» 
 

“Üretim Bizi Dünyaya Bağlar”

Hastalara verilecek antibiyotiklerin doğru seçimini yapan duyarlılık disklerini üreten Bioanalyse'in kurucusu Dr. Remzi Kuleoğlu, "Üretim bizi dünyaya bağlayan araçtır. Üretimsiz ruhumuz da olamaz zevkimiz de olamaz." dedi.

Hastalara verilecek antibiyotiklerin doğru seçimini yapan duyarlılık disklerini üreten Bioanalyse, dünyada sayılı firmalar arasında. Kamu görevinin ardından Firma, 1983 yılında Mikrobiyoloji ve Biyokimya Uzmanı Dr. Remzi Kuleoğlu tarafında kuruldu. ABD ve İngiliz firmalarıyla rekabet eden Bioanalyse, yıllık 2 milyon tüp üretiyor. 

80’e yakın ülkeye ürün gönderdiklerini ifade eden Dr. Kuleoğlu, deneyimlerini anlatırken dikkat çekici ifadeler kullandı: “Üretim bizi dünyaya bağlayan araçtır. Üretimsiz ruhumuz da olamaz zevkimiz de olamaz. Biz inanırsak her sanayici ürününü dünyaya satabilir. Başarılı olmanın sırrı; olumsuzluklardan zevk almaktır. Olumsuzluk, bizi daha çok çalışmaya davet ediyor.”

Dr. Remzi Kuleoğlu kimdir?
1983 yılına kadar devlette görev yaptım. 1981 yılında özel tıbbi tahlil laboratuvarımı açtım. 1983 yılında kendi isteğimle devlet görevinden ayrıldım. Özel teşebbüs alanında çalışmak, ülkeme üretim yapmak arzusundaydım. 33 yıl önce ülkemiz sanayisi günümüzle kıyaslanamayacak kadar gerideydi. İlk iş yerim Ankara Kızılay’daydı. 100 metrekarelik laboratuvarımda hasta tahlil raporlarını yaptım. İş yerimin bir kısmını böldüm, orada üretim yaptım. Kadrom 4-5 kişiydi. Biyolog ve kimyagerlerle çalıştım. Halen de onları tercih ediyorum. Şu anda 24 kişi ile çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Üretiminiz nedir?
Antibiyotik duyarlılık disklerini üretiyoruz. Kişilere rastgele antibiyotik verilmemesi lazım. Hastanın idrarından, balgamından, kanından kültür alınır. Laboratuvara gönderilir, burada analizlenir. O bakteriye hangi antibiyotik iyi gelir, bunun seçilerek verilmesi gerekiyor. Hastanın hayatı kurtulur. Bu tetkik olmazsa hasta ölebilir.

450 çeşit antibiyotik diski üretiyoruz. Rakip firmaların üretimlerinin çeşitleri 200 kadar. Dünyada bu alanda bizim kadar çeşitli üretim yapan firma yok. Çünkü biz sadece bu konuda özelleştik.

Disk, çok geniş bir konu. Bu ürünlerin bir de çubuk şekli var. O da mikroba hangi ilacın iyi geldiğinin tespitine yarar ve daha hassas ve yüzde 95’e yakın doğru sonuç verir. Yatan hastalar için kritiktir. Mik stripleri hastanede yoğun bakımda yatan hastaların tetkikinde kullanılır.

“YERLİ ÜRÜN OLMAZSA YABANCILAR FİYAT ARTIRIR”

Kamu, ‘yerli firmalara ağırlık veriyorum’ derse size nasıl yansır?
Firma olarak satış hacmimiz artar. Çalışan kadrom artar. Firmamız daha güçlü olur, bizim hedefimiz ABD ve Çin Pazarına girmektir. Bu pazarlara daha rahat ve güçlü bir şekilde girebiliriz. ve oralara daha hızlı satış yaparız.

Yıllık üretim miktarınız ne kadar?
Yabancı firmalar 300 milyon tüp üretiyor. Biz 2 milyon tüp üretiyoruz.

2 milyon tüp üretiminin yüzde kaçı ihraç ediliyor?
İhracatımız ağırlıklı olarak Avrupa ülkeleridir. Yüzde 80 ihracat yapılır, yüzde 20 iç pazardır. Bu iç pazar özellikle devletin hastaneleri, üniversiteleridir. Devlet kurumları yüzde 30-40 ithal ürün alıp kullanır. Tamamını benden almayı tercih etmez.. Eğer Bioanalyse olmasa, yabancılar verdikleri 4 lira fiyatı 8 liraya çıkartır.

Rakipleriniz genelde hangi ülkelerden?
Dünyada 13-14 firma var; Bioanalyse bunların içinde üçüncü sırada. Rakibimiz ABD ve İngiltere firmalarıdır.

Kamu, neden sizden daha fazla almıyor?
Kendimiz kendi ülkemizin üretimine güvenemiyoruz. Sanayileşme konusunda Türkiye yenidir. Sanayimiz kökleştikçe kullanıcılar da, “Artık Türk ürününe güvenebiliriz, yıllardır üretiyor.” diyecekler. Mesela 30 yıl önceki güvensizlik bizim firmamızda yok; hastaneler rahatlıkla kullanıyor. Bu ürünü yerli olarak yaptığım için teşekkür ediyorlar. İthali 3 ayda temin edilirken, bize sipariş gelir gelmez ürün ellerinde oluyor.

Devletten beklentileriniz?
Bizim KDV iadelerimiz var. Devlette birikiyor. Hammaddelerimizi alırken yüzde 18 KDV’den alıyoruz satarken yüzde 8 KDV ile satıyoruz. Neden KDV iadem yüzde 18’den yüzde 8‘e iniyor? Devletten istirham ediyorum; biz küçük firmalarız. Örneğin; şu anda devletten yıllardır devreden KDV alacağım 139.492,00 TL’dir. Bir sanayici için bu kadar nakit para son derece önemlidir. Bankadan bu miktarda kredi çekmek istesen, dünyanın faizini ödetir. Devlet bize destek olacağı yerde bunu iade etmiyor.

Diğer bir konu; Dünya’da ihracat yaptığımız ülkelerin bayileri bizden Serbest Satış Sertifikası istiyor, olanlar ise her yıl yenilenmesini istiyor. Bu mecburi, bu belgenin her sene yenilenmesi gerekiyor. Bize o belge 1 sene geçerli olmak üzere verilir. Hâlbuki benim ISO belgem 3 sene geçerlidir. O belgenin de 3 sene süreyle kullanılması lazım. Bu belgeyi Sağlık Bakanlığı verir. Her sene yenilenmesi ve bayilerimize yenilenen Sertifikaların gönderilmesi zahmetli bir iştir. İhracatımızı zorlaştırır. Yurt dışında ki bayilerimiz süresi dolduğunda belgeyi yeniletene kadar sertifikasız kalmaktadırlar.

OSTİM Medikal Sanayi Kümelenmesi hakkındaki görüşleriniz?
Kümelenmenin yararı şöyle oluyor: Her sanayicinin üreticinin mutlaka sorunu vardır. Bu sorunlar da birbirine benzer. Kümelenme sayesinde benzer sorunlarımızı paylaşabiliyoruz. Üst makamlara duyurabiliyoruz, yeni hedeflere gidebiliyoruz.

Firmanızı kurarken banka kredisi kullanmamışsınız…
Medikal alanda üretim yapıp, ticaretimizi sürdürebilmemiz için yaptığımız yatırımlar bize 3-4 sene sonra geriye döner. Bu yıl yaptığınız yatırımdan seneye bir getiri bekleyemezsiniz. İkinci senede küçük küçük başlar getiriler, dolayısıyla 3-4 seneyi bulur. Bankadan kredi alınarak bir yatırım yapılır ise firmalar bunun altından kalkamaz! Bunu gören, inanan bir kişiyim. O yüzden sabır göstererek devletin verdiği destekleri sonuna kadar kullandım. Halen kullanıyorum ve kullanmaya da devam edeceğim.

OSTİM’Lİ USTAYLA BAŞARDI

Ürün geliştirmede karşılaştığınız zorluklar neler oldu?
Ürünümüzü dağıtmak için kullanılan dispenserleri yapmak için çok çile çektik. İlk denememizi yaptık. Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı’ndan (TTGV) 120 bin dolar harcayarak bir dispenser ürettim, çalışmadı. Yılmadık bu defa sanayicimize bir dispenser ürettirelim diye işe başladık. 2 sene uğraştık, onda da olmadı.

Olmama sebebi neydi?
Şöyle; yabancı firmalar yapmış 25 adet parçayla. Bizim yerli sanayi üretti 126 parçayla. Tabii ki o parçaların çalışıp da fonksiyon yapması mümkün olmadı. Ama yılmadık. Bir sonraki projemizi de Çin’de başlattık. Kalıplarımız Çin’de yapıldı. Fakat Çin’dekiler de başarı sağlayamadı. En sonunda OSTİM’deki ustam ‘Ben bu dispenserleri yapacağım’ dedi ve başardı. Buna da 2 buçuk sene emek verdik. Biz insanımıza güvenmeliyiz.

Hala aynı sistem mi devam ediyor?
Bundan sonra değişmez bu. OSTİM ustasının yaptığı iş devam ediyor ve edecek. Mükemmel oldu. Başarılı olmanın sırrı; olumsuzluklardan zevk almaktır. Olumsuzluk, bizi daha çok çalışmaya davet ediyor. Onu aşmazsak 33 senelik emeğimiz boşa gidecek demektir. Onlar bizi motive edici işaretlerdir. Olumsuzluklar bizi yıldırmaz. 7 buçuk senem gitti. Ama yılmadık ve başardık.

“KENDİMİZE GÜVENMELİYİZ”

Üretim kavramının önemini değerlendirebilir misiniz?
İnsanoğlu dünyaya geldiği andan itibaren üretmek zorunda. Üretmeden insanlar yaşayamaz. Dolayısıyla dünyaya geldiğinden beri her şeyi üretmeye başlamıştır. Yiyeceklerini, teknolojisini üretmeye başlamıştır. O bakımdan ben üretime aşık bir insanım. Üretim bizi dünyaya bağlayan araçtır. Üretimsiz ruhumuz da olamaz.

Üretim milli olmak zorunda. Ben bunu gençlerimize örnek olsun diye yapıyorum. Bugün dünyanın kabul ettiği bir kalitede bir firma olduk. Biz inanırsak her sanayici ürününü dünyaya satabilir. O becerimiz var. Türk Milleti olarak buna inanmalıyız. Benimsemeliyiz, kendimize güvenmeliyiz. Kimseden de fayda bulamayız. Sabırlı olalım istikbalimiz çok güzel olacak.

Girişimci olmak isteyen gençlere neler söylersiniz?

  1. 1. Bu hedefi, ülkemizde istihdam, üretim konusunu seçtikleri için tebrik ederim.
  2. 2. Şimdiye kadar bu alanda edindiğim bilgileri aktarmak isterim. Üretemezsek bu güzelim topraklara sahip olamayız.
  3. 3. İhracatı ön planı almalılar.
  4. 4. Çok çalışmalılar ve olumsuzluklardan güç kazanmalılar.
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş YORUM YAZIN

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *