» 
 

“Rekabet Gücü Ar-Ge ve İnovasyonda”

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, "Türkiye’nin rekabet gücünü Ar-Ge, teknoloji, markalaşma, inovasyon gibi alanlarda araması gerektiğini düşünüyoruz.” dedi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, “Bakanlık olarak, imalat sanayinin, sektörlerimizin ve KOBİ’lerimizin rekabet güçlerini artıracak çalışmalara odaklanmış durumdayız. Türkiye’nin rekabet gücünü Ar-Ge, teknoloji, markalaşma, inovasyon gibi alanlarda araması gerektiğini düşünüyor, çalışmalarımızı bu alanlar ekseninde sürdürüyoruz.” dedi. Ülkemizin güçlü bütçe imkânlarına sahip olduğunu dile getiren Işık, bunun Ar-Ge’ye ayrılan kaynaklardan KOBİ desteklerine kadar her alanda görüldüğünü ifade etti. Işık, sorularımızı yanıtladı.

Sayın Bakanım, teşkilat olarak bu yılki programınızın başat unsurları nelerdir?
Türkiye ekonomisinin sahip olduğu güçlü makro ekonomik zemin, ülkemizin bundan sonraki süreçte rekabet gücünü artırması için büyük önem taşıyor. Biz de Bakanlık olarak, imalat sanayinin, sektörlerimizin ve KOBİ’lerimizin rekabet güçlerini artıracak çalışmalara odaklanmış durumdayız. Türkiye’nin rekabet gücünü Ar-Ge, teknoloji, markalaşma, inovasyon gibi alanlarda araması gerektiğini düşünüyor, çalışmalarımızı bu alanlar ekseninde sürdürüyoruz. Bakanlığımız, son yıllarda gerçekten de çok önemli hizmetler gerçekleştirdi. Biliyorsunuz, 2011 yılında yapılan değişiklik sonrasında Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ihdas edildi. Bu stratejik hamleyle birlikte, Bakanlığımızın önemi çok daha üst bir seviyeye çıktı. Türkiye’de reel ekonominin ihtiyaçlarıyla birebir uyumlu bir yapı teşekkül etti. 2014 yılında da Bakanlığımızın bu başarılı çalışmalarını artırarak devam ettireceğiz.

Türkiye’de artık çok daha güçlü bütçe imkânlarına sahibiz. Bunu Ar-Ge’ye ayırdığımız kaynaklardan tutun da KOBİ’lere verdiğimiz desteklere kadar her alanda görebiliyoruz. Son 11 yılda, kamunun reel sektöre aktardığı destekler nicelik ve nitelik olarak muazzam bir noktaya ulaştı. 2014 yılında, biz bu destek programlarını sürdüreceğiz. Gerektiği zaman yeni destek programları da oluşturacağız.

Mesela önümüzdeki günlerde teknolojik ürün yatırım destek programı ile ilgili yönetmeliği yayınlayacak ve uygulamaya başlayacağız. Teknolojik Ürün Yatırım Destek Programı ile toplam 50 milyon TL’yi aşmayan yatırımlara, makine teçhizat yatırımları, işletme giderleri ve kredi faiz desteği için 10 milyon TL’ye kadar destek vereceğiz. Şu hususun altını çizmek istiyorum: Bu her yatırıma verilecek bir destek değil. Sadece Ar-Ge projeleri sonucunda ortaya çıkan teknolojik ürünlere verilecek. Programın ilk ayağı olan Makine Teçhizat Desteği ile, işletmelere doğrudan nakit desteği sağlayacağız. Küçük işletmeler için destek üst limitimizi 5 milyon TL, orta işletmeler için 4 milyon TL ve büyük işletmeler için 2 milyon TL olarak belirledik. Yani küçük işletmeye daha fazla destek veriyoruz.

Yerli olursa destek oranları değişebilir mi?
Makine teçhizat alımlarında yerli ürün tercih edilirse, ithal ürünlere göre daha fazla destek vermiş olacağız. Böylece ülkemizde yerli alımı da özendirmiş olacağız. Bizim verdiğimiz desteğe ilave olarak firmaların kredi kullanmaları da gerekebilir. Bu yatırım için kullanacakları kredilerin faizini de bir karşılayacağız. 10 milyon TL’ye kadar olan yatırımlarda faiz oranının tamamını, 10 milyon TL’nin üstünde yatırımlarda ise yarısını karşılayacağız. Programın bu ikinci ayağından küçük ve orta boy işletmeler yararlanacaklar. Küçük boy işletmeler, ayrıca işletme dönemi desteğinden de yararlanabilecekler. Yeni yatırımların özellikle ilk yılında cari harcamaları döndürmek zor olur. Biz de bu sıkıntıyı aşmaları için küçük işletmelerimize destek vereceğiz.

KOBİ’lerle ilgili neler planlanıyor?
Bu yıldan itibaren KOBİ’lere ve sanayicilerimize sağladığımız desteklerle ilgili etki analizlerine biraz daha fazla yoğunlaşacağız. Çünkü bu desteklerin hedefi 12’den vurması gerekiyor. Ortaya çıkacak sonuçlara göre gerekirse destek modellerimizi iyileştirme imkânımız doğacaktır. Aynı şekilde, Ar-Ge merkezleri ve teknoparklar gibi altyapılarda sayı olarak çok iyi bir noktaya geldik. Bu yıl, bu altyapıları sayısal olarak artırmaya devam edeceğiz. Ancak Ar-Ge merkezlerinin ve teknoparkların daha iyi çalışmaları için de bazı adımlar atacağız. Bu konuda, Bakanlığımız zaten performans endeksleri hazırlamış durumda. Bu endekslerin sonuçları bizim için önemli bir referans olacaktır.

OSB’lere yönelik gündeminiz nedir?
Sanayinin rekabet gücü kazanması için en önemli hususlardan biri de sanayicimize üretim yapacağı altyapıları hazırlamaktır. Bu nedenle, planlı sanayileşmenin en önemli unsurlarının başında gelen OSB’lere ayrı bir önem ve değer veriyoruz. Türkiye’de bugüne kadar altyapısı tamamlanan 153 OSB projesinin 88 tanesini biz tamamladık. Yani 40 yılda tamamlanandan daha fazlasını, sadece 11 yılda bitirmiş olduk. OSB’leri daha nitelikli hale getirmek amacıyla başlattığımız OSB’lerde Teknoloji Geliştirme Projesi ve OSB Politikaları Etki Analizi Projesi’ni bu yıl tamamlamayı planlıyoruz.

Son yıllardaki çalışmalarımız neticesinde, bugün 40 farklı OSB’de toplam 62 mesleki eğitim kurumu kurulmuş durumdadır. Mesleki eğitim kurumları kuran OSB’lere öğrenci başına 5 bin TL’yi bulan destekler sağlıyoruz. Önümüzdeki yıl da daha fazla OSB’de daha fazla meslek lisesi kurulmasına yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

Kümelenme Destek Programı’nın ilk çağrısına geçtiğimiz Ekim ayında çıktık. Bu program ile belirli bir sürdürülebilirlik ve rekabetçilik potansiyeline sahip kümelerin iş planlarını 5 yıl süreyle destekleyeceğiz.
Biz yeni projeleri yürütürken, geçmişteki yanlış uygulamaları da telafi etmeye çalışıyoruz. Çarpık ve dağınık sanayileşme ile mücadele için, şehirlerimizde meri plana göre oluşmuş sanayi bölgelerine Islah OSB niteliği kazandırıyoruz. Bugüne kadar Islah OSB başvurusu yapan 39 bölgeden 8 tanesi, gerekli ıslah şartlarını sağladı ve OSB kimliği kazandı. Bu çalışmalar, sanayi üretimi açısından olduğu kadar, çevre açısından da büyük önem taşıyor. Mesela sadece önümüzdeki yıl, Ergene Havzası’ndaki Islah OSB’lerde, 500 milyon TL değerinde arıtma tesisi ve kolektör gibi altyapı yatırımları yapılacak.

Bakanlık olarak bizim amacımız çok net: Türkiye’nin üretim yapısını daha yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun bir hale getirmeyi, sanayimizin rekabet gücünü artırmayı hedefliyoruz. Bundan sonra da çalışmalarımızı işte bu amaçlara uygun bir şekilde sürdüreceğiz. Sanayicilerimizle birlikte atacağımız adımlar, ülkemizin 2023 hedeflerine ulaşmamızda kilit bir rol oynayacak.

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş YORUM YAZIN

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *