» 
» 
Silikon ya da çiçek açan vadiler

Silikon ya da çiçek açan vadiler

Cüneyt ÖRKMEZ

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün önümüzdeki hafta çıkacağı ABD seyahat programı oldukça ilginç. Uluslararası siyaset ve güvenlik konularının masaya yatırılacağı NATO zirvesi ardından Sayın Cumhurbaşkanı ABD’nin meşhur Silikon Vadisi’ni ziyaret edecek. Dünya ekonomisinin inovasyona dayalı girişimlerinin merkezi niteliğindeki Silikon Vadisi’nin bir Türk Cumhurbaşkanı tarafından özellikle ziyaret ediliyor olması son derece anlamlı. Nedir bu Silikon Vadisi? Silikonun sanayide, tıpta kullanım alanları ile ilgili bir sürü şey gelir akla. Ama bir vadiyi silikonlamak acaba nereden geliyor?

Silikon Vadisi Güney Kaliforniya’da San Francisco Vadi’sinin bir parçası olan San Jose yan vadisine verilen bir ad. Zamanında bu bölgede yoğun olarak yapılan bilimsel çalışmalar ve Ar-Ge faaliyetleri neticesinde bulunan silikon cip ve bu alanda yapılan yoğun üretim neticesinde bölge İngilizce karşılığı “Silicon Valley” olan Silikon Vadisi adını aldı.

Vadi’nin bugün dünya üzerinde tanınmasında ve yenlikçi, yüksek katma değerli küresel değere sahip ürünleri ile dünya ekonomisinde yer edinmesinde hiç şüphesiz Standford Üniverisitesi’nin öğrenci, mezun ve akademisyenlerinin çok büyük payı var. Standford çıkışlı buluş ve inovasyonlar arasında SUN, Cisco, Google, Yahoo, HP ve IP gibi dev markaları sayabiliriz. Başta US News&World Report olmak üzere birçok listede Standford Üniversitesi dünya üzerindeki başarılı üniversiteler sıralamasında ilk üç sırada yer alıyor. Stadford sadece mühendislik değil, işletme, siyaset bilimi, ekonomi, sosyal bilimler, doğa bilimler gibi farklı alanlarda yaptığı çalışmalar ile de hep ilk üç arasında.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Silikon Vadisi temaslarında 100 milyar dolarlık değerle halka açılmaya hazırlanan Facebook’u, son verilere göre piyasa değeri 530 milyar dolara ulaşan Apple’ı, değeri 160 milyon dolar olarak anılan Google’ı ve kısa zamanda 10 milyar dolar değer biçilen Twitter’ı ziyaret edecek. Rakamlar inanılmaz. Bu markaları yaratanlar ise daha ilginç. Çoğu genç girişimcilerin fikirlerinden ortaya çıktı. Henüz üniversite sıralarında, bazen bir araştırma ödevi ile bazen bir garajda bir gurup çalışması ile yeşeren fikirlerle dünyayı içine çeken ürünlere ve markalara dönüştüler.

Silikon Vadisi’nin başarısının altında yatan birçok gerçek var. Akademik çalışmaların, araştırmaların kalkınmaya sağladığı yararı her zaman sorgulamak gerekiyor. Bilimin kaynağı sayılabilecek üniversitelerin ürettikleri bilgiyi toplum yararına ve gelişime katkı sağlayacak biçimde kullandırması, bilimsel iletişimin bir parçası olması gerekmez mi? İşte Silikon Vadisi bu bilimsel iletişimin yoğun yaşandığı bir iklime sahip. Ülkemizde de var olan Teknoparkları birer Silikon Vadisi gibi değerlendirebiliriz. Bunların birçoğu üniversite kampüsleri içerisinde yer alıyor. Genç nüfus açısından Amerika’dan aşağı kalır yanımız yok. Üniversite sayımız her ilde bir üniversite kurulması ile daha da arttı. Kurma, donatma açısından bir eksiğe sahip değiliz. Çok daha fazlasını da inşa edebiliriz. Ama asıl önemli olan silikon vadisi, teknopark felsefesini anlamak olmalı. O felsefenin içerisinde yer alan bilimsel iletişim ortamını sağlayamadığımız sürece yeterli başarıyı yakalamak konusunda bu gün olduğu gibi hep eksik kalırız. Bu felsefenin yerleşmesi için üniversite yapımızın, eğitim sistemimizin daha çok sorgulanması gerekiyor.

Yıllarca yeterince yerleştiremediğimiz üniversite-sanayi işbirliğini de bu çerçevede ele alabiliriz. Sayın Cumhurbaşkanı’nın ziyaretine, yakın bir zaman içerisinde milli eğitim sistemimize dahil olacak Fatih Proje’sinin uygulanacak olmasının da etkisi olduğu söyleniyor. Aslında tüm eğitim sistemimizi Fatih gibi birçok proje ile gelecekte bilim, teknoloji ve inovasyona dayalı bir kalkınma açısından ele almalıyız. Özgür düşünceye, yaratıcılığa, farklılıkları özümseyebilen ve destekleyen, ekip çalışmasına olanak sağlayan bir ortama kavuşturmalıyız. Kısacası millet olarak uslu çocuk sevmeği bırakıp araştıran, sorgulayan, teknolojiyi iyi kullandığı kadar geliştirmeye de yatkın bir nesil için kolları sıvamalıyız.

Geçen gün çocuk parkında çocuğu ile konuşan bir kadın dikkatimi çekti. Çocuk kaydırağa çıktığında kadın birden bağırdı. Dur sakın kayma! Çocuk şaşkın öylece bakarken, kaydırakta böcek var seni ısırır diye ekledi kadın. Kalkıp baktığımda kaydırakta böcek olmadığını gördüm ve bunu kadına söyledim. Kadın çocuğunun üzerini kirletmemesi için bunu yaptığını söyledi. Çocuğun durumu garipti. Gördüğü mü yoksa annesinin söylediği miydi doğru olan? Bazen gördüğümüze bile inanamıyorsak ve birileri bunu bize özellikle yapıyorsa yenilik üretme konusunda pek de şanslı olamayız. Cumhurbaşkanımız Silikon Vadisi’nde, bu ziyaret çok anlamlı. Bizim de San Francisco gibi vadilere, derelere sahip birçok ilimiz, bölgemiz var. Mevsim bahar ve gelecek baharlarda vadilerimizde bugün açan çiçeklerin yanında dünyanın dokunacağı teknoloji ürünlerinin tomurcuklarının çiçek açmasını arzu etsek çok mu ütopik düşünmüş oluruz? Çiçek demişken bu ay Anneler Günü’nü kutladık, bakarsınız bir başka bahara annemize ülkemizde üretilen iphon benzeri ileri teknoloji bir ürünü hediye olarak seçeriz. Hatta belki bu yazı bu kez onun ekranından okunur.

2 Mayıs 2016 Pazartesi 11:53
Tüm Yazıları

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *