» 
»
 

“Tufan geliyor, KÜME kurun!”

Çankaya Üniversitesi Rektörü Prof. Ziya Burhanettin Güvenç sanayi üretiminde nanoteknoloji dönemine girildiğini, bu durumun dünya için adeta bir ‘teknoloji tufanı’ olduğunu söyledi. Prof. Güvenç tufana KOBİ’lerin hazırlıklı olmalarını isteyerek, “Hızlıca bir araya gelip kümelenin, ortak satın alın, maliyetleri aşağı çekin, ortak petrol alın, hangi ürünü beraber üretebilirsiniz onu tartışıp, üretin” dedi.

Çankaya Üniversitesi Rektörü Prof. Ziya Burhanettin Güvenç sanayi üretiminde nanoteknoloji dönemine girildiğini, bu durumun dünya için adeta bir ‘teknoloji tufanı’ olduğunu söyledi. Prof. Güvenç tufana KOBİ’lerin hazırlıklı olmalarını isteyerek, “Hızlıca bir araya gelip kümelenin, ortak satın alın, maliyetleri aşağı çekin, ortak petrol alın, hangi ürünü beraber üretebilirsiniz onu tartışıp, üretin” dedi.

OSTİM Organize Sanayi Bölgesi faaliyetlerinin görüşüldüğü genişletişmiş istişare toplantısına katılan Çankaya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ziya Burhanettin Güvenç, önümüzdeki birkaç sene içinde sektörleri teknoloji tufanının beklediğini hatırlatarak sanayicileri uyardı. Güvenç “Teknoloji tufanı Türkiye’nin dibine geldiği zaman hiçbir KOBİ’nin yaşama şansı yok” dedi.

OSB’lerin görevinin sadece belediyecilik hizmeti olmadığın hatırlatan Prof. Güvenç, bölge yönetiminin kümelenme projeleri ile doğru yolda olduğunu, ancak KOBİ’lerin bir araya gelme ve ortaklık kültürü konusunda hâlâ eksikleri bulunduğunu belirtti. Güvenç şunları söyledi:

“Sizin esas rakipleriniz TC sınırları dışında.”
“OSTİM’in ana hedefi üretim yapmak. Özellikle ithalatın önünü kesici, ihracatı arttıracak her türlü ürünü üretir hale gelmektir. Bu hedeflere doğru da daha hızlı yol alabilmek için sektörel bazda kümelenme sürecine girildi. Çünkü tek başınıza son ürünü üretmeniz imkansızdır. Oysa bizim özgün, katma değeri yüksek ürünlere ihtiyacımız var. Ben 5 yıldır söylüyorum. Hiç biriniz diğerinizin rakibi değil. Sizin esas rakipleriniz TC sınırları dışında. Siz birbirinize muhtaçsınız. Bir arada olduğunuz zaman ancak dışarıya karşı ayakta olma şansınız var”

“Teknoloji tufanı piyasadaki şirketleri bitirecek”
Teknoloji tufanının bağırarak geldiğini, cep telefonu, bilgisayar ve üç boyutlu ekranlı televizyonların ilk sinyaller olduğun vurgulayan Güvenç,“Bunlar dünyayı kaplamaya başladığı zaman borsada kayıtlı şirketlerin en az %99’u kapanacak Amerikan borsasındaki şirketlerin en az % 80’i kapanacak. Gaipten haber vermiyoruz. Sektörel bazda hızlıca bir araya gelin, ortak satın alın, maliyetleri aşağı çekin, ortak petrol alın, hangi ürünü beraber üretebilirsiniz onu tartışın. ‘Şu kümeden şu ürün çıktı’ diyelim cümle aleme” diye konuştu.

“Tufandan kümeleşme gemisi ile kurtulabiliriz”
“Gelen teknoloji tufanına karşı bizi koruyacak olan tek bir şansımız var. Nuh Peygamberin odaklandığı o problem gibi bizim de kurtarıcı gemimizi inşa etmemiz gerekiyor. Bu gemi de kümeleşme gemisidir. Tek başınıza iseniz sizi silip götürür. Yani şu anda bile tehdit altındasınız. Çin’den Hindistan’dan dolayı, çünkü bizim yaptığımız işlerin çoğu emek yoğun, katma değeri düşük. Düşük ücretle ancak rekabet edebilirsiniz. Bu da doğru değil. Yani 18 yaş altı çırakları çalıştırıp da onlardan medet umarak kurtulacağımızı asla düşünmeyin. O çocukların ne katkısı olacak. Bizim topyekun bu mücadeleyi vermemiz gerekiyor. Üniversiteler var, binlerce hoca var. Yani bunlar uyuduğu zaman, kabuğundan dışarı çıkmadığı zamsan asıl o zaman yanlış iş başlıyor. Bu sektörel bazda kümeleşme, aslında kümeleşmenin ilk alfabesi. Çünkü tanıdığınız insanlarla ancak bir araya gelebilirsiniz. Ayrı sektörler olursa bu maya tutmazdı. Ama asıl son ürün, katma değeri yüksek ürün farklı sektörlerin bir araya gelip ürün üretmesinden çıkıyor. Çünkü her büyük ürünün içinde elektronik var, motor var, mekanik var, plastik var. Öyle bir ürün içinde farklı sektörlerin bir araya gelerek oluşturacağı küme asıl büyük ürünleri ortaya çıkaracak. Biz daha hep sektörel bazda deyip duruyoruz. Yani biz işin başındayız. Burada kimsenin kaybedecek zamanı yok. Bugün karnınız doyuyor, eviniz arabanız var. Ama çocuklarınıza ne kalacak, bizim mezunlarımız iş bulabilecek mi. Torunlara ne kalacak. Hep bunun için çalışmak gerekiyor. Yoksa onlar bize sadece beddua edecekler.”

“Beş yıl içinde tüm üniversiteler OSTİM’e geldi.”
“Biz gelecekte var olmak istiyoruz. İthalatın önünü kesmek istiyoruz, ihracat artsın, cari açık düşsün istiyoruz. Bunun için çalışmamız gerekiyor. Ankara da 16 üniversite var. 5 yıl içinde tüm üniversiteler OSTİM’e gelip gitmeye başladı. Bu yönetimin dirayetli duruşu, baskısı sayesinde. Kolay olmuyor Türkiye’de işler. O taciz sonucu üniversiteler kapılarını açtı, buraya geldi. O üniversitelerin hangi kümelerle işbirliği yapmaya çalıştığını gördük.”

“Öğrencilerimizin son bir yılı OSTİM’de geçiyor.”
“Buranın yararına, bölgemizin ve ülkemizin geleceği için her türlü projeye açık bir Ostim var. Biz de bu bakımdan şanslıyız. Neden? Benim öğrencilerim mezun olmadan 1 yılını şirkette geçiriyor. Bu Türkiye’nin hiçbir üniversitesinde yok. Çocuklar 1 yıl boyunca bir şirketimizde staj yapmıyor, sorununu çözmek için uğraşıyor. Hocalarıyla beraber, o takımın içinde. Bunu biz karşılıksız yapmak zorundayız zaten. Bundan büyük bir kazancımız var Üniversite olarak Benim mezun ettiğim çocuk özgeçmişine şunu yazabiliyor. Şu firmanın şu sorunuyla ilgili ben 9 ay çalıştım ve şu sonucu elde ettik, problemini, sıkıntısını azalttık, ya da tam çözdük. Bunu yazmış olması çocuğu avantajlı duruma getiriyor. Çünkü herkes iş arıyır. İş sayısı sınırlı ülkemizde. Bunu her üniversitenin yapması lazım. Zaten yapmak zorundayız, yapalım yapmayalım gibi bir tercihten bahsetmiyorum.”

“Sağlam ve güncel veri tabanı olmalı.”
OSTİM’in üyelerine ve sektörlere yönelik sağlam bir veri tabanı oluşturmasını da öneren Güvenç, Ankara Ticaret Odası heyeti ile Avusturya’da Viyana Ticaret Odası’nı ziyaret ederek yaptıkları çalışmaları ve gözlemlerini aktardı. Güvenç, “Viyana da 120 bin tane işletme var. Bu 120 bin işletmenin Viyana Ticaret Odası veri tabanında kaydı var. Hem de hangi sektörleri etkilediğine varıncaya kadar alt sektörler dahil olmak üzere kaydı var. Firmayı öğrenmek istiyorsanız, Viyana Ticaret Odasına girdiğiniz zaman hangi sektörse o firmanın bütün eti-budu nedir, ne üretir, ne satın alır ne satar her şeye ulaşabiliyorsunuz. Bu çok önemli. ATO’ya 3 yıldır bunu söylüyorum. Çünkü onların veri tabanında da üye sayısı hatalı, üyelerin yeri değişmiş, kapanmış, hiçbir zaman veri tabanları güncellenmemiş. Ankara da kaç tane işletme var bilinmiyor. Böyle bir ver tabanı çalışması gerekliliği konusunda da onları uyardım” diye konuştu.

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş YORUM YAZIN

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *