Adres :
100. Yıl Bulvarı No:101/A, OSTİM/Ankara-TÜRKİYE Telefon : 0 312 385 50 90 Faks : 0312 354 58 98 E-Posta : korhan@ostim.org.tr

Öğrencilikten Girişimciliğe Giden Yol

OSTİM Teknik Üniversitesi tarafından düzenlenen, Tercih Zirvesi 2019 Ankara’da; doğru üniversite ve meslek seçimi, alanında uzman isimler tarafından anlatıldı. OSTİM Teknik Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Orhan Aydın, OSTİM’in köklü kurum kültürü ve ekosistemine dikkat çekerek, “Farklı bir üniversiteyi, farklı bir eğitimi, farklı bir yaklaşımı yapmayı hedefliyoruz. Mevcut olan üniversitelerin yaptığı işin tekrarı olan 21. üniversite kesinlikle olmak istemiyoruz. İşe çok yakın; buradan eğitim aldıktan sonra mezun olan gençlerimize çok hızlı bir şekilde iş imkanı sunabilecek imkanların içinde, bu hayatı beraber öğrencilerimizle paylaşmak istiyoruz.” dedi.
Ostim Editör
16 Nisan 2019 12:16

OSTİM Vakfı tarafından kurulan Ankara’nın en genç yükseköğretim kurumlarından OSTİM Teknik Üniversitesi ilk etkinliğini gerçekleştirdi. Ankara’da öğrenim gören lise son sınıf öğrencileri, aileleri ve rehber öğretmenlerin katıldığı etkinlikte Türkiye’nin yakından tanıdığı isimler gençlere eğitim ve kariyer planlamalarına yönelik ipuçları verdi.

50 yılı aşan birikim

Programın açılışında OSTİM Teknik Üniversitesi’nin kuruluş amacı ve hedeflerine ilişkin bilgiler veren Mütevelli Heyeti Başkanı Orhan Aydın, OSTİM’in köklü geçmişine vurgu yaptı. Aydın, “OSTİM Teknik Üniversitesi’ni anlayabilmek için 50 yıl öncesinden başlayan bir OSTİM serüveni var. 50 yıldan beri Ankara’nın sanayileşmesine imza atmış ve Ankara’daki sanayi oluşumuna başlangıç yapmış OSTİM’den bahsetmeden Teknik Üniversiteyi tam anlayabileceğimizi düşünmüyorum. OSTİM’de konuşulan kavramlar sadece OSTİM’in kavramları değil. Bir yerel sanayiden bahsetmiyoruz. OSTİM’de konuşulan kavramları Ankara’ya uyarlayabilirsiniz, Türkiye’ye uyarlayabilirsiniz. Türk sanayisine ve girişim dünyasına uyarlayabilirsiniz.” dedi.

OSTİM’deki iş ve inşaat makineleri, savunma ve havacılık, enerji, kauçuk, medikal, raylı sistemler ve haberleşme teknolojileri olmak üzere bu alanlarda iş birliği yapmak üzere, yüzlerce firma ve binlerce çalışan, mühendis ile iş imkânlarına dikkat çeken Aydın, şöyle konuştu:

“Bizim üniversitemizin en önemli özelliklerinden bir tanesi; arkamızda bizimle beraber hem iş birliği yapacak hem bu üniversitenin imkânlarından yararlanacak. Hem bu firmaların değişiminde üniversite görev alacak. Ama aynı zamanda da bu üniversitede okuyan her öğrenciye dokunacak arkamızda bu sektörler ve bu birimler olacak. Biz bunlarla beraber, ne yapmamız gerektiğini, nasıl yapmamız gerektiğini, nasıl bir eğitim yapalım ki bizim beklentilerimiz karşılansın sorularının cevabını, eğitim esnasında iş birliği yaparak işletmelerimizin ve firmalarımızın mazeretini ortadan kaldıracağız. ‘Ben aradığım adamı bulamıyorum, istediğim nitelikte yetişmiyor.’ Bu mazeretleri kabul etmiyoruz. Çünkü onların da eğitim esnasında bizim yanımızda durmasını istiyoruz. Staj imkânları, iş imkanları, her türlü teknik olanaklar, firmalarındaki laboratuvarlar, atölyeler, tezgahlar bizim emrimizde olsun istiyoruz. Onlar aynı zamanda bizim danışma kurullarında da görev yapacaklar.”

Farklı bir üniversite, farklı bir eğitim

OSTİM’in uluslararası kuruluşlarla yürüttüğü çok sayıda projeleri olduğunu belirten Orhan Aydın, bunları artırarak, üniversiteyi de içine katarak devam edeceklerini kaydetti.

Aydın şunları söyledi: “Sanayi odaları, ticaret odaları, Anadolu Kümeleri İşbirliği Platformu (AKİP) var. OSTİM bunun da kurucusudur. Türkiye’deki bütün kümelenme faaliyetlerinin tecrübe paylaştığı bir platform. Bu network içerisinde biz farklı bir üniversiteyi, farklı bir eğitimi, farklı bir yaklaşımı hedefliyoruz. Hedefimiz çıkış noktamız da tam burası. Zaten mevcut olan üniversitelerin yaptığı işin tekrarı olan üniversite kesinlikle olmak istemiyoruz. Biz işe çok yakın buradan eğitim aldıktan sonra mezun olan gençlerimize çok hızlı bir şekilde iş sunabilecek imkanların içinde bu hayatı beraber öğrencilerimizle paylaşmak istiyoruz.

“Girişimci, sorun çözücü insan tipine ihtiyacımız var”

Biz sanayi, üretim ve gerçek dünyanın içinde olan buradaki ihtiyaçları, beklentileri bilen ve hali hazırda da bu ekosistemin içinde yaşayan insanlarız. Bizimle beraber hem ülkemizin, hem dünyanın sorunlarına çare üretebilecek insanlar bizi tercih ederse. Biz bu bütün mütevelli heyetimizle beraber, hocalarımızla beraber, OSTİM’le beraber, Ankara sanayisi ile beraber, onların yetişmesi için onların niteliklerinin artırılması için ve mezun olduktan sonra da boş bir diplomayla da çıkmamaları için gücümüz aklımız, beynimiz, enerjimiz ne kadarına yeterse bunlarla beraber bu eğitimin yapılması konusunda gönüllü olarak, dertli bir insan olarak çaba sarf etmek için bir yolculuğa çıktık. Bu yolculukta bizimle beraber olmak isteyenlerle biz bölgemizi, ülkemizi ve dünyayı değiştirmeyi hedefliyoruz. Bunun için yeni girişimci, sorun çözücü insan tipine ihtiyacımız var.”

“Sizleri aramızda görmek istiyoruz”

OSTİM Teknik Üniversitesi Vekil Rektörü Prof. Dr. Murat Yülek, daha önce bilimsel çalışmalar gerçekleştirdiği Columbia Üniversitesi ve bazı kuruluşlarla görüşmek üzere bulunduğu New York’tan zirveye gönderdiği mesajda, üniversite olarak dünya üniversiteleri ile iş birliği yapma gayretinde olduklarını dile getirdi.

Yülek şunları söyledi: “Sizler hayatınızın önemli bir noktasındasınız. Kariyeriniz hakkında, geleceğiniz hakkında karar vereceksiniz. Biz de sizlere Tercih Zirvesi’nde bu konuda destek olmak istiyoruz. İleride de sizleri aramızda görmek istiyoruz. Sizlere güveniyoruz. Dünya sizleri bekliyor. Sizlerin potansiyelinin ne kadar büyük olduğunu biliyoruz.”

İŞ DÜNYASININ İÇİNDEKİ ÜNİVERSİTE ÇOK ÖNEMLİ

Tercih Zirvesi 2019 Ankara’da, sınav süreçleri, kariyer planlama, tercihler ve sosyal medya alanında uzman isimler önemli bilgiler aktardı. Klasik üniversitenin Türkiye’de çok fazla olduğunu ifade ederek; sanayinin, iş dünyasının içerisinde olan üniversitenin çok önemli olduğuna işaret eden deneyimli isimler, mutlaka işin içerisinde olunması gerektiğini vurguladı.

“Girişimci problem çözer”

Ömer Karapınar - Girişimci Mentörü

Üniversite sizin için aslında izleyeceğiniz bir yol; ama bu yol zorlu olacak. Bu yolda her zaman için bu zorlukları yaşarken yanınızda destek isteyeceğiniz insanlara bir şekilde ihtiyaç duyacaksınız.

Eğitim sistemi içerisinde edilgen bir yapıdayız. Bize bir şeyler veriliyor biz de alıyoruz. Biz diyoruz ki, öğrencilerimiz alsın evet bu önemli. Ama bununla da bir şey üretsin. Aldığınız bir bilgiyi, birikimi, size katılan herhangi bir şeyi alıp bunu kullanarak yeni bir şey üretmenizi istiyoruz. Size, sadece yapın demek değil de bunu nasıl yapacağınızı da gösteririz. Gerektiğinde size birebir destekte de bulunacağız.

Belki de üniversite sana bu noktada bir fon, destek ya da bununla alakalı çözüm sürecinde sana destek olacak birilerini bulabilir. Çünkü OSTİM’in o gücünü her şekilde üniversiteye ve üniversite içindeki öğrencilere yansıtmak. Asıl kaygı bu. Bununla alakalı. Girişimci problem çözer.

“Projelerinizi hayatınız boyunca destekleyecek üniversite arayın”

Burak Kılanç - İstinye Üniversitesi Genel Sekreteri

OSTİM Teknik Üniversitesi’nin gelecekte ülkemiz eğitim sisteminde çok nadide bir yere geleceğine yürekten inanıyorum. Çok sağlam bir şekilde yola çıktıklarını da gözlemliyoruz. Gençler, zamanınız kıymetli, onun için geleceği planlamanız, gelecekte ne yapmak istiyorsanız onu düşünerek ilerlemeniz gerekiyor.

Türkiye’de gençlerin hep bir eksiği vardı. Biz hedeflerimizi koyup ona göre bugünü tasarlamıyoruz. Mühendislik eğitimi alacaklar büyük bir ihtimalle karşılarına çıkacaktır. İleri bir noktada nereye varmak istiyorsanız onu tasarlarsanız, geriye doğru gelerekten adımları tasarlarsınız.

Mezun olduğunuzda ne yapmak istiyorsunuz, akademik tarafta mı gitmek istiyorsunuz? Bordrolu olarak bir yerde mi çalışmak isteyeceksiniz. Özel sektör mü, kamu mu? Çünkü bu hedefe varabilmek için hangi üniversitenin size imkânları en iyi şekilde sunduğunu bulmak durumundasınız.

Yurt dışında master, doktora yapmak istiyorsanız, akademik kadrosunun yurt dışı bağlantıları kuvvetli olan bir üniversiteyi kendinize hedef olarak koymalısınız. Eğer girişimci olmak istiyorsanız, projelerinizi öğrencilik hayatınız boyunca da destekleyecek bir üniversite aramak durumundasınız OSTİM gibi.

“Sınava mecbur eden sınava girenlerin talepleridir”

Cihat Şener - Eğitimci Yazar

Sınava gireceksiniz, 4 yıl okuyacaksınız. Ne yapacağınıza şimdiden karar verin. Eğer bilgisayar okuyacaksanız 4 yıl sonra şimdi okuyacağınız bilgisayar yok; hiçbir işe yaramayacak. Çünkü teknolojinin değişim hızı, yükselme hızı doğrusal hiç değil. Cep telefonu örneğini veriyorum. 4 yıl sonrasının bilgisayar işlemciliğinin nerelere varacağını kestirmek mümkün değil. Ne kadar çok değişken var. Anne, baba, öğretmen, sistem, sınav değişiyor. Yaşam değişmiyor. Kolay olsaydı herkes yapardı. Adam olmak; bu zorlukların içinden çıkmaktır.

Bu sınav, sert bir sınavdır. Acımasızdır. İyi ki öyledir. Sen ister misin senden daha vasat bir adamın daha yukarıda olmasını; haksızlık demez misin? Bu sınav insanların duygularına, saçlarına, yürüyüşlerine bakarak puan vermiyor. Subjektif değerler yok. Sınav hayatın gerçeğidir. Çok net; emek veren kazanır. 44 yıldır bu filmi seyrediyorum. 44 yıl önce söylediklerim hala geçerli. Hep var; sınavsız bir yaşam yok.

Bizi sınava mecbur eden sayılar değildir. Sınava girenlerin talepleridir. Herkes doktor, mühendis olmak istiyor. Sınav yapmak zorundayız. Müthiş bir iş yapıyorlar; OSTİM’dekileri kutluyorum. Bunun bir bedeli var kardeşim. Ne diyor? O projeyi yapabilecek, geliştirebilecekleri arıyoruz diyor. Rekabet bu; alın teri. Ne kadar çok emek, ne kadar çok ter, o kadar karşılık.

“İş dünyası diyecek ki; bana farkındalık nasıl yaratacaksın?”

Sait Gürsoy - Eğitimci Yazar

Üniversite seçerken, sizi hayata profesyonel hazırlayacak olguları görmek lazım. Öyle bir üniversite ki burası, sektörle ilişkili oldukları için büyük ihtimalle sektördeki danışmanlarla iş birliği yapılarak güncel olaylara göre ders programlarını değiştirebilecek nitelikte bir okuldur ki bu da son derece bir artıdır.

Genç, kendisini teknolojiye adapte edecek şekilde yetişecekse, o zaman, seçeceği üniversitenin neler verip vermeyeceğini düşünecektir. Günümüzde, 200 üniversite varsa o zaman siz, üniversite niteliklerinin size uygun olup olmadığını yani bilgiyi size aktarıp aktaramadığını, o bilgiyi kullanıp kullanamayacağınızı gösteren üniversiteleri seçmek zorundasınız. Bazı diplomalar vardır, duvara asarken öylesine asarsınız. Bazı diplomalar vardır ki duvara asarken eliniz titreyerek asarsınız.

İş dünyası size diyecek ki; bana farkındalık nasıl yaratacaksın? Bana detayı nasıl vereceksin? Cevabı verebilirseniz siz iş dünyasına gireceksiniz.  Çok donanımlı hareket edeceksiniz.  Hangi bölümü seçerseniz seçin işletme, hukuk, psikoloji bilmek; donanımlı olmak zorundasınız. Üniversite seçmek yalnızca kağıt üzerinde değildir. Gidin, bakın, sorun. Doğru seçim yapıp doğru kararlar vermeniz lazım. Artık özgeçmiş bitmiştir; özgelecek vardır.

“Yaptığınız iş değil mesleklerin ismi değişecek”

Nur Erdem Özeren - Eğitimci ve Kariyer Danışmanı

Dünyanın her yerinde üretilen bilgi hızlı yayılıyor. Dünya çok hızlı değişiyor ve gelişiyor. Dünyadaki mesleklerin 20-30 yıl öncesine kadar yarısı kayboldu. Bir yarısı da bundan sonra kaybolacak. Meslekler şekil değiştiriyor. 50 yıl boyunca çalıştığınız süre içerisinde bugün adını duymadığınız meslekleri yapacaksınız. Üniversiteler olarak sizi gelecekte sizi hangi meslek olduğunu bilmediğiniz mesleklere hazırlamak için bölüm seçtiriyoruz.  İnsanlar, ne kadar iyi insan olduğunuza, işinizi düzgün yaptığınıza ve ne kadar karakteri düzgün insan olduğuna bakıyorlar ve size kefil oluyorlar, kapıyı açıyorlar.

Devlete kapak atmak; toplam istihdamın yüzde 4'ü. Türkiye’de 32 milyon çalışmak isteyen işgücü var. Bunun yaklaşık 4 milyonu işsiz. Kalan 28 milyonun yalnızca 2 buçuk milyonu devlet memuru. Özel sektörde 25 milyon kişi çalışıyor. Şirketler size 3 soru soracaklar: Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?, kendinizi 10 yıl sonra nerede görüyorsunuz?, neden sizi seçelim? Bir dakikada kendini anlatabilecek gençler yetiştiremedik. Lütfen kendinizi tanıyın.

Bilmediğiniz meslekleri seçmek zorunda değilsiniz. Ne iş yapacağınıza bakın. Hayatınızı geri kalan kısmında ne iş yapmak istiyorsunuz? Muhtemelen yaptığınız iş değişmeyecek; mesleklerin ismi değişecek. Sektörler değişecek ve gelişecek ama siz benzer işi yapacaksınız. Doğru olan, sevdiğiniz, istediğiniz ve en iyi yapabildiğiniz şeyi iş olarak yapmak.

“Sanayinin içerisinde olan üniversite çok önemli”

İlhan Sevin - Rehberlik Uzmanı

Bizim ülkemizde sınav, eğitimden daha çok konuşulduğu için asıl odaklanmamız gereken kısmı öteliyoruz. Mutlaka sevdiğimiz işi yapacağız. Ülkenin yüzde 77’si yaptığı işten memnun değil. Son anda yapılan deparlar o atleti öne çıkarıyor ve finali getiren yarışmayı, büyük olasılıkla birinci bitiren de son depar atan atletler oluyor.

Anne ve babalar! Evde alarm verilince öğrencinin üzerinde baskı ve stres artıyor. Lütfen çocuklara karışmayalım. Sadece duygusal ve manevi olarak destek olalım. Klasik üniversite çok fazla Türkiye’de. Ama sanayinin, iş dünyasının içerisinde olan üniversite çok çok önemli. Mutlak işin içerisinde olun. Kollarınızı sıvayacaksınız, işe dalacaksınız. Denize girmeden yüzme öğrenilmez. OSTİM Teknik Üniversitesi gibi üniversitelerin çok önemli olduğunu düşünüyorum.

“Sanayi 4.0 kavramını çok dikkatli okuyun”

Prof. Dr. Selçuk Özdemir - Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi

Biz 2 yıldır OSTİM yönetimiyle çok sık etkileşiyoruz. Şu sohbetimiz olduğunu çok iyi hatırlıyorum; eğer 207. üniversite olacaksanız aynı şekilde o parayı harcamayın yazık günah dedim. Bu ülkenin başka üniversitelere ihtiyacı var, o yüzden girişimciliği çok sık vurguluyorlar.

Gelişmiş ülkeler, gelişmemiş ülkelerdeki ucuz kas gücü için açtıkları fabrikaları geri çağırmaya başladılar. Çünkü ucuz kas gücü için bize geliyorlardı biz de ucuz kas gücümüzle bizde fazla sorumluluk almadan, düşünmeden onların bilgisiyle o ürünleri yapıp onlara veriyorduk. Artık 3 boyutlu yazıcı hatta 4 boyutlu yazıcı, insansız hava aracı, kara aracı, akıllı cihazlar, büyük veriye dayalı yapay zekâlar; ortalama insanların hatta biraz ortalamanın üstündeki becerilere sahip insanların yaptığı işleri yıkmaya başladı.

Yıkıcı inovasyon kavramını çok dikkatli takip edin. Sanayi 4.0 kavramını çok dikkatli okuyun gençler. Üniversiteyi kazanın veya kazanamayın fark etmez, kazanamamanız hiçbir şey ifade etmiyor. Üzülerek söylüyorum. En iyi üniversiteye dereceyle girmeniz de hiçbir şey ifade etmiyor bundan sonra. Çok net söylüyorum. Ne kazanamamak sizi mahvetsin ne de oraya girmek size tamam artık bu iş bitti dedirtsin.

‘En iyi üniversitede okuduktan sonra hayalini hayata geçirmek üzere disiplinler arası çalışan başka insanlarla iş birliği yapan, kendi işini kuran insanlara ihtiyacım var.’ söylemi çok yoğun.

Sizler çok farklı alanlardan beslenmek zorundasınız. Problem içinde problem çözmenizi sağlayacak her türlü deneyimi yaşamaya çalışın, bol bol tecrübe kazanın. Usta hocaların, usta eğiticilerin, ustaların çayını taşıyın. Çok net söylüyorum. Gocunmayın ve bir süre tırnaklarınızın kanamasına, dizlerinizin kanamasına izin verin. Hayatta çile çekmeden yükselen hiç kimse yok.

“Türkiye'de ortalama 7 saat internetin başında geçiyor”

Vural Aksankur ve Onur Soğuk - Hocalara Geldik Programcıları

Onur Soğuk: Üniversiteye hazırlanırken öğrencileri, ders çalışmaktan alıkoyan unsurlar vardır bu yıldan yıla, nesilden nesile değişir. Şimdi ellerinde telefon var çocukların, ya oyun oynuyorlar ya da Youtube’dan video seyrediyorlar. Zamanlarının çoğu aslında internette geçiyor.

Bu noktada velilerin de bilmesi gerek şu; yeni nesil bunun içine doğdu. Onlar internetsiz bir dünyayı zaten hayal edemezler, çünkü bu onların gerçekliği. İnternet, sosyal medya, akıllı telefonlar artık hayatımızın bir gerçeği. Çocuklarımız bu gerçekliğin içerisine doğdu. Dolaysıyla biz bu gerçekliği kabul ederek, onlarla konuşacaksak bu gerçekliği göz ardı etmeden yapmamız gerekiyor.

Okullarımızda internet okur-yazarlığı ya da bilgisayarda araştırma nasıl yapılır öğretilmeli. Her şey elinizin altında bir tık ötede. Maalesef gözlemlediğimiz kadarıyla gençler bunu olumlu anlamda kullanamıyor. Gençlere şunu da öğretmek lazım bol miktarda yanlış bilgi de var internet ortamında.

Vural Aksankur: Türkiye’de aktif olarak 54 milyon 33 bin kişi internet kullanıyor. Sosyal medya kullanıcıları 51 milyon. Türkiye'nin yarısından çoğu sosyal medya kullanıyor. 59 milyon kişi de mobil telefon kullanıyor. 44 milyon kişi de telefon üzerinden aktif olarak sosyal medyayı kullanıyor. Türkiye'de ortalama 7 saat internetin başında geçiyor. Her gün sosyal medyada ise 2 saat 48 dakika. Bilgisayar başında vakit geçirilen süre 2 saat 44 dakika. 1 saat 22 dakika da günlük müzik dinleme süresi. İnternetin bize sunduğu o kadar mükemmel şeyler var ki, binlerce kitabı cep telefonuna sığdırabiliyorsunuz. Aradığınız her bilgiye ulaşabiliyorsunuz.

İçeriğe Yorum Yapabilirsiniz.