» 
» 
Vasiyetin Sorumluluğu Hepimizin

Vasiyetin Sorumluluğu Hepimizin

Korhan GÜMÜŞTEKİN

10 bin dolar milli gelire takılıp durduğumuzu konuşuyoruz. Ancak bundan çıkmak için ne yapıyoruz?
Ekonomi Muhabirleri Derneği üyeleriyle iftar programında bir araya gelen Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci söyledi: “Türkiye teknolojiyi, bilgiyi üretmiyor. Türkiye tasarımı yapmıyor.”

150 milyar ihracat, 450 milyar dolarlık dış ticaret hacmi etrafında dolanan bir ülke olarak daha çok üretmeliyiz ama bu üretimi gerçekleştirirken; ‘bizim’ akıl terimizle yoğrulan anlayışla yola devam etmeliyiz. Buna mecburuz, başka çare yok.

2023 hedeflerini tartışırken ileri teknolojili üretim, kilogram başına ihracat değerlerini masaya yatırıyoruz.

Güzel gelişmeler oluyor. Başlı başına bir girişimcilik serüveni ile dolu KOBİ’lerimiz, sektörlerindeki yabancı rakiplerinden bile daha kaliteli, kullanışlı ve ekonomik ürünlerle sahada aslanlar gibi mücadele ediyor. Ancak bazen hızlı bazen yavaş gidiyorlar.

Maliye Bakanı Naci Ağbal da bu başarıyı dile getiriyor…

Savunma, havacılık ve raylı sistem sektörlerindeki firma ziyaretlerine OSTİM’den başlayan Ağbal, duyduğu memnuniyeti anlatırken politikalara işaret ediyor. Ağbal diyor ki; “Mutlaka ve mutlaka maliye politikasının da vergi politikasının da Maliye Bakanlığının da her zaman için yatırımı üretimi ihracatı özellikle katma değere dayanan üretim ve ihracatı desteklemesi lazım.”

Hali hazırda örnek bir uygulama olarak hepimizi sevindiren Sanayi İşbirliği Programı (SİP), ne yazık ki yorum farkı nedeniyle rafta bekliyor. Kimi yüzde 2 diyor kimi yüzde 5 diyor…

Artık yadsınamaz bir gerçeği tekrar tekrar vurgulayalım: Bu ülke sanayicisi, KOBİ’si var olan rekabetçi gücünü perçinlemek istiyor. SİP’e artık hız verelim.

100 yıl öncesinden verilen mesaj
OSTİM’in geleneksel iftar programları bu sene ‘100. Yılında Kutü’l-Amare Zaferi’ temasıyla gerçekleşti. Daha önce Nuri Demirağ, Vecihi Hürkuş, Gazze, Somali gibi konuları gündeme getiren OSTİM iftarları, gündemin gerisine düşürülen olayları işleyip gözümüzün önüne getirirken, tarihin tozlu raflarından verdiği mesajlarla da ayrı bir anlam taşıyor.

1. Dünya Savaşı sırasında Irak Cephesi’nde geçen muharebe olan Osmanlı ordusunun Kut'ül Amare Kuşatması, 29 Nisan 1916'da İngiliz-Hint garnizonunun teslim olmasıyla sonuçlanır.

Osmanlı’nın son zaferi olan Kut'ül Amare ne yazık ki ‘unutulan’ bir askeri başarıdır. Savaş, birbiriden destansı, fedakarlıklarla dolu, vatan sevgisini gösteren kahramanlıklarla doludur.

O kahramanlardan biri de  genç yaşında cepheden cepheye koşan, Çanakkale siperlerine de adını yazdırmış Mülazım Evvel Mehmet Muzaffer’dir.

Kut’ül Amare’de İngilizlere karşı cesurca çarpışır. Savaş sırasında boğazından vurulur. Boğazından akan kanla zarfa kanıyla ‘Kıble ne tarafta?’, ‘Bölük intikamımı alsın’ ve ‘Kelime-i Şehadet’ yazdıktan sonra şehitlik mertebesine erişir.


Şehidin ‘bölük intikamımı alsın’ vasiyeti aslında günümüze anlam yüklü mesajdır.

Bu memleketin kanla yazılan şerefli tarihinin sorumluluğu, bugün çok çetin sahalarda sürüyor.

Yıllardır bölünmez bütünlüğe karşı nice Muzafferler şehadet şerbetini içiyor. Diğer yandan da ekonomi başta olmak üzere önümüze konulmak istenen engellerle karşı karşıya kalıyoruz.

Farkına varmalı ve 100 yıl önce emanet edilen vasiyeti iyi algılamalıyız…

Çanakkale, Kut’ül Amare ve İstiklal Mücadelesi’nin sadece cepheden ibaret olmadığını iyi bilmeliyiz.

Bu ülkeyi kalkındırmak istiyorsak, bize emanet edilen vatan bayrağını; bilgiyi ve teknolojiyi üreterek, yeni ürünleri tasarlayarak yükseltelim…

Bu vasiyet hepimizin…

"Tarih şuuru, sâdece geçmişin geçmişliğini bilmek değil;
onun hâlde de var olduğunu anlamak demektir."
T. S. Eliot

OSTİM GAZETESİNİ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

twitter.com/KorhanGumustkn

28 Haziran 2016 Salı 16:34
Tüm Yazıları

YORUMLAR (0)

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZIN

* Tüm alanlar zorunludur.
: *
: *
: *
Doğrulama : *