» 
 

“Ürün, Sanayicinin Çocuğu Gibidir; Üretimden Vazgeçmek Çok Zor”

OSTİM Savunma ve Havacılık Kümelenmesi (OSSA) üyesi Teknik Grup, 2004 yılında talaşlı imalat ve plastik sektöründe hizmet vermek amacıyla üç ortak tarafından kuruldu.

OSTİM Savunma ve Havacılık Kümelenmesi (OSSA) üyesi Teknik Grup, 2004 yılında talaşlı imalat ve plastik sektöründe hizmet vermek amacıyla üç ortak tarafından kuruldu. Ortakların hepsi teknik eğitim fakültesi mezunu olan firma, geride bıraktığı 13 yıla girişimcilik ruhunun verdiği özgüvenle başarılı izler bıraktı. İlk etapta proje yönetimi ve tasarımla yola çıktıklarını belirten Genel Müdür Hakan Abdullah Körpeş, sektörü, KOBİ olmanın zorluklarını ve sanayide nitelikli çalışana olan ihtiyacı ve hedeflerini anlattı. Tecrübeli isim, “Genel olarak üretmek çok güzel. Üretici olduğunuzda ürettiğiniz her şey çocuğunuz burada. Vazgeçmek çok zor.” dedi.

Sizi ve firmanızı tanıyabilir miyiz?
Teknik lise mezunuyum. Liseden gelen bir birikim, üniversitenin vermiş olduğu bir ufuk çizgisi var. İnsanın okumak ufkunu açıyor. 2003 yılı Gazi Üniversitesi Makine Eğitimi Bölümü mezunuyum. Teknik öğretmenim. Bunlar OSTİM piyasasıyla birleşince inanılmaz işler ortaya çıkıyor. Bir mühendis olmasak da piyasada kendimi daha ileride ve önde hissediyorum.

Burada üç ortaklı bir firmayız. Üç ortak aynı şekilde teknik öğretmeniz. 2004 yılında firmamızı kurduk. Yaklaşık 13 yıldır sektöre hizmet veriyoruz. Tamamen talaşlı üretim üzerine kurulmuş bir firmayız. Firmamızdan benim ve ortaklarımın yaklaşık bir yıl civarında piyasa tecrübemiz oldu. Ardından bir ofisle adımımızı attık; 2006’da ise atölye ve üretim tezgahlarımızı alarak tamamen talaşlı üretime başladık.

Üretim aşamasına geçiş nasıl oldu?
Biz tasarım yaparken OSTİM’deki insanların taleplerini gördük. Atölyelere gittiğimizde, “Biz bunu yetiştiremiyoruz ya da yapamıyoruz siz çizip yapar mısınız? Siz üretebilir misiniz?” talepleriyle karşılaştık. Amacımız bir makina almaktı ama maddi imkanlarımız yetmedi. O dönemlerde bir girişimde bulunamadık. Bir süre böyle devam etti. Devamında bir tezgahla aldık. Şu an 17 tane makinamız, 50 çalışanımız var.
Bir traktör firmasına ekipman, montaj ekipmanı, fikstür, mastar başlıklarında yaklaşık 10 yıl kadar hizmet verdik. Hala da ufak tefek devam ediyor. ABD’ye savunma parçaları ürettik. Yaptığımız parçalar yurt dışına gidiyordu. Sivil havacılık sektörüne de 5 yıldır, dünyanın dev markalarına kabin içi ürünler tedarik ediyoruz.

“8 değil 16 saat çalışıyoruz”
Büyük firmalarla çalışmanın zorlukları ve size kazandırdıklarını anlatır mısınız?
Havacılık, Türkiye’de özellikle son 5 yıldır ön plana çıktı. En zor proseslere sahip üretimlerden biri. Kesinlikle hata kabul etmeyen, izlenebilirliği yüksek bir alan. Türkiye’de sanayicilerin kendi mücadeleleri ile olan bir yükseliş bu işin en büyük zorluklarını getiriyor. Örneğin, bir belgelendirme sahibi olmak istiyorsunuz bunun bir maliyeti var.

Burada 5 mühendisimiz sadece AS9100 belgelendirme sistemine yönelik çalışıyor. Bunları ilerletebilmek maliyet açısından hem zor hem de yaptığımız iş pazarlık anlamında iç piyasada çok düşük durumda. Kaliteli mal üretmelisin aynı zamanda da ürün fiyatı ucuz olmak zorunda. Avrupa ülkelerinde olan kalite sistemi ile kazanç nasıl orantılı ise bizde tam tersi. Karlar oldukça düşük. Özetle bizi çok zorlayan bir piyasa. Ancak direniyoruz; 8 saat değil 16 saat çalışıyoruz.

“Kalkınmanın arkasında sanayiciler var”
KOBİ firması olarak yaşadığınız en önemli sıkıntılar nelerdir?

En önemlisi nitelikli eleman. Bir an önce meslek lisesi politikalarının düzenlenmesi, oralara mühendis tarzı yetişebilecek, mühendis olabilecek insanları yetiştirebilecek eğitim sistemini biran önce kurmak gerekiyor. İnsanların ortaokuldan itibaren bu eğitimlerine başlayıp üniversite ve akabinde piyasadaki gelişimleri ile bunu kesinlikle tamamlamaları gerekiyor. Çünkü sektörün içinden gelen biriyim ve bizim canımız gerçekten yandı.
Meslek liselerine önem verilmesini, mesleki eğitime hızlı bir şekilde geçiş yapılmasını temenni ediyoruz. KOBİ olarak düzenli çalışan, katma değer, istihdam sağlayan, vergi veren kuruluşlarız. Karşılığında katma değer öderken zorlanıyoruz. Çünkü Türkiye’deki koşullar maalesef eşit değil. Sanayici olarak tek isteğim şudur: Herkesin aynı katma değerleri ödemesi. Ben fiyat verirken rekabet ve sarsıntılar buradan çıkıyor. Otomatikman %30 geriye düşüyoruz. Türkiye’nin kalkınmasının arkasında sanayiciler var. En ezgin, en yorgun insanlar sanayiciler. Sanayicilerin KDV oranları %18’den %8’e belki düşürebilir. Bugün turizm bile %8.

“İhracat yapmadan milli gelirimizi yükseltemeyiz”
OSSA ile ne zaman nasıl tanıştınız?
Biz OSSA ile 2015 yılında, bizler gibi çalışan, URGE projelerinin anlatan firmalar vasıtası ile tanıştık. OSSA’nın URGE 4 projesine dahil olduk. En güzel yanı sektörün bir araya gelmesi. OSSA sayesinde bürokrasiye rahat erişebiliyor, sıkıntılarımızı aktarabiliyoruz. Firmaların OSSA’da hizmet verdiğine inanıyorum. Çünkü başarılı güzel projeler var.

Bundan sonraki hedefleriniz?
Teknik Grup olarak tek hedefimiz organize sanayi bölgesine yerleşmek. Sincan tarafına şu an öyle bir girişimimiz var. Kısmetse olacak 4.000 m2’lik bir alana geçeceğiz. Havacılık ve savunma ve enerji sektöründe hizmet veren bir firmayız. Ürünlerimizin tamamı ana yükleniciler kanalıyla yurt dışına gidiyor. Dolayısıyla ihracatın bir paydası olduğunu düşünüyoruz. İlerleyen zamanlarda ihracatı yapabilecek duruma gelmeyi düşünüyoruz. İhracat yapmadan milli gelirimizi asla yükseltemeyiz.

Başarılı olmak isteyenler neler yapmalıdır?
Kesinlikle mücadeleyi bırakmalılar. Firmamızı sıfırdan kurduk. Kredi ile kredi peşinatı ödeyen bir firmaydık. Ama elhamdülillah bu günlere geldik. Zorluklar her zaman insanın karşısında. “Değişim düşünce ile başlar” bizim sloganımız. Genel olarak üretmek çok güzel. Üretici olduğunuzda ürettiğiniz her şey çocuğunuz burada. Vaz geçmek çok zor. İmkansız. O yüzden Türkiye olarak ülkemiz olarak devletimiz olarak inşallah daha da güzel yerlere geliriz. Avrupa’nın önüne geçeriz ki, zaten korkuyorlar da zaten geçeceğimizden. Ondan dolayı bütün bu sıkıntıları yaşıyoruz. Çünkü üretemeyeceğimiz, yapamayacağımız, başaramayacağımız hiçbir şey yok.

“GİRİŞİM İÇTEN GELİR”
Girişim insanın içinden gelen bir şey. İnsanların önüne hazır imkanlar gelebilir. Fakat, sanayi ve ticaretle uğraşanların çoğunluğunda istek vardır. Ortaokul yıllarımdan itibaren yaz tatillerinde dahi çalışan bir çocuktum. Bu yetkinlik, büyüyüp üniversiteyi bitirdiğiniz zaman ister istemez girişimciliğe evriliyor, liderlik ve yöneticilik getiriyor. Bunların çok önemli olduğuna inanıyorum.

HABERE AİT FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş YORUM YAZIN

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *