» 
» 
Savaşın Meyveleri ¹

Savaşın Meyveleri ¹

Atilla ÇINAR

İnsanın ve teknolojinin tarihi üzerinde düşündükçe, bu konuda söylenen ve yazılanları okudukça çok yalın bir gerçekle karşılaşıyoruz: Taş devri insanı, yaşamını sürdürebilmek için doğa ile mücadele etmek zorunda kaldığında ilk aletlerini de tasarlayıp imal etmeye başladı. İlk aletleri yaparken de taş (özellikle çakmak taşı), boynuz ve kemikleri kullandı. Yani insanın ilk aletleri onun savaş araç gereçleri oldu. İlk insan hayatta kalabilmek için bunlara sahip olmak zorunda olduğunu, kuşkusuz bir sürü de bedel ödeyerek, fark etmiş olmalı.
Taş devri insanı geliştirdiği araçları başlangıçta avlanmak için kullanmış olsa da, aynı insanın, giderek bu araçları ve bu araçları yaparken geliştirdiği becerilerini avlanmanın yanı sıra kabilesini korumak ve hatta düşman gibi gördüğü komşularına saldırmak için de kullanmaya başladığı görülmekte.
Pek çok psikolog insanın saldırganlığının onun doğal dürtülerinden biri olduğunu söylüyor. Hatta başlıkta adını verdiğimiz kitabın giriş bölümünde, birçok psikologun, insanın saldırganlığının onun yaratıcı enerjisi ile kopmaz bir şekilde bağlı olduğunu varsaydığı da iddia ediliyor.
İşte burada şöyle bir kritik soru gündeme geliyor: İnsan taş devrinde hayatta kalabilmek için zorunlu olarak savaş aletleri yapmaya başladığı için mi hep savaşarak geliyor, yoksa saldırganlık onun doğal dürtülerinden olduğu için mi silah yapmayı sürdürüyor?
Bu soru önemli, ancak tüm önemli temel sorular gibi yanıtını vermek zor, hatta kimilerine göre olanaksız.
Oysa birçoğumuzun hoşuna gidecek şöyle bir yanıt vermek kolay: İnsan artık taş devrinde yaşamıyor, doğayla savaşında da başarılı olduğuna göre savaş araç gereci üretmesi de gerekmiyor. Dünyada yüz binlerce çocuk ve insan açlıktan ölürken, silah üretimi için onca kaynak ayrılmasının ne kadar anlamsız olduğu ortada.
Bu kadar akılcı, insancıl ve kolay gibi görünen çözüm neden uygulanmıyor ve neden hiçbir zaman da uygulanmayacak gibi görünüyor. Silah tasarlayıp üretmenin ekonomisi, bu alanda yatırım yapmış ve yapmakta olanların kazanma hırsı vb. nedenler de tek başına durumu açıklamak için yeterli değil.
ABİS yayınlarından çıkan Savaşın Meyveleri adlı kitap günümüz insanının ve onun geliştirdiği teknolojinin en önemli açmazlarından biri gibi görünen bu konuyu ele almakta. Kitap, silah üretiminin ve savaşların neden hiç bitmeyecek gibi görünmesini, tüm ekonomik ve politik gerekçelerin ötesinde iki basit gerekçeye dayandırmakta:
Bunlardan birincisi yukarıda da değinilen, insanın saldırganlığının onun doğal bir yanı olduğu gerçeği. İkincisi ise, insanın yaşamını uzatarak sürdürmeyi çoğu zaman savaşlarda öğrenebildiği iddiası.
İnsanın doğasında var olan saldırganlık zamanla ve insan evrildikçe mutlu sonla biter mi bilemeyiz. Ancak savaş teknolojilerinin baştan beri insana çok şey öğrettiği ve insan öldürmek için kullanılan bu teknolojilerin insanı yaşatmak için de kullanıldığı ortada. Kitapta bu konuda çokça örnek olmakla birlikte, en yalın ve en kolay anlaşılan örneği verecek olursak, insan kılıç imal etmeyi bilmesiydi, insanı yaşatmak için ameliyatlarda kullanılan bistüriyi ne zaman akıl edebilecekti acaba?
Ahlaki olarak silahı ve savaşı hiç kimsenin istemediği, ama yaşamın bir gerçeği (ya da gereği) olarak birçoğumuzun da bu alanın içinde olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Dünyayı bir tarafa bırakalım, kendi küçük çalışma ve yaşama alanımız olan OSTİM’de bile birçok firmamız çok da sevimli olmayan bu sektör ile ilişkili. Hem savaş istemeyip hem de bu alanda bulunmak açıklanması zor bir durum, şarkıların diliyle ‘ne yaman bir çelişki’. Ancak bu alan siyah ve beyaz kadar net olmadığı için, belirgin olmayan doğruyu aramak yerine, doğrunun ne olabileceği üzerinde düşünmek daha önemli gibi geliyor. Savaşın Meyveleri kitabı ise düşünmek isteyenler için iyi bir kaynak gibi görünüyor.
Bunları yazarken, Ankara’nın aynı lisesinden mezun olduğumuz ve çoğunluğumuzun doktor veya mühendis olduğu arkadaşlarımla arada yaptığımız bir tartışmaya da gönderme yapmayı istedim. Arada yapılan bu tartışmanın ana konusu şudur: Tüm doktorlar insanın uzun ve sağlıklı yaşaması için çalışır. Oysa mühendislerin en azından bazıları insanları daha kolay ve daha çabuk öldürecek silahlar yapmak için çalışıyorlar.
İnsanlığın en önemli etik sorunlarından biri olarak görünen bu tartışma hep sürecek gibi…


¹ Savaşın Meyveleri
ABİS Yayınları, Haziran 2010
Yazarı: Michael White
Çeviri: Nilgün Güngör

2 Mayıs 2016 Pazartesi 12:07
Tüm Yazıları

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *