» 
»
 

Rusya, enerjide 20 yıl köşe taşı olacak

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Baş Ekonomisti Dr Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Baş Ekonomisti Dr. Fatih Birol, doğalgaz kaynağı dolayısıyla dünyanın Rusya'ya ihtiyacı olduğunu ve önümüzdeki 20 yıl enerjide köşe taşı olacağını söyledi.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından hazırlanan "World Energy Outlook 2011" raporunu bir sunumla açıklayan Birol, dünyanın ikinci resesyon tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu, ABD ve Asya'da büyümenin yavaşlama kaygıları bulunduğunu, bu durumun enerji konusunu iki yönde etkilediğini söyledi. Birincisinin bir çok ülkede 2-3 yıl öncesine kadar enerji ve iklim değişikliğinin hükümetlerin önem konuları olduğunu, şimdi ise ekonomik meselelerden dolayı enerji ve iklim değişikliğinin hükümetlerin gündeminden aşağı doğru kaymaya başladığını belirten Birol, ikincinin ise kriz nedeni ile hükümetlerin, kafasındaki yenilenebilir birçok projeye, ilave kaynak gerektirdiği için artık, soru işaretleriyle bakmaya başladığını kaydetti. Bununla birlikte Kuzey Afrika ve Ortadoğu'da yaşanan Arap Baharı'nın da, o ülkelerden gelecek petrol üretimi ve ihracatı konusunda kaygı yarattığına işaret eden Birol, dünyadaki petrol üretiminin de 5-6 ülkeden geleceğini, bu ülkelerden bazılarını Suudi Arabistan, Irak, İran, Cezayir olarak sıraladı.
2010 yılında emisyon tarihi rekorunu kırdı
Birol, dünyada karbondioksit emisyonunun azaltılması için çalışmalar olsa da, 2010 yılında emisyonların tarihi bir artışla rekor kırdığına işaret etti. 2009 ve 2010 yıllarında ise dünyada enerji verimliliğinin kötüleştiğini belirten Birol, bu konuda yapılan tüm tartışmalara karşın, dünyada enerji verimliliği ve bunun gerçekleşmesi konusunda bir çelişki olduğunu vurguladı. 2011 yılında petrol ithalatında faturanın hızla arttığını dile getiren Birol, AB'nin petrol ithalatının bu yıl 400 milyar dolara çıktığını ve bu durumun enerji faturası açısından ilave bir yük getirdiğini belirtti.
Enerjide büyüme talebi geleşmekte olan ülkelerden gelecek
Önümüzdeki dönmede dünya enerji talebinin hemen hemen tamamının gelişmekte olan ülkelerden geleceğini söyleyen Birol, şu anda büyümenin yarısının Çin ve Hindistan'dan geldiğini, ABD ve Japonya'nın bu büyümeye katkısının hemen hemen hiç olmadığına işaret etti. Nükleer enerjide ise mütevazi bir büyüme öngördüklerini dile getiren Birol, Fukişima'ya rağmen, büyüme planları yapan yatırımcıların planlarını değiştirmediğini, bu ülkelerin Çin, Rusya ve Güney Kore olduğunu bildirdi. Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da petrolün işlenmesi ve ulaştırılması için her yıl 100 milyar dolar yatırım yapması gerektiğini söyleyen Birol, bu sayede dünyadaki petrol talebinin normal şartları da karşılanmasını sağlayabileceklerini kaydetti.
Doğalgaz altın çağa girme eşiğinde
Doğalgazda üretim projelerinin fazla olması nedeni ile arz fazlalığı olduğunu savunan Birol, dünyanın doğalgaz için altın çağa girmenin eşiğinde olduğunu, ABD, Kanada ve Avustralya'da doğalgaz projeleri bulunduğunu, Avustralya'daki 6 projenin ise 10 yılda bitirilebileceğinin tahmin edildiğini, ancak doğalgaz aramada kullanılan kimyasalların denize, oradan da içme suyuna karışması dolayısı ise ciddi bir tehdit oluşturduğunu, bu sorunun aşıldığında doğalgazın altın çağın eşiğinden geçerek, altın çağına gireceğini söyledi.
Küresel petrol talebinin 2035 yılına kadar yavaşça yükselerek 2010 yılındaki günlük 87 milyon varil değerini aşacağını ve günlük 99 milyon varil değerine ulaşacağını belirten Birol, buna rağmen petrolün, küresel birincil enerji kullanımında bugün yüzde 33 olan payın, 2035 yılında yüzde 27 düşeceğini, OECD üyesi ülkelerinin enerji talebi düşerken, talep artışının daha çok OECD dışı Asya ülkelerinden geleceğini, ham petrol varil fiyatının ise yükselerek 2035 yılında 120 dolara ulaşacağını açıkladı.
6 derece ısı, dünyanın sonu olur
Rusya'nın doğalgaz kaynağından dolayı enerjide önemli aktör olmaya devam edeceğini belirten Birol, "Rusya, dünya enerji sisteminin temel taşı olacak. Dünyanın Rusya'ya ihtiyacı var ve 20 yıl enerjide köşe taşı olacak" dedi.
İklim değişikliği konusuna da değinen Birol, dünyanın her yıl 6 derece ısındığının hesaplandığı, bu artışın dünyaya felakete götüreceğini belirterek, ısının 2 derece ile sınırlandırılması gerektiğini söyledi. Birol, "Başka enerji kullanmadan yeni tesis yatırım yapmadan, mevcut santraller, fabrikalar şu anda 2 derece için verilen emisyon kotasının yüzde 80'ini, 2015 yılında ise yüzde 95'ini dolduruyor. Eğer uluslararası anlamda büyük bir anlaşma sağlanamazsa 2017'de, 2 dereceye giden yol kapanmış olacak ve ondan sonra başımızın çaresine bakmamız gerekeceğini düşünüyorum" dedi.
 

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş YORUM YAZIN

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *