Adres :
100. Yıl Bulvarı No:101/A, OSTİM/Ankara-TÜRKİYE Telefon : 0 312 385 50 90 Faks : 0312 354 58 98 E-Posta : korhan@ostim.com.tr

“Bilgi toplumunda yeni bir kuşak yetiştireceğiz”

Ünlü Türk Girişimcilerinden Nuri Demirağ’ın torunu Prof. Dr. Banu Onaral Ostim’de yenilikçi toplum ve kalkınma ekosistemi konusunda konferans verdi.
Ostim Editör
09 Aralık 2011 00:00

Ünlü Türk Girişimcilerinden Nuri Demirağ’ın torunu Prof. Dr. Banu Onaral Ostim’de yenilikçi toplum ve kalkınma ekosistemi konusunda konferans verdi.

Onaral’ın sunumunu Ostim Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın, Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir, KOSGEB Başkanı Mustafa Kaplan, Çankaya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ziya B.Güvenç, Sanayi Bakanlığı Ar-Ge Genel Müdürü Ziya Karabulut, Sinerjitürk Platformu Yöneticisi Abdullah Raşit Gülhan ve Ostim’li sanayiciler dinledi.
Philedelphia Drexel Üniversitesi Biyomedikal Mühendislik Bilim ve Sağlık Sistemleri Fakültesi Kürsü Profesörü ve Türk Amerikan Bilim İnsanları ve Akademisyenleri Derneği dönem Bakanı Prof. Dr. Banu Onaral, Ostim’de “Yenilikçi Topluma Geçiş, Kalkınma Ekosistemi” konulu bir sunum yaptı.
Prof. Banu Onaral, Türkiye’nin zaten pek çok şeyi yapmaya başladığını, sadece güç birliği ederek bunu daha da geliştirmesi gerektiğini vurguladı. Onaral, “Beyin gücümüzle küresel rekabette farklılık yaratacağız. Sanayinin akademik hale gelmesi ve bunun içine kamuyu dahil etmesi ve sivil toplum kuruluşlarıyla bütünleşebilmesi için doktoralı Ar-Ge çalışanlarına ihtiyaç var” diye konuştu.
Bilim ve teknoloji ekosistemi için gerekli olan potansiyel gücü ‘sosyal sermaye’ olarak tanımlayan Prof. Onaral şöyle dedi: “Kalkınmada çalışabilecek herkesi aramıza katmalıyız. Ar-Ge mekezleri, teknoparklar, özendirici fonlar artık bu konuyla ilgili herkese tanıdık gelen kavramlar. Ancak stratejik güç birlikleri, yatırım ve risk sermayesi, sanayide doktoralı Ar-Ge’cilere ve bilim pasaportuyla açık bilim yöresi bu konudaki gereksinimler. Bilimle uğraşan insanlar için bilim pasaportu olmalı. Bu pasaportla bilim adamları istediği yere vizesiz seyahat edebilmeli. Bunun yasalarını yapmak çok kolay değil, ama bizim elimizde. Eğer Ankara zenginliklerini bir araya getirebilirse, bütünleştirebilirse bir yaşam tarzı ortaya çıkacak bu yaşama inova yaşam diyoruz. Bu bir semt olabilir, bir mahalle olabilir. İçinde üniversite yok bunun; çünkü bu ne bir üniversitedir ne bir Ar-Ge kuruluşudur ne bir akademik kalkınma kuruşudur ne bir organize sanayi merkezidir, bu Ar-Ge ile bütünleşmiş bir eğitim algısıdır. Çünkü sadece derece alacak öğrencilerin yararlanabileceği bir yer olarak sınırlanmamıştır bu, vatandaşlarımızın tamamının yararlanabileceği bir yerdir. Yeni coğrafi mekânlar da gerekmez bunun için. Hâlihazırdaki imkânlarımızla, boşlukları doldurarak bunu yapabiliriz ki Türkiye’nin tarihi, coğrafi ve insan gücü zenginlikleriyle bu mümkündür.”
Türkiye’nin medeniyetlerin geçiş noktasında olduğunu ve bu konumun yerleşik bir yaşam sunduğuna işaret eden Onaral, küresel rekabetteki farklılığı hayata geçirmek için birlikte çalışmak gerektiğini belirtti.
“Biz bu bilgi toplumunda yeni bir kuşak yetiştireceğiz” diyerek devam eden Onaral, “eğitim ve Ar-Ge, uygarlıkla birleşecek. Bir sözcük türetebiliriz; “Uy-Ar-Ge” diye. Bu bir uygar eğitimdir, halkın eğitimidir. Sadece üniversite eğitimi değildir, halk bir dönüşüme uğrar. Bu toplumumuzun her katmanını etkileyecektir. Gençlerimizin çapı aydınlık, bilim, sanat, gelişim; katmanları yeteneklilik, yetkinlik olacaksa bambaşka bir Türkiye dünyada yerini alacaktır. Asıl olan insandır. Sağlık ve savunma konusunda Ankara’yla baş edebilecek bir yer tanımıyorum ben. Bir de politikaya yakın olması Ankara’ya ayrıcalık vermektedir” diye konuştu.
Prof. Dr. Onaral, Ankara’nın koşullarına göre özel olarak hazırladığı sunumun son bölümünü şu sözlerle tamamladı:
“Kim ki geleceğin tanımını yapmaktadır, o dünyanın dönüşmesine neden olacaktır. Biz bunların neden burada yapılmadığını düşünüyoruz. Sadece ortamlar yeterli değil. Ancak geçtiğimiz 10 yıl içinde önemli adımlar atıldı, müthiş gelişmeler oldu. Fakat daha da gelişmemiz gerekli. Açık bilgi toplumuna geçiş yolunda bu bir yapılanma. Bu imece usulü hayata geçiş şeklinde bir yapılanma olabilir. El elden üstündür. Bir araya geldiğimiz zaman birbirimizin üstünlüğünü değerlendiren insanlarız. Demek ki bir değişimin ve dönüşümün başlangıcındayız. Atatürk’ün sözünde olduğu gibi, ‘Yapma olanağı olan işleri yapmazsak tarih bize kızar.”
Sunum sonrası Onaral’a Ostim’deki Savunma Sanayi ve İŞİM kümelerinin rozetleri takılarak, Ostim yönetimi tarafından plaket verildi. Onaral’a sanayiciler adına teşekkür eden Ostim Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın, “Bundan sonra inşallah bu İnova Ankara, İnova Ostim’i hayata geçiririz. İnsanların yaptığı iyilik hiçbir zaman unutulmuyor. Şu anda Nuri Demirağ büyüğümüz yok, ama ismi girişimciliği sayesinde yaşıyor” dedi.

 

İçeriğe Yorum Yapabilirsiniz.