» 
» 
Sivil toplum kuruluşları ve katılımcılık üzerine…

Sivil toplum kuruluşları ve katılımcılık üzerine…

Fettah GÜVENTÜRK

Yaşamın başoyuncusu insan; oluşturduğu toplum ve toplum birimleri adına çeşitli gayelerle “vakıf, dernek, birlik, oda” şeklinde örgütlenmişlerdir. Bireylerin ve toplumların birbirine karşı sorumlulukları, kolektif çalışma ruhu katılımcılık arzuları bu örgütlerin (STK’ların) kuruluşunda ana motivasyon kaynağı, “birlik, özveri ruhu” ise başlıca sermayesidir. Kurucu ve üyelerinin sosyal ekonomik faydaları amacıyla mahalli boyutlarda kurulan STK’lar günümüzde nitelik ve nicelik itibariyle önem kazanarak büyümüşler, toplum ve ülke kaderinde söz sahibi olmuşlardır. Günümüzde özellikle ekonomik yönleriyle temayüz etmiş kurumlar rol ve gereksinimlerini hissettirir hale gelmişlerdir. Gerek özveri üzerine gerekse özel kanunla kurulmuş dernek ve odaların başarısı, ayakta kalma şansı: üyelerinin “katılımcılık” derecesiyle orantılıdır.
Zaman zaman gayesi ve getirisi tam anlaşılamayan, takdir edilmeyen kuruluşlar, katılım desteği ve duyulan “güven” duygusu sayesinde etkinleşir. Dernekler de, ticari şirketler gibi kolektif girişimcilik sonunda ülke ve üyeleri adına yararlı gelişmelere vesile olacaktır.
Birçok gayelerle kurulan STK’lar son yıllarda iş dünyası ile tüm ülke kurumları arasında “stratejik koordinasyon” görevi üstlenir boyuta gelmiştir. Bilgi, teknoloji, tecrübe, ihtisasın önem kazandığı, nitelikli elemanın ihtiyaç duyulduğu günümüzde iş dünyası ile kamu kurumları arasında “işbirliğini” üstlenecek ekonomik/eğitsel nitelikli STK’lara daha çok gereksinim hissedilir hale gelmiştir.
KOBİ misyonu olabilecek; “girişim/kurumsallaşma, iletişim, tanıtım, işbirliği, eğitim, bilgilendirme, Ar-Ge, proje, teknoloji, finans destekleri, rekabet üstünlüğü, ihracat” konularında faaliyet göstermek üzere “EGEKOBİDER” kurulmuştur.
Ülkemiz ekonomisinin temel taşı niteliği taşıyan KOBİLERİMİZ ve sorunlarına yönelik birçok etkinliğimiz yanında; özellikle övünç kaynağımız “KOBİ DÜNYASI” bir katılımcılık örneği olup, dergimizin oluşumunda maddi ve manevi desteklerini esirgemeyen üyelerimize, yazarlarımıza, yetkili mercilere teşekkür eder; bu tür katılımcılık “örnek faaliyetlerin” değerlendirilmesi, takdir edilmesi, çoğalması ve ilgi görmesini dileriz.

“Katılımcılık”
Toplum adına, merkezi idare adına, vatandaş adına, üyeler adına, STK’lar adına başarının başlıca anahtarı olup, bu özellik bir ölçüde milli bir vazife duyarlılığı gibi algılanmalı, yerine getirilmelidir.
Yoksa rekabet duvarının yükseldiği, karların minimize olduğu her ortamda işimiz azami derecede zorlaşacak ve verimsizleşecektir.

2 Mayıs 2016 Pazartesi 12:01
Tüm Yazıları

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *