Acil Alım Yerine Planlı Tedarik
Anadolu Raylı Ulaşım Sistemleri Kümelenmesi (ARUS) tarafından T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Küme Destek Programı kapsamında düzenlenen Türkiye Raylı Sistemler İş Forumu, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının katılımları ile TÜBİTAK RUTE'nin ev sahipliğinde TÜBİTAK Gebze Yerleşkesinde gerçekleştirildi.
Türkiye Raylı Sistemler İş Forumu, kamu ve özel sektörün üst düzey temsilcilerini bir araya getirdi. İki gün süren etkinlikte, Türkiye'nin demir yolu sektöründe yalnızca teknolojiyi kullanan değil; tasarlayan, üreten ve ihraç eden küresel bir ülke olması vizyonu vurgulandı.
Foruma; T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Dr. Çetin Ali Dönmez, T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın, TCDD Genel Müdür Yardımcısı ARUS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Öner Özgür, T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürü Dr. Yalçın Eyigün, OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın, Kardemir A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Ali Oflaz, TÜRASAŞ Genel Müdürü Selim Koçbay, raylı sistem işletmecileri ve ARUS üyeleri katıldı.
“Kritik bileşenlerde yerlilik lazım”
Forumun açılışında konuşan T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Dr. Çetin Ali Dönmez, raylı sistemler sektörünün gelişimi, yerlileşme politikaları ve kamu-özel sektör iş birliği konularında değerlendirmelerde bulundu.
Raylı sistemlerde küresel ölçekte rekabet edebilecek bir sektörün oluşmaya başladığına dikkat çeken Dönmez, “Yerlilik sadece oranla olmuyor. Kritik bileşenlerde yerlilik lazım. Rekabet gücümüzü yükseltmemiz, Ar-Ge'ye yatırım yapmamız, belgelendirme ve sertifikasyon alanında da şu anki durumdan daha üst seviyeye çıkmamız lazım.” dedi.
Demiryolu taşımacılığının artırılması gerektiğini dile getiren Bakan Yardımcısı Dönmez, OSB’lerin demiryolu bağlantıların yapılması gerektiğini kaydetti. Dönmez ARUS üyelerine şu mesajı verdi: “Demir yolu altyapı yatırımlarını yapmamız lazım. Demir yolunda altyapıyı yaptığınız zaman üstünde çalışacak lokomotifi, vagonu, taşıma ünitelerini de sizin yapmanız lazım. İhaleye çıkıp hızlıca almak yerine bunu önceden planlamak lazım.”
“Hedef yerli ve milli sanayiyi rekabetçi bir yapıya kavuşturmak”
T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz, Türkiye'nin demir yolu yatırımları, lojistik kapasitesi, yüksek hızlı tren projeleri ve yerlileşme hedefleri üzerine bilgiler verdi.
Son 23 yılda ulaştırma sektörüne 300 milyar doların üzerinde yatırım yapıldığını ve bunun yaklaşık 70 milyar dolarının demir yollarına ayrıldığını belirten Boyraz, “Son yıllarda yürüttüğümüz demir yolu seferberliğinin temel hedeflerden biri de yerli ve milli demir yolu sanayisini güçlü, sürdürülebilir ve rekabetçi bir yapıya kavuşmaktır. Bu doğrultuda da elektrifikasyonda yüzde 95, sinyalizasyonda yüzde 35, üst yapıda yüzde 95 ve altyapıda yüzde 100 yerlilik oranına ulaşılmıştır.” dedi.
TÜBİTAK kritik teknolojileri geliştiriyor
TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın, Ulaştırma Bakanlığı, TCDD, TÜRASAŞ ve UDHAM gibi bağlı kurumlarla birlikte raylı ulaşım teknolojileri alanında yürüttükleri çalışma ve ortaklıklar hakkında bilgi verdi. Aydın, TÜBİTAK bünyesinde bulunan enstitüler ve araştırma merkezleri aracılığıyla, ülkenin ihtiyaç duyduğu kritik teknolojileri doğrudan ihtiyaç sahibi makamlarla beraber analiz ederek geliştirdiklerini vurguladı. TÜBİTAK Başkanı, ARUS’un TÜBİTAK RUTE’nin ev sahipliğinde gerçekleştirdiği forumun sektöre sağlayacağı katkılara dikkat çekti.
“Acil alımları kabul etmiyoruz”
OSTİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın, ARUS’un önemli mücadelelerle kurulduğunu ve bu sayede Türkiye’nin tramvay, hafif metro, metro aracı ve hızlı trenleri yerli imkanlarla yapabildiğini dile getirdi. Aydın, raylı sistemler sektöründe yerli firmalarımızın dünyanın pek çok ülkesine raylı sistem aracı ihraç ettiğini kaydetti.
Küresel ticarette her ülkenin kuralları kendi menfaatlerine göre değiştirebildiğini belirten Aydın, Türkiye’nin de bu gerçeğe dayanarak yerli sanayisini koruması gerektiğini vurguladı.
Kümelenmelerin yerli ve milli üreticilerden oluştuğuna işaret eden Aydın, 12. Kalkınma planında raylı sistem araçlarının yerlileştirilmesi ile ilgili maddeleri hatırlattı. Başkan Aydın şu görüşleri aktardı; “Önümüze bir anda acil alım diye bir tuzak kavram çıkıyor. ‘Siz bunu yapabilirsiniz ama bizim şu anda sizi bekleyecek zamanımız yok. Bizim bunu acil almamız lazım’ deniyor. Bu acil alımı biz kabul etmiyoruz. Bu acil alım ne demek? ‘Biz plan yapamadık, program yapamadık, geleceği tasarlayamadık, sıkıştık, almak zorunda kaldık’ demek. Bu acil alımları biz kabul etmiyoruz. Yoksa bizim bütün emeklerimiz boşa gidiyor. Bu aynı zamanda bir ticaret değil, ülkemizin istiklali ve istikbalidir. ‘Paramız var gidelim alalım.’ Hayır alamazsın, bu ülkede yapılan hiçbir şeyi dışarıdan alamazsın.”
TCDD Genel Müdür Yardımcısı ve ARUS Yönetim Kurulu Başkanvekili Öner Özgür, TCDD’nin stratejik hedefleri hakkında bilgiler verdi. Özgür, mevcutta yüzde 5 civarında olan demiryolu yük taşımacılığını 2053 vizyonu doğrultusunda yüzde 22’ye yükseltmeyi hedeflediklerini paylaştı.
Kardemir Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Ali Oflaz, konuşmasında Kardemir'in demir yolu sektöründeki tarihi misyonuna, üretim kapasitesine ve geleceğe yönelik ihracat hedeflerine değindi. 2007 yılında ray haddehanesinin devreye alındığını bugüne kadar 1.7 milyon ton ray üretildiğini bunun 333 bin tonunun ihraç edildiğini belirten Oflaz, 2018 yılında demiryolu tekerlek üretim tesisinin devreye alındığını 2023 yılında ise bağlı ortaklıkları Kardökmak bünyesinde bir teker-aks montaj tesisi kurarak ihracat potansiyelini artıracak şekilde komple tren teker seti satışına başladıklarını aktardı.
2035 yılına kadar 40 milyar Euroluk Pazar
T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürü Dr. Yalçın Eyigün katıldığı panelde sektörün yerlileşme serüveni, gelecek projeksiyonları, standardizasyon ve ihale süreçlerine dair değerlendirmelerde bulundu. Samsun tramvay projesinde ASELSAN imzalı yüzde 100 yerli tramvay cer motorunun ilk kez kullanılacağını bildiren Eyigün, 2035 yılına kadar Türkiye'nin 81 adet yüksek hızlı tren (YHT) seti, 77 elektrikli tren seti, 992 lokomotif, 28 bin yük vagonu, 2500 metro aracı ve 360 tramvay aracına ihtiyacı olacağını açıkladı. Yalçın Eyigün, bakım, onarım ve revizyon maliyetleri de eklendiğinde bu ihtiyacın yaklaşık 40 milyar Euro değerinde bir iş hacmi oluşturduğunu vurguladı.
Forum kapsamında TCDD ve TUBİTAK RUTE arasında Yerli Sinyal İşbirliği Protokolü ve Otomatik Tren Muayene İstasyonu İşbirliği Protokolleri imzalandı.
TÜBİTAK RUTE, Aselsan ve Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü arasında da Metro Sinyalizasyon İşbirliği Protokolü imzalandı.
Raylı Sistemlerde Ar-Ge ve Yerli Teknoloji İş Birliği imza töreni kapsamında TÜBİTAK ve TÜRASAŞ arasında; Milli Co-Co Lokomotifi Yazılım Geliştirme Projesi İşbirliği ve URAYSİM Destekleme İşbirliği Protokolleri imzalandı.
Forumdan notlar
Kamudan beklentiler;
- Acil Alım Yerine Planlı Alım Yapmak: İhtiyaçların bir anda ortaya çıkıp yurt dışından hazır alınması yerine; yatırımların 3, 5 veya 10 yıllık planlar dahilinde sanayiciye önceden bildirilmesi ve öngörülebilir bir proje takvimi sunulması.
- Hesaplanmış Risk Almak: Kamudaki alıcı kurumların yabancı şirketler yerine yerli Ar-Ge'ye güvenerek yerli ürünlere fırsat tanıması.
- Diplomatik Engelleri Çözmek: Yerli NOBO atamasının yapılabilmesi için Avrupa Birliği nezdinde tıkanan bürokratik sürecin, en üst düzeyde siyasi irade ve güçlü bir diplomasi kullanılarak aşılması.
- Test ve Demo İmkanı: Sanayicinin veya araştırma merkezlerinin geliştirdiği Ar-Ge ürünlerinin doğrudan test laboratuvarları ve sahada test edilerek denenmesi ve başarılı olanların milli ürün statüsüyle ihalelere dahil edilmesi.
Sanayicilerden beklentiler;
- Ekosistemin birleştiricisi olmak: Özel sektörün; kamuyu sürekli uyarması, ihtiyaçları bildirmesi ve tüm ekosistemi bir arada tutan birleştirici bir güç olması.
- Küresel Kalitede Üretim ve İhracat: Sadece yerli piyasaya ve korumacı politikalara güvenmek yerine; uluslararası standartlarda sertifikasyonunu tamamlamış, küresel rekabete hazır ürünler geliştirmeye devam etmesi.
- Birliktelik ve Sinerji: Firmaların tek başına hareket etmeyi bırakarak; üniversiteler, araştırma merkezleri ve kamu ile aynı masada oturup milli takım ruhuyla çalışması ve açık araştırma altyapılarını aktif olarak kullanması.
Sonuç
Türkiye raylı sistemler sektöründe son yıllarda ortaya konulan politika, yatırım ve iş birlikleri; ülkenin sadece altyapı kuran bir pazar olmaktan çıkarak, yüksek katma değerli teknoloji üreten ve ihraç eden bir oyuncuya dönüşme iradesini açık biçimde ortaya koymaktadır. Türkiye Raylı Sistemler İş Forumu kapsamında yapılan değerlendirmeler, bu dönüşümün hem stratejik hem de operasyonel boyutlarını bütüncül bir çerçevede ortaya koyuyor.
Stratejik düzeyde bakıldığında, küresel raylı sistemler pazarının 2030 yılına doğru 45–50 milyar dolar büyüklüğe ulaşacağı öngörüsü, Türkiye açısından önemli bir fırsat penceresi oluşturuyor. 2053 Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı; demiryolu ağ uzunluğunun yaklaşık iki katına çıkarılması, sinyalli ve elektrikli hat oranının yüzde 90 seviyelerine yükseltilmesi gibi hedeflerle destekleniyor.
