» 
»
 

Sahaya inmeyene diploma yok!

Çankaya Üniversitesi öğrencilere KOBi’lerin sorunlarına çözüm üreten projeler hazırlatıyor. Rektör Prof. Dr. Ziya Burhanettin Güvenç son sınıf öğrencilerinin hangi bölüm olursa olsun tümünün sahaya ineceğini belirterek, “Son sınıfta bulunan 700 öğrencimizi sahaya inmeden mezun etmek istemiyoruz. Buna hukukçular dahil” dedi.

Çankaya Üniversitesi öğrencilere KOBi’lerin sorunlarına çözüm üreten projeler hazırlatıyor. Rektör Prof. Dr. Ziya Burhanettin Güvenç son sınıf öğrencilerinin hangi bölüm olursa olsun tümünün sahaya ineceğini belirterek, “Son sınıfta bulunan 700 öğrencimizi sahaya inmeden mezun etmek istemiyoruz. Buna hukukçular dahil” dedi.

Çankaya Üniversitesi, Ostim OSB ile işbirliği kapsamında bölge KOBİ’lerine ücretsiz projeler hazırlıyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen 2011 yılı son sınıf bitirme projeleri Ostim’de yapılan toplantılarla tanıtıldı. Toplantılara Çankaya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ziya Burhanettin Güvenç, Ostim OSB Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın, öğretim üyeleri ve firma temsilcileri katıldı.

Toplantıda söz alan Çankaya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Z.Burhanettin Güvenç, üniversitede okuyan tüm öğrencilerin sahaya inmesini istediklerini belirterek, “Biz son sınıfta bulunan ve mezun olmak isteyen 700 öğrencimizin 700’ünü de sahaya inmeden mezun etmek istemiyoruz. Buna hukukçular da dâhil” diye konuştu. Güvenç, Ankara’da yüzlerce KOBİ’nin bu çalışmalara ihtiyacı olduğunu, OSTİM’de filizlenen çalışmanın diğer bölgelere de yayılmasını temenni ettiğini belirterek, “Umuyorum başka üniversiteler de sahaya inerek, ülkemizin kalkınmasına katkıda bulunacaklardır” dedi.

Projeler mezuniyet koşulu
Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Levent Kandiller de, 2007 yılından beri OSTİM’li KOBİ’lere proje ürettiklerini belirtirken, projelerin öğrenciler için mezuniyet koşulu olduğunu söyledi.
Çankaya Üniversiteli öğrenciler bölgedeki Hidromek, Özkanlar, Göçmaksan, Pimaks, Mikromak, Elfa, Genpower, Teknikon, Birlik Makina, Karba ve Hidroan firmaları için hazırladıkları projelerle, firmaların sorunlarına pratik çözümler getiriyor.
Prof. Kandiller,“Biz bu firmaları öğrendikçe onlara ortak reçete yazıyoruz ve bunun desteğini devletten ve AB’den alarak gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Projeleri tasnif edersek öncelikle üretim planlama, birim maliyetleri bulma, yerleşim planındaki eksikleri giderme, yeni fabrika ya da atölye kurmadaki makinelerin yerleşimi, kaç kişi olacak, insan gücü ne olacak, bunların hesaplanması gibi konuları içeriyor” dedi.

Kandiller: Sırçalı köşkümüzden çıktık
Ostim’de yapılan öğrenci projeleri sunumunda görüşlerini aldığımız Çankaya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Kandiller, 2007’de OSTİM yönetimi ile protokol yaptıklarını, o günden beri OSTİM’in içinde olduklarını ve dört yıldır iş ve İnşaat Makineleri Kümelenmesindeki firmalara bu tip projeler yaptıklarını söyledi. Sanayicilere yönelik çalışmaları için “Sırçalı köşkümüzden çıktık” tabirini kullandı.

KOBİ’lere reçete yazıyorlar
Bu projeler kısa vadede işletmelerin verimliliklerini artırıcı projeler. Onları iyileştirici ve daha fazla kâr yapar hale getirici, küçük yaraya merhem sürücü faaliyetler. Bu faaliyetler 9 ay sürüyor. Mezun olmak üzere olan mühendis adaylarından 4’er kişilik takımlar kuruyoruz. Başlarına iki öğretim üyesi veriyoruz. Bir asistan desteği ile 7 kişilik bu takım firma yetkilileri ile birlikte 9 ay boyunca bir projeyi ele alıyorlar.

“Rafta kalacak proje istemiyoruz”
Mezun olmak için koşul olan projenin işletmede uygulanması gerekiyor. Biz rafta kalan projeler istemiyoruz; bizzat uygulamaya alınan projeler istiyoruz. 2007 yılında 11 proje yapmıştık, 2008 yılında 22 proje yaptık, ertesi sene 33’ü bitirdik, bu yıl kısmet olursa 44’e tamamlıyoruz. Bu projelerle fakültemizdeki bütün bölümler işletmelere katkı ve destekte bulunuyorlar. Bunun için herhangi bir bedel istemiyoruz. İşletmelerimizden sadece öğrencilerimize sahip çıkmalarını bekliyoruz. Onlar da sağolsunlar, öğrencilerimizi kendi kardeşleri gibi kolladılar, sahip çıktılar, yemeklerini verdiler. Veri verdiler, ofis sağladılar, hepsine teşekkür ediyoruz. İlk başta da OSTİM Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Orhan Aydın’a teşekkürlerimizi sunmak istiyoruz. Bunlar hep onun ileri görüşlülüğü ve organizasyon yeteneği altında oldu.

“Proje faaliyetinden üç kesim de kazanıyor”
Biz bu faaliyetlere devam etmek istiyoruz. Bunda üç kesim kazanıyor; işletmeler bir derdini parasız çözüyorlar, öğrenciler mezun olmadan önce deneyim kazanıyorlar, bizim öğretim ve eğitim kadromuz da bu sektörü ve işletmeleri öğreniyor. Sektör için, kümeler için daha büyük boyutlu projeler hazırlıyorlar, örnek olarak milyon dolar ve milyon euro birimleri ile ölçtüğümüz ve aldığımız destekleri verebiliriz. Biz bu firmaları öğrendikçe onlara ortak reçete yazıyoruz ve bunun desteğini devletten ve AB’den alarak gerçekleştirmeye çalıştık. Projeleri tasnif edersek öncelikle üretim planlama, birim maliyetleri bulma, yerleşim planındaki eksikleri giderme, yeni fabrika ya da atölye kurmadaki makinelerin yerleşimi, kaç kişi olacak, insan gücü ne olacak, bunların hesaplanması. Yeni ürün tasarlama geliştirme projeleri olarak sayabiliriz. İşletmelerin yazılımlarını gerçekleştiriyoruz. İleride kurulacak ya da kurulmakta olan bölümlerimizle yeni ürün ve süreç tasarlamada etkinliğimiz daha da artacaktır.

“Sanayicilerle artık kardeş olduk”
Sanayici başta bizi bir seyyar satıcı gibi karşıladı. Merhaba deyip girdik, çayını içtik. Sanayicinin ağzı danışmanlardan üniversitelerden çok yanmış. Ama biz iş çıkardıkça yıllar içinde bize bakışı değişti. Artık her türlü sosyal ortamlarına bizi çağırıyorlar. Yeni yatırım yapacakları zaman görüş alıyorlar. İlk başlarda yabancı idik, şimdi onların birer kardeşleri olduk. Tavırları iş yaptıkça değişti.

“Sırçalı köşkümüzden çıktık”
Tipik bir üniversite sanayi işbirliği değil. Üniversite sanayi işbirliği aslında çokça kullanılan ama hiçbir zaman gerçekleşmeyen bir tabirdir. Bizim yaklaşımımız farklı oldu. Biz üniversite tarafı olarak sanayinin içinde yaşamayı planladık ve aylarca kendimize güvenirliği arttırıcı birtakım faaliyetlerde bulunduk. Biz sanayicinin derdini anlamaya çalıştık, sanayiciyi üniversiteye çekmeye çalıştık, sanayiciyi bilimsel düşünce, bilimsel planlama ve projelerle onlara neler katabileceğimizi katma değerlerinin ne olacağını, temel olarak yetişmiş insan gücüne olan inancı tesis etmekle çok uğraştık. İnandırdıkça da başarılar kendiliğinden gelmeye başladı. Ama bu biraz tek yönlü oldu, üniversite olarak biz sırçalı köşkümüzden ayrıldık. İşin zorunu seçtik, elimizi yağa, ayağımızı çamura soktuk. Bir Ankaralı, bir OSTİM’li gibi tezgahların arasında dolaştık, bu sayede de güven kazandık.

“Diğer üniversiteler de sahaya indi”
Biz bir öncülük yaptık. Diğer arkadaşlar da benzer uygulamaları devreye soktular. Değişik üniversiteler değişik organize sanayi bölgeleri ile veya değişik sektörlerle ilgili bu tür çalışmaları başlattı. Biz tabi bu çalışmalarda öncü olmanın tadını çıkardık. Herkesin desteğine ihtiyacımız var. Ankara sanayiini geliştirmek ve 7 milyar insana ürün satan bir Ankara sanayisi oluşturmak istiyoruz.

 

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş YORUM YAZIN

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *