir merkez olarak, bu hareketliliğin sağlanması, savunucusu olması ve gerekli ortamı sağlayan ve ekoparkın 2. boyutu olan imkan sağlayıcı ortam boyutunu oluşturmalıyız, yani araştırma altyapısı, üretim gücü, işbirliği, pilot uygulamalar ve pazarlama…

Fikirden ürüne tüm süreci destekleyerek sürdürülebilirlik “dörtlemine” çözüm getirebilen Ar-Ge ve yenilik boyutu ise; yenilikçi enerji teknolojilerinin kurgulanması, pilot uygulamalar, yerli, yenilikçi enerji teknolojileri ile ülkemizin geleceğine katkı sağlanmasını içerir.

Bu yolla ortaya koyulan ekopark örnek bir ekopark ve tematik bir teknopark olacaktır.
Ekopark’ın tanımı ve amacına bakarsak; Ekopark ve tematik teknopark, yenilikçi, çevre dostu teknolojilerin kurgulandığı, üretildiği ve uygulandığı bir merkez olma hedefini gerçekleştirme yönünde doğru ortamı sağlayan bir bütündür. Bu nedenle, Ekoparkın alt yapısı ve enerji sistemlerinin ucu yeniliğe açık olacak, devamlı kendini yenileyecektir (Döngü Ekserjisi). Her eklenti ve yenilikçi uygulama döngüye (sisteme) uygun nokta (lar) da sürekli eklenecek veya çıkarılacaktır. Böylelikle, sistem devamlı kendini içindeki firmaların yenilikçi teknolojilerini doğrudan uygulayabilen, deneyen ve modelleyebilen dinamik bir örnek olacaktır.

Bu projeyle varmak istediğimiz noktada ise; OSTİM Ekopark ve Teknopark’ın iç içe bütünleşmesi, fuar alanı, kütüphane, teknoloji müzesi, bilim müzesi, ekoloji müzesi, Ekopark, çocukların birebir elleyerek ve dokunarak öğrenecekleri enerji ve çocuk müzesi var.
Ekopark’ın temel bileşenleri şu şekilde karşımıza çıkıyor;
• Sürdürülebilir üretim boyutu – OSTİM
• Ar-Ge ve yenilik boyutu – Araştırma laboratuarları
• Ür-Ge ve yeni imalat teknolojileri boyutu
• Yenilikçi uygulamalar boyutu (EKOPARK)
• İşbirliği boyutu – kümelenme
• Pazarlama boyutu – EKOPARK Show Room
• Sosyal boyutu- Toplum refahının sürdürüldüğü ve geliştirildiği, modellendiği bir ortam
• Ekonomik boyutu- Ekonomisi sürdürülebilen bir park
• Çevre boyutu- Sıfır CO2 Salımı ve Net Sıfır Enerji/Ekserji

Mevcut yetkinlikleri bu hedeflere çekebilen bir merkez düşlüyoruz. “Fikirden ürüne” tüm süreci destekleyen bir merkez olması için hep birlikte çalışacağız.”

 

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş YORUM YAZIN

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *