» 
 

Tıbbi Cihaz Dış Ticaret Açığının Azaltılmasında Önemli Bir Etken

Stratejik bir alan olan tıbbi cihaz, yaptığı istihdam katkısının yanında yüksek katma değerli ürünler ile çok kısa sürede dış ticaret açığının azaltılması konusunda en önemli katkıyı verme potansiyeline sahiptir.

Ali Şengel - Sağlık Gereçleri Üreticileri ve Temsilcileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı

1993 yılında kurulan Sağlık Gereçleri Üreticileri ve Temsilcileri Derneği (SADER) sektörümüzü temsil eden faal en eski sivil toplum örgütlerinden biridir. Günümüzde SADER üyeleri %40 oranında yerli ve yabancı üreticilerden oluşur. Geri kalan üyeler ise yabancı menşeili ürünlerin Türkiye temsilcileridir. Doğru kurallar ile düzenlenmiş, güncel ticari kural ve yöntemlere uygun, sürdürülebilir bir ortam yaratmak SADER ana hedefini oluşturmaktadır.

Bu perspektiften bakarak son dönemde üyelerimizin, üretici-temsilci, yerli-yabancı, ya da faaliyet alanı ayrımlarına bakmaksızın benzer durum tespitinde birleştiklerini görmekteyiz. Buna göre Türkiye Tıbbi Cihaz pazarı tüm dünyada görülen birçok segmenti bünyesinden çıkartmakta, yerine ucuz maliyet odaklı ürünleri koymaktadır. Her ne kadar yönetilen kamu sağlık bütçesinin istenilen seviyede olmaması bu durumu açıklıyor olsa da özellikle halk sağlığını tehlikeye atma riski taşıyabilen tıbbi cihazların ülkemizde alınabiliyor olmasının getirdiği maliyet bu düşük bütçenin arttırılmasından çok daha fazladır.

Öncelikle bu tip cihazlar ile yapılan teşhis ve sonrasındaki tedavilerin olası düşük oranlarının öncelikle tespit edilmesi ve bunun maliyet etkisinin hesaplanması daha akılcı karar vermede yardımcı olacaktır. Cüzi bir maliyet ile kullanılabilecek bir ürün doğru teşhis sağlıyor ise veya hastanın yatış süresini bir gün dahi kısaltabiliyor ise bunun toplam maliyet hesaplarında yer bulması gerekmektedir.

Ayrıca, düşük maliyetli üretim konusunda dünyanın önde gelen ülkelerinden Çin ve Pakistan gibi ülkeler karşısında kaliteli ürünler pazar kaybetmektedir. Bu anlamda en önemli ve ilk etkiyi de yerli üreticilerimiz hissetmektedirler. Her ne kadar yerli üreticilerimiz dünya pazarlarını hedefleyerek üretim yapsalar da üretildiği ülkesinde pazar payı olmayan bir ürünün başka bir ülkede kabul görmesi oldukça zordur.

Tüm bunlara ek olarak, öngörülmeyen vadelerde yapılan tahsilatlar ise sektörün tüm paydaşlarının hevesini son derece zedelemektedir. Tıbbi cihazın insan sağlığına dokunması ve sağladığı manevi haz bir yana, finansal olarak sürdürülebilir olmayan her hangi bir iş dalının faaliyetlerini sağlıklı yönetmesi düşünülemez.

Bu koşullar altında beklenin altında kalan yerli tıbbi cihaz üretiminin ülkemiz makro ekonomik verilerine yaptığı mütevazı katkı da ölçülmesi gereken bir diğer ve en önemli faktördür. Stratejik bir alan olan tıbbi cihaz, yaptığı istihdam katkısının yanında yüksek katma değerli ürünler ile çok kısa sürede dış ticaret açığının azaltılması konusunda en önemli katkıyı verme potansiyeline sahiptir.

Yukarıda bahsi geçen konuların tüm yetkililer ve özellikle Sağlık Bakanlığımız tarafından sahiplenilerek çözüm geliştirilmesi çabasını memnuniyet ile gözlemlemekteyiz. Yapılan her düzenlemenin karşısında sektörümüzün yaratacağı katma değer ile en güzel karşılığı vereceğine olan inancım tamdır.

Bunun karşısında son dönemde sektörel sivil toplumun olarak da ortak hareket etme kültürünün gelişmesi çok olumlu bir gelişmedir. SEİS, TÜMDEF, ARTED, ORDER ve OSTİM Medikal Sanayi Kümelenmesi ile birlikte yaptığımız çalışmalar her birimizin ayrı ayrı yapmasından çok daha etkin ve hızlı olmaktadır.

Tüm bu yapılar içinde çok özel bir yeri olan Kümemiz ise özellikle son dönemde açmış olduğu showroom ile hem sektörün vizyonunu sergilemiş hem de sektörümüzün ve ülkemizin tanıtımına katkı sağlamıştır. Küme içi işbirliği kültünün de çok güzel örneklerini sergileyen OSTİM Medikal Kümesinin başarılarının katlanarak artması dileklerim ile.

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş YORUM YAZIN

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *